kişisel gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kişisel gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kendinle Dost Olmak - 1

YAZAR : Cumartesi, Kasım 25, 2023

 


Kendinle dost olmak, kendinle iyi geçinmek ne demek? Kendini sevmekten farklı mı? 
Yeni bir yazı dizisine başlıyorum . Her yerden duyduğumuz bu kendini sev , sen önemlisin , seni üzenleri hayatından çıkar benzeri cümlelerle kendinle dost olmak farklı mı?
Kendini sev dendiğinde biraz bencilce algılanabiliyor. Sanki sadece kendini sev başkaları önemli değil sen önemlisin gibi bir havası var( kızım öyle bir vibe alıyorum diyor:))) 
Kendini biraz sevmek çok iyidir aslında hiç sevmeyen insanlardan daha faydalıdır kendini seven insan. Ama aşırıya kaçıp narsizim boyutundaki sevgi zararlıdır. 
Kendinle dost olmak için neler yapmak gerekir dersen ilk olarak şöyle düşünmeni öneriririm. Çok değer verdiğin bir dostuna davranır gibi davran kendine. Mesela o kırılacak diye korktuğun , söylemediğin şeyleri kendine de yapma. Üzüldüğünde destekleme cümlelerini kendine de söyle. Kendin hakkında asla kötü konuşma, bilinçaltın şaka da olsa her şeyi ciddiye aldığı için inanabilir. 
Kendini duvardan duvara vurup dövme mesela, kendine bu kadar kötü davranma iznini nereden alıyorsun acaba?:))))
Kendinle dost olma giriş 101 dersi, önce kendine kötü davranmayı, eleştirmeyi ve kızmayı bırak.

Kendini Gerçekten Seviyor musun?

YAZAR : Çarşamba, Ekim 27, 2021

 Herkese merhaba

Bloguma yazmayı özlemişim. Biraz arkadaşları gezdim , okudum. İnstagram da yazdıklarımı burada da yayınlasam , arada sırada yazsam çok iyi olacak sanki:)



Geçen gün instagram hikayemde “Kendinizi seviyor musunuz?” diye bir soru sormuştum .Sadece 3 kişi “hayır” seçeceğini işaretlemiş. Büyük bir çoğunluk “evet” demiş. Sonra bir soru daha sordum “Kendini sevmek ne demek?” Çok güzel cevaplar gelmiş. Cevapları da bir postta paylaşacağım . Ama ondan önce kendi yaşadığım bir olayı paylaşmak istedim. Çünkü çoğumuz kendimizi sevdiğimizi söyleriz ama bazen en küçük bir hatamızda kendimizi yerden yere vururuz. Kendimize şefkatli davranmayız. Oysa kendini sevmek kendine şefkat göstermeyi gerektirir.
Dün çok sevdiğim bir takımın bardağını kırdım. O an kendime çok kızdım ve tam kendime “aptal , sakar vb….” gibi güzel😂 şeyler söyleyecekken durdum ve düşündüm . Bu bardağı eve gelen bir misafir kırsaydı ona da kızar mıydım? Hayır kızmazdım tabi ki. Belki takım bozuldu diye üzülürdüm ama ona “olur böyle şeyler alt tarafı bir bardak” gibi şeyler söyleyerek teselli etmeye çalışırdım. O Zaman neden kendime bunu yapmıyorum ki? dedim. Kendime neden bu kadar acımasız davranıyorum .
Aslında çoğumuz kendimize karşı hoyrat ve acımasızız. Öyle değil mi? Kendimizi şefkatle teselli edebilmek kendini sevmenin yollarından biri. Misafirimizi teselli ediyoruz ama kendimizi etmiyoruz , o zaman misafire kendimizden daha mı çok değer veriyoruz?
Yani demem o ki hata yaptığınızda kendinize şefkat gösterin ve “altı üstü bir bardak bunun İçin kendimi hırpalamayacağım” deyin. Hatta “aferin ne güzel yaptın , oh iyi oldu vb….😂😂 “ cümleler de söyleyebilirsiniz 😂
Hiç bir eşya bizden daha değerli olamaz .
Kendini sevdiğini söyleyenler siz ne yapıyorsunuz bir hata yaptığınızda?

Beynimiz Ve Kelimeler

YAZAR : Salı, Nisan 09, 2019
olumlu düşünce karikatür ile ilgili görsel sonucu
Kullandığınız her sözcükle bir anlaşma imzalarsınız.
Hem kendinizle hem karşınızdaki ile hem de tüm evrenle!

*Bir insan gelecekte ne yaşayacağını merak ediyorsa*
*Bugün ne konuştuğuna baksın.*

Muhtemeldir ki bugün en çok konuştuğunuz şey yarının deneyimi olacak

O halde sadece OLMASINI İSTEDİĞİNİZ şeyleri söyleyin.*

"Ben hasta olmak istemiyorum "yerine,
*”ben sağlıklıyım."*
"Yaşlanmak istemiyorum" yerine
*"Ben her daim genç kalıyorum.."*
Yaşlanmak istemiyorum diyen insanların oradaki odağı yaşlanmaktır mesela...
*Ve sonucunda yaşlanmak kaçınılmazdır.*

*Öyle ki beyin negatifi algılamaz*

*Söylenen her sözü gerçek kabul eder.*

Mesela siz, *"Unutma"* dediğinizde onu *"unut"* olarak alır.

Onun yerine *"Aklında tut"* demek daha doğrudur.

Birisine,
“Panik yapma”
dediğinizde daha fazla panik olacaktır.

Bunun yerine *"sakin ol"* demek daha uygundur.

Bu yüzden ne yapmak *istemediğimizi değil ne istiyorsak onu söylemeliyiz!*

 kiÅŸisel geliÅŸim karikatür ile ilgili görsel sonucu
Birisi size eğer sizi gördüğünde *"hasta gibi görünüyorsun"* dediğinde,
eğer siz buna inanır ve onaylarsanız bu anlaşmayı imzalamış olursunuz ve çok fazla sürmeden hasta olacağınıza dair sizi temin ederim!

Hastalık demişken bazı insanlar var hastalıklarına sıkı sıkı sahip çıkan...
*"Benim şekerim var!"*
*"Benim tansiyonum var!"*
*BENİM..!!!*
"Benim" diyerek siz bu kadar sahip çıkarsanız o hastalık da sizi hayatta bırakmaz!

*Çünkü"Ben" diye başlayan her cümleyi bilinçaltı sahiplenir ve emir kabul eder.*

Bazen de kişi burada kurbanı oynamayı seçer. Hatta bazen bundan hoşlanır bile..
Çünkü o hastadır ve çevresinden daha önce görmediği ilgiyi görüyordur.
*Farkındalığı olan kişi ise o noktada bedeninin kendine verdiği mesaja bakar.*
Ve şu soruyu sorar *"Bilmem gereken şey ne?*
*Hayatımda neyi değiştirmem gerekiyor?"*
"Neden ben?" değil..
*"Nerede hata yaptım*
*Ve bu hastalıkla bedenim beni uyarıyor?"* demeliyiz.

Büyüklerin çok söylediği bir söz vardır.

*"Bir şeyi kırk kere söylersen olur."*

Hiç düşündünüz mü neden acaba?

*Çünkü dil neyi çok söylerse, bilinçaltı onu gerçek kabul eder, beyin onu gerçekleştirmek için harekete geçer.*

*OLUMLU KONUŞMAK ve DÜŞÜNMEK işte bu yüzden çok önemlidir.*

Dr. şöyle der: *"Olumlu kelimelere odaklanarak ve bunları yansıtarak genel sağlığınızı iyileştirebilir ve beynimizin işlevselliğini artırabiliriz.*
 inanırsak olur bence karikatür ile ilgili görsel sonucu

Enerjinizi hangi kelimeler üzerine odaklıyorsunuz?

*Eğer hayatınızın istediğiniz kadar güzel olmadığını fark ettiyseniz,*
*olumsuz kelimeleri ne sıklıkta kullandığınızı not etmek için bir defter tutun.*

Gerçekten daha iyi bir hayatın ne kadar kolay ulaşılabileceğini gördüğünüzde şaşıracaksınız.

*Kelimelerinizi değiştirin, hayatınız değişsin..*

Sözlerinizle birlikte davranışlarınızda değiştiğinde siz değişmeye başlarsınız.
*Siz değiştikçe yaşamınızda değişir.*
*Bir bakarsınız ki yaşamınız söyledikleriniz, düşündükleriniz, davranışlarınız olmuş..*

Bu yüzden *olmasını* istediğiniz şey neyse ona odaklanın *olmamasını* istediğinize değil..!

Şimdi şu iki cümleye bakın. Ve iki cümlenin de ayrı ayrı size ne hissettirdiğini düşünün..

- Bugün hava çok güzel ama yarın yağmur yağacak.
- Yarın yağmur yağacak olsa bile bugün hava çok güzel!
Sadece iki kelime AMA ve OLSA BİLE kelimeleri cümledeki ifadeyi ne kadar değiştiriyor değil mi? İlkinde olumsuz bir duygu durumu ikincide ise her şeye rağmen mutlu olma durumu.

*Biz sade düşüncelerimizden değil, duygularımızdan da bütün evrene karşı sorumluyuz.*
*İçimizdeki kinden, nefretten, intikam duygusundan yükselen eksi elektrik, dünyadaki bütün zerreleri ürpertiyor,*
*Haberimiz var mı?*
*Veya içimizden yükselen ve içine yeryüzündeki bütün insanları, bütün hayvanları, bütün nebatatı, bütün eşyayı içine alan*
*bir hayır dua,* *bir güzel dilek,* *dalga dalga bütün zerrelere,* *iyinin, güzelin,* *temiz, asil ve yüce olanın ışınlarını yayıyor.*
*Ne olur kalbimizi, kafamızı* *hep sevgiyle, saygı ile,* *edep ile, incelikle,* *güzel duygularla doldursak."*

* Şems-i Tebrîzî der ki…*

* Eğer hala KIZIYORSAN* Kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.

*Eğer hala KIRILIYORSAN* Gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir.

*Eğer hala KINIYORSAN,*  af makamına ulaşmamışsın (öfke ve kin seni cayır cayır yakıyor) demektir.

*Eğer hala ”BEN” demekten vazgeçmiyorsan,*
*dizginlerin hala nefsinin elinde* *ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.*

*Eğer hala musibetlere yana yana üzülüyorsan, gerçeği bilmiyorsun demektir.*

Eğer hala şikayet ediyorsan, HAKİKATİ göremiyorsun demektir.

Huzurlu mutlu güzel günler yaşamanız dileğiyle.



Tutkunu Bul

YAZAR : Cuma, Ocak 04, 2019
Macera, Rakım, Sırt Çantası, Tırmanış

Başarılı insanların hayatına baktığınızda yaptıkları işi tutkuyla yaptıklarını görürsünüz. Yani bir işte başarılı olmanın sırrı kendini adamak, tutkuyla o işe bağlanmak diyebiliriz. Tutkuyla isterseniz  başarılı olursunuz ve çalışırken yorulmazsınız. Ya da yorulsanız bile sevdiğiniz için size dokunmaz o yorgunluk.
Son zamanların moda terimi "tutkunu bul". Evet tutkunu bul ama nasıl? Bunu bulabilmek için bazı soruları kendine sormalısın. Düşünerek cevap vermelisin. Belki tutkun dünyayı gezmek, belki çocuklara yardım etmek ya da insanlara faydalı bir şeyler yapmak. Aşağıda ki soruları düşünerek cevapladığınızda tutkunuz hakkında fikriniz olacaktır.


Soru 1 : Sen bu dünyadan bir gün göçüp gittiğinde, geride kalan insanların senin hakkında nasıl düşünmelerini isterdin ?

Soru 2 : Bütün limitleri unut. Sınırsız paran , sınırsız zamanın , sınırsız imkanın var. Bu imkan, zaman, parayla ne yapmak isterdin?

Soru 3: Başarılı olman garanti altına alınmış. Ne yaparsan yap sonu güzel bitecek. Ne yapmak isterdin?

Soru 4 : Düşün ki sana bazı sihirli güçler verilmiş. Düşün ki parmağını şıklattığında istediğin kişi oluyorsun. İstersen çok ünlü biri, istersen dünyaca ünlü bir uzman olabiliyorsun. Herhangi biri. Öyle bir yeteneğin olduğunda hangi alanda kim olmak isterdin?

Yangın Kalp, Kalp, Yangın, Aşk, Sembol

Soru 5 : Yaptığın zaman "iyi ki bu dünyada varım" dedirten, sana canlı olduğunu hissettiren neler var bu dünyada ?

Soru 6: Gece sen yattığında sihirli yetenekleri olan biri geldi ve senden habersiz bütün dertlerini ortadan kaldırdı. Ertesi gün kalktığında nelerin değiştiğini fark ederdin ?

Soru 7 : Yapmayı çok sevdiğin ve yaparken zamanın nasıl geçtiğini fark etmediğin neler var ?

Soru 8 : Herkesin hayatında bazı korkular ve hayal kırıklıkları vardır . Düşün ki hayatındaki bütün bu korkuların kalktı. Sınırsız bir cesaretin var. Ne yapmak isterdin ilk ?

Soru 9 : Yeteneklerini ve becerilerini düşünmeni istiyorum. Yaptığın zaman kimse elime su dökemez dedirten nelerin var ?


Aslında Zaman Bir Yanılgı

YAZAR : Cuma, Ekim 05, 2018

şimdiki aklım olsaydı ile ilgili görsel sonucu

Bu hafta sonu Hipnoterapi Eğitimi'ne katıldım. Eğitmenleri de, eğitimi de çok sevdim. Öğrenmenin yaşı yok ve eğitimlere katıldığımda benim gibi düşünen çok insan olduğunu görünce çok mutlu oluyorum. "Oldum diyen ölmüştür" diye bir söz var kimin olduğunu bilmediğim bu söz "beşikten mezara kadar eğitim"in önemini anlatıyor.
Dünkü eğitime katılanların yaş ortalaması 40 civarıydı. Bu durumu eşimle konuştuk bu sabah. insanların neden 40 yaş civarı böyle eğitimlere ilgi duyduğunu merak ettik. Ben dedim ki "insan daha gençken üniversite okuyayım, bir iş bulayım, evleneyim çocuk yapayım işleri ile uğraşırken kendini ve hayatı sorgulamaya vakit bulamıyor. Ancak çocuklar büyüyor biraz rahat nefes alıyor o zaman kendini ve hayatı sorgulamaya başlayabiliyor. Belki de öğrenme yaşı gibi sorgulama yaşı da var insanların?".
Yani kendimden örnek verecek olursam ilk gençlik yıllarımda hem çalışıp hem okumakla geçti zamanım. Sonrasında evlendim, çocuğum oldu o biraz büyüdü ikinci oldu. Hiç şöyle bir oturup kendimi sorgulamaya, hayatı anlamaya çalışacak enerjim ve zamanım olmadı. Şimdi çocuklar büyüdü, artık kendi ilgi alanları var, arkadaşları var . Kendime vakit ayırmaya başlayabildim. Ki işte bu da 40'lı yaşlarıma tekabül etti.
şimdiki aklım olsaydı ile ilgili görsel sonucu

Eğitimde tanıştığım insanlarla da aynı şeyleri konuştuk. Genel olarak aynı şeyleri söyledik. Bir uyuduk uyandık, sanki rüyadaydık, 40 yaşımıza gelmişiz:)))
Eğitimcimizin de dediği gibi zaman bir yanılgı. Kime göre, neye göre zaman . Yani biz doğduktan sonra dünya güneşin etrafında 30 kere döndüyse 30 yaşındayız. Böyle düşününce biraz saçma geliyor sanki:))
Hani meşhur bir söz vardır "bana şimdiki aklımı ve gençliğimi verin" diye. Ama maalesef öyle olmuyor. Gençlikte aklın başka çalışıyor, olgunlaşınca başka. Ama çoğu insana sorsanız olgunluklarını daha çok sevdiklerini hatta o dönem üzüldükleri, çabadıkları şeyleri anlamsız bulduklarını söyleyeceklerdir.
Peki ya siz ? Şimdiki aklınızla gençliğinize dönmek ister miydiniz? Ben isterdim sanırım. Neleri yapardım, neleri yapmazdım, neleri farklı yapardım bir düşüneyim bakalım:)))


Kokoloji -Kendini Keşfetme Oyunu

YAZAR : Pazartesi, Mart 19, 2018
kokoloji ile ilgili görsel sonucu
 Kokoloji Japonca'da ki anlamı:  "insan davranışlarının ve durumsal tepkilerinin gizli anlamlarının yorumlanmasını belirten popüler terim"  Yani kokoloji ; kendini keşfetme oyunu.


kokoloji ile ilgili görsel sonucu

Kokoloji kitabında 50'den fazla küçük oyun-hikaye şeklinde test var. Sıkılmadan hatta merak ederek soruları cevaplıyorsunuz ve hemen arkasında cevapların yorumları var. Aklınıza ilk gelen şeyi söylemeniz bu test için çok önemli!!!!
kokoloji ile ilgili görsel sonucu

Ben size bu kaitaptaki testlerden "Mavi Kuş" Testini yapacağım. Hadi bakalım başlıyoruz:)
"Bir gün bir mavi kuş aniden camınızdan içeri giriyor ve dışarı çıkamıyor. Sizde onu beslemeye karar veriyorsunuz. Ama ertesi gün bir bakıyorsunuz kuşun rengi değişmiş. Sarı olmuş. Sonraki gün parlak kırmızı, sonraki gün siyah oluyor. Beşinci gün uyandığınızda kulşun rengi nedir? 

1. Renk değiştirmiyor, siyah kalıyor. 

2. İlk rengi maviye dönüyor.

3. Beyaz oluyor.

4. Altın rengi oluyor. 


kokoloji mavi kuş ile ilgili görsel sonucu

Şimdi değerlendirmeye geçelim:
1. Renk değiştirmiyor, siyah kalıyor diyenler;
Kötümser bakış açısına sahip kişilerdir diyebiliriz. Durum bir kez kötüye gidince bir daha asla düzelmez diye düşünürler.

2. İlk rengi maviye dönüyor diyenler;
Hayatın iyi ve kötünün bir karışımı olduğuna inanıyorsunuz ve gerçekle savaşmakla bir şey elde edilemeyeceğini biliyorsunuz. Şanssızlığı soğukkanlılıkla kabulleniyorsunuz ve olayları akışına bırakabiliyorsunuz.
3. Beyaz oluyor diyenler;
En kötü zamanlarınızda bile kaygılanmakla ya da kararsızlıkla zaman kaybetmiyorsunuz. Eğer durum çok kötüleşirse kayıplarınızı bir kenara atıp amacınız için kendinize yeni bir yol seçiyorsunuz.

4. Altın rengi oluyor diyenler;
Siz baskının anlamını bilmiyorsunuz. Size göre her kötü durum bir fırsat. Korkusuzlukla çılgınlık arasında ince bir çizgi olduğunu unutmadan davranmanız gerekir. Sonsuz güveninizin sizi gafil avlamasına izin vermemelisiniz.

Ben altın rengine dönüşür dedim. Siz ne dediniz? Cevaplarınızı ve bu cevapları doğru bulup bulmadığınız yazarsanız sevinirim.




Mindfulness Eğitimi

YAZAR : Salı, Ağustos 08, 2017
Cumartesi günü Mindfulness eğitimine katıldım. Uzun bir süredir aslında mindfulness hakkında araştırmalar yapıyorum. Bu eğitim tüm bu araştırmalarımı sistematik hale getirmemi sağladı. Öncelikle mindfulness ne demek onu açıklayarak başlayalım. Mindfulness; yaşadığımız şu anı bütün dikkatimizi vererek gözlemlemek, anda olmak yada şimdide olmak, o ana odaklanmak demek. Yaşananlara normalde yaptığımız gibi isimler koymadan, kategorize etmeden, yargılamadan tarafsızca bakabilmek. 
An'da olmak, yani her ne yapıyor isek orada olmak, geçmişi düşünmemek, geleceğe dair planlar yapmamak, düşüncelerin akışına kapılıp kaybolmamak.
Peki anda olmak neden önemli? Kronik mutsuzluğumuzun, odaklanamamızın , yaşadığımız şeylerden keyif alamamamızın sebebi o anda olmamamızdan kaynaklanıyor. Duştayken mesela vücudumuz banyodayken zihnimizinde banyoda olması gerek. Araba kullanırken arabada olmamız gerek. Mindfulness bir yetenek değil bir beceri. Yani geliştirilebilir, herkes yapabilir. Günlük egzersizleri var ve sadece 10 dakika yapmak bile hayatınızda olumlu değişimlere sebep oluyor. Mindfulness odaklanmayı arttırıyor, yaşadığımız andan keyif almamızı sağlıyor ve böylece kronik mutsuzluğu yok ediyor.
Mindfulness ile ilgili özellikle yurt dışında çok sayıda araştırma var ve sonuçlar gerçekten çok işe yaradığını gösteriyor.
Eğitimci Erhan Ali YILMAZ yıllarca reklamcılık sektöründe çalışmış bir kişi. Ve bir gün aşırı stresten dolayı bir rahatsızlık geçirince rahatlamanın yollarını ararken mindfulnessla tanışıyor ve hayatındaki olumlu değişiklikleri görünce bu yöntemden herkesin faydalanmasını istiyor. 
Eğitimde çok sayıda doktorun da olması beni mutlu etti. 
Mutlu olmanın tek yolu sakin bir zihindir. Zihnimizi sakinleştirmemiz gerek. Bunu isterseniz meditasyonla, yogayla yaparsınız isterseniz mindfulness egzersizleriyle. Yani temelde hepsi aynı . 
Eğitimde, bağımlılıklardan da bahsedildi. Özellikle kötü alışkanlıkları nasıl bırakacağımızdan. Nasıl faydalı alışkanlıklar edineceğimizden. Ve çok müthiş bir şey , beynimiz her an öğrenerek değişebilir, yani yaşlandıkça değişmez, yeni nöron üretilmez vb.... gibi inançların yanlışlığını bilim bugün kanıtlamış durumda.
Sonuç olarak gün içerisinde düşüncelerin akıntısına kapıldığınızı hissettiğinizde hemen durmanız gerek. Sizi sürüklemesine izin vermeden düşünceler o ana odaklanmanız gerek. Her ne yapıyorsanız gerçekten orada olup, gerçekten hissederek yapmamız gerek.
Ayrıca hergün en az 10 dakika sadece nefesinize odaklanarak hiç bir şey düşünmemeye çalışarak egzersiz yapmanız gerek.
Ve en can alıcı nokta; eğer her gün yapmazsanız bir işe yaramaz. Yani bunu rutin haline getirmeniz gerek. Rutinlerin gücüne güvenin. Rutine bağlayıp her gün yapın ve farkı görün. Şahsen ben yapmaya başladım ve gerçekten daha dingin hissetmeye başladım. Ve hocanın dediği gibi "yapmak başlarda zor, yaptıkça kolaylaşıyor".


Bütün Sorun Adriana Lima'nın Çok Güzel Olması:)))

YAZAR : Perşembe, Temmuz 13, 2017
Bu konuda dedikodu yapmasam olmazdı:))) Metin HARA sevdiğim bir yazar. Kitaplarını okudum. Videolarını izledim hatta Ankara'da marka konferansında fotoğraf çektirmişliğimiz bile var:)))
Metin Hara Adriana Lima aşkını ilk duyduğumda inanamadım bende. Sonra "neden inanamadım ki?" diye düşündüm. Neden olmasın ki? Duyan bir sürü insan aynı tepkiyi gösteriyor galiba. Ahmet Hakan sosyal medyada bu aşkı duyup komik tepkiler gösteren erkeklerin paylaştıklarını yazmış. Aşağıda paylaşıyorum Ahmet Hakan'ın yazısını.


Yapacaksan şunların afişini yap

ADRİANA LİMA / METİN HARA AŞKINA ERKEKSİ KISKANÇLIK TEPKİLERİ

- “AMA bu hiç adil değil” diyerek... Ankara’dan İstanbul’a yürüyüşe geçeceklerini açıklayanlar var.
- Bütün işi gücü bırakıp... Yoga eğitmenliğine geçmek isteyenler var.
- Nefes teknikleri ve Şamanizm kurslarına şimdiden yazılanlar var.
- Metin Hara’nın “Aşkın İstilası” kitabına reddiye yazmaya hazırlananlar var.
- “Yok abi yok. Bu reklam aşkıdır. Kesin iş var. Başka türlüsü mümkün değil” diyerek kendilerini kandıranlar var.
Adriana Lima, Metin Hara
Yakışmışlar bence:)))) 
Kim ne derse desin Metin Hara hakkında, nasıl eleştirirlerse eleştirsinler insanlar için iyi bir şeyler yapmaya çalışan insanları çok seviyorum. Bir çok insanın hayatına olumlu anlamda dokunmuş biri.  Kiminle sevgili olduğu da beni ilgilendirmez aslında. Mutluysa bize ne? Ama  erkeklerin bunu kabullenmeleri çok zor:)))) Çünkü konu Adriana Lima :)))



21 GÜN KURALI

YAZAR : Cuma, Mart 31, 2017
Bloglardan sevdiğim yazıları sizinde okumanızı istiyorum. Bunun için Yenilenme Projesi blogunda okuduğum bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Sahibinden izin aldım:))))

21 gün ile ilgili görsel sonucu

Değişim İçin 21 Gün Kuralı

Hepimizin rutinleri var. Uyandığımız saat yaptığımız günlük işler, haftalık tekrarlanan olaylar, sevdiğimiz şeyler ve sevmediğimiz şeyler. Rutinleri oluşturmak tekrarlı yaşamak bizim özümüzde var. Organlarımızın çalışması bile tekrar eden bir düzen içinde. Hayatımız önce alışkanlık haline getirip farkına bile varmadan tekrarladıklarımızdan ibaret. Düşünce sistemimizde buna dahil. Peki her rutinimizi seviyor muyuz? Ya bırakmak istediğimiz ya da yenileriyle değiştirmeyi istediğimiz şeyler varsa. Hepimize zaman zaman olmuştur. Hayatımızda bir şeyi değiştirmek ister ve ancak 3 gün dayanır sonunda eskisine geri döneriz. Nedeni ise
bilinçaltımızın önceden kaydettiği alışkanlığı sürdürmek için durmadan çalışmasıdır.
Bilinçaltımız hem olumlu hem olumsuz alışkanlıklarımızı, hayata dair deneyimlerimizi ve inandıklarımızı kaydetme görevini üstlenir. Bunu da yaparken kalıcı sinir ağı -otoyolu- oluşturur. Bu sinir ağını oluşturma süresi ise 21 gündür. 20 gün boyunca tekrarlanan olaylar 21. günde alışkanlığa dönüşür ve artık o şeyi yapmak için düşünmemize gerek yoktur. Bunu otomatik pilotta çalışan şeylere benzetebiliriz. Alışkanlık değiştirmekle ilgili bana göre püf noktası olan şey. Bırakma parolasıyla yola çıkmamaktır. Bir alışkanlığı bırakmaktan daha kolayı yerine yeni alışkanlığı koyup onu değiştirmektir. Buna şöyle örnek vermek istiyorum. Etrafınızda sigara bırakmaya çalışan insanları sizde gözlemlemişsinizdir. Bırakmaya çalışanlar genelde başarısız olur. Ama yerine çerez tüketmeye çalışarak bırakmaya çalışanlar daha kolay bırakır. Yani artık bize hizmet etmeyen alışkanlıklarımızı yenileriyle değiştirmeye 21 gün kesintisiz devam etmek bu işin püf noktasıdır. Döngüyü kırdığınız anda 21 güne baştan başlamanız ve kendinize zaman tanımanız değişim için gereklidir.
Gelelim uygulamasına öncelikle ne istiyorsak net bir şekilde ortaya koymalıyız. Yıllar boyu yaptığımız şeyleri değiştirmek istiyorsak kararlı ve net olmak önemli. İkinci olarak bırakmak istediğiniz şeylerin yerine yenisini ekleyin. Zihin boşluk kabul etmez. Alışkanlıkların yenisiyle değiştirilmesi yeni bir rutin oluşturacağı için bilinçaltının çalışma prensibine uygundur. Son olarak büyük bir yenilik istiyorsanız büyük bir bilinçaltı direnciyle karşılaşırsınız. Bu durumda 21 günü tamamlamak mümkün olmayacaktır. Adım adım gitmek direnci azaltacak ve bitirdiğiniz her 21 gün kendinize daha fazla güvenmenizi sağlayacaktır. Benim söyleyeceklerim bu kadar.
SEVGİLER 



http://yenilenmeprojesi.blogspot.com.tr/2017/02/degisim-icin-21-gun-kural.html

Blogger tarafından desteklenmektedir.