öz şefkat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öz şefkat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kendinle Dost Olmak - 1

YAZAR : Cumartesi, Kasım 25, 2023

 


Kendinle dost olmak, kendinle iyi geçinmek ne demek? Kendini sevmekten farklı mı? 
Yeni bir yazı dizisine başlıyorum . Her yerden duyduğumuz bu kendini sev , sen önemlisin , seni üzenleri hayatından çıkar benzeri cümlelerle kendinle dost olmak farklı mı?
Kendini sev dendiğinde biraz bencilce algılanabiliyor. Sanki sadece kendini sev başkaları önemli değil sen önemlisin gibi bir havası var( kızım öyle bir vibe alıyorum diyor:))) 
Kendini biraz sevmek çok iyidir aslında hiç sevmeyen insanlardan daha faydalıdır kendini seven insan. Ama aşırıya kaçıp narsizim boyutundaki sevgi zararlıdır. 
Kendinle dost olmak için neler yapmak gerekir dersen ilk olarak şöyle düşünmeni öneriririm. Çok değer verdiğin bir dostuna davranır gibi davran kendine. Mesela o kırılacak diye korktuğun , söylemediğin şeyleri kendine de yapma. Üzüldüğünde destekleme cümlelerini kendine de söyle. Kendin hakkında asla kötü konuşma, bilinçaltın şaka da olsa her şeyi ciddiye aldığı için inanabilir. 
Kendini duvardan duvara vurup dövme mesela, kendine bu kadar kötü davranma iznini nereden alıyorsun acaba?:))))
Kendinle dost olma giriş 101 dersi, önce kendine kötü davranmayı, eleştirmeyi ve kızmayı bırak.

Kendini Gerçekten Seviyor musun?

YAZAR : Çarşamba, Ekim 27, 2021

 Herkese merhaba

Bloguma yazmayı özlemişim. Biraz arkadaşları gezdim , okudum. İnstagram da yazdıklarımı burada da yayınlasam , arada sırada yazsam çok iyi olacak sanki:)



Geçen gün instagram hikayemde “Kendinizi seviyor musunuz?” diye bir soru sormuştum .Sadece 3 kişi “hayır” seçeceğini işaretlemiş. Büyük bir çoğunluk “evet” demiş. Sonra bir soru daha sordum “Kendini sevmek ne demek?” Çok güzel cevaplar gelmiş. Cevapları da bir postta paylaşacağım . Ama ondan önce kendi yaşadığım bir olayı paylaşmak istedim. Çünkü çoğumuz kendimizi sevdiğimizi söyleriz ama bazen en küçük bir hatamızda kendimizi yerden yere vururuz. Kendimize şefkatli davranmayız. Oysa kendini sevmek kendine şefkat göstermeyi gerektirir.
Dün çok sevdiğim bir takımın bardağını kırdım. O an kendime çok kızdım ve tam kendime “aptal , sakar vb….” gibi güzel😂 şeyler söyleyecekken durdum ve düşündüm . Bu bardağı eve gelen bir misafir kırsaydı ona da kızar mıydım? Hayır kızmazdım tabi ki. Belki takım bozuldu diye üzülürdüm ama ona “olur böyle şeyler alt tarafı bir bardak” gibi şeyler söyleyerek teselli etmeye çalışırdım. O Zaman neden kendime bunu yapmıyorum ki? dedim. Kendime neden bu kadar acımasız davranıyorum .
Aslında çoğumuz kendimize karşı hoyrat ve acımasızız. Öyle değil mi? Kendimizi şefkatle teselli edebilmek kendini sevmenin yollarından biri. Misafirimizi teselli ediyoruz ama kendimizi etmiyoruz , o zaman misafire kendimizden daha mı çok değer veriyoruz?
Yani demem o ki hata yaptığınızda kendinize şefkat gösterin ve “altı üstü bir bardak bunun İçin kendimi hırpalamayacağım” deyin. Hatta “aferin ne güzel yaptın , oh iyi oldu vb….😂😂 “ cümleler de söyleyebilirsiniz 😂
Hiç bir eşya bizden daha değerli olamaz .
Kendini sevdiğini söyleyenler siz ne yapıyorsunuz bir hata yaptığınızda?

KENDİMİ SEVMEYE BAŞLADIĞIMDA

YAZAR : Çarşamba, Ağustos 21, 2019
öz sevgi ile ilgili görsel sonucu

Bugün sizlerle CHARLİE CHAPLİN'in 70 yaşındayken yazdığı şiiri paylaşmak istiyorum.


KENDİMİ SEVMEYE BAŞLADIĞIMDA
KENDİMİ SEVMEYE BAŞLADIĞIMDA, farkına vardım ki; keder ve acı, kendi gerçeğime aykırı bir yaşam sürmekte olduğuma dair uyarılardı. Bugün, buna 'ÖZGÜNLÜK' dendiğini biliyorum.

KENDİMİ SEVMEYE BAŞLADIĞIMDA, arzularımı bir insana dayatarak onu nasıl incitebileceğimi anladım. Zamanlamanın yanlış ve o insanın hazır olmadığını bilmeme rağmen ve o insan ben olmama rağmen. Bugün buna 'SAYGI' diyorum.

KENDİMİ SEVMEYE BAŞLADIĞIMDA, farklı bir hayatı arzulamayı bıraktım ve etrafımdaki her şeyin beni büyümeye çağırdığını gördüm. Bugün buna 'OLGUNLUK' diyorum.

KENDİMİ SEVMEYE BAŞLADIĞIMDA, anladım ki; koşullar ne olursa olsun, doğru zaman ve doğru yerdeyim ve her şey tam olarak doğru anda gerçekleşiyor. O halde, sakin olabilirim. Bugün buna 'ÖZ GÜVEN' diyorum.

öz sevgi ile ilgili görsel sonucu

KENDİMİ SEVMEYE BAŞLADIĞIMDA, kendi zamanımı çalmayı ve gelecek için büyük projeler tasarlamayı bıraktım. Şimdi yalnızca bana keyif ve mutluluk veren, yapmayı sevdiğim, içimi neşe ile dolduran şeyleri kendi tarzım ve düzenime göre yapıyorum. Bugün buna 'SADELİK' diyorum.

KENDİMİ SEVMEYE BAŞLADIĞIMDA, sağlığım için iyi olmayan her şeyden  kurtuldum; yiyeceklerden, insanlar, nesneler, durumlar ve beni aşağı ve kendimden uzağa çeken her şeyden. İlk başta bu durumu sağlıklı bencillik olarak adlandırıyordum. Bugün bunun 'KENDİNİ SEVMEK' olduğunu biliyorum.

KENDİMİ SEVMEYE BAŞLADIĞIMDA, her zaman haklı olmaya uğraşmayı bıraktım. O zamandan beri daha az yanılıyorum. Bugün, bunun 'ALÇAK GÖNÜLLÜLÜK' olduğunu keşfettim.
öz sevgi ile ilgili görsel sonucu

öz sevgi ile ilgili görsel sonucu

KENDİMİ SEVMEYE BAŞLADIĞIMDA, geçmişte yaşamaya devam etmeyi ve gelecek hakkında endişelenmeyi reddettim. Bugün yalnızca, her şeyin gerçekleştiği 'şimdi'yi yaşıyorum. Her günü gününde yaşıyor ve buna 'MEMNUNİYET' adını veriyorum.

KENDİMİ SEVMEYE BAŞLADIĞIMDA, aklımın beni rahatsız ve hasta edebileceğini anladım. Ancak, aklım kalbime bağlandıkça, değerli bir müttefik haline geldi. Bugün bu ilişkiye 'KALBİN BİLGELİĞİ' adını veriyorum.

Kendimizle veya başkalarıyla tartışmaktan, çatışmaktan veya herhangi bir sorun yaşamaktan korkmamıza gerek yok artık. Yıldızlar bile çarpışıyor ve bu çarpışmanın sonunda yeni dünyalar doğuyor.

Bugün biliyorum ki 'BU HAYAT!'’’
CHARLİE CHAPLİN


Kendini Sevmenin Gücü-1

YAZAR : Çarşamba, Ekim 03, 2018
kendini sevmeyi öğrenmek ile ilgili görsel sonucu
Doğduğumuz andan itibaren çevreden aldığımız uyarılarla kendimizi eleştirmeyi öğreniriz. Annemiz, babamız, okuldan arkadaşlarımız, mahalleden arkadaşlarımızın bize söyledikleri sözler bir süre sonra iç sesimiz olur. Ve bu iç ses bazen hatta çoğunlukla çok acımasızdır.
Başkalarına asla söyleyemeyeceğiniz, hani derler ya "kavgada bile söylenmez" ondan bile kötü şeyleri söyleriz kendimize ve acımasızca eleştiririz. Kendinize söylediğiniz şeyleri bir başkasına söylediğinizi hayal edin. Çok korkunç geliyor değil mi? Öyleyse kendimize neden böyle davranıyoruz? Kırıcı, yıpratıcı şekilde konuşuyoruz. "Seni aptal, tam bir geri zekalı gibi davrandın vb.... " diyebiliyor muyuz başkalarına. Ama kendimize rahatlıkla diyoruz.
Bu iç sesimiz olumsuz şeyler söylediğinde onu  susturmamız , bize daha güzel şeyler söylemesini sağlamamız gerek.
Biliyoruz ki duygularımızı düşüncelerimiz oluşturuyor . Yani kendimiz hakkında olumsuz düşünürsek kendimizi pek iyi hissetmeyiz öyle değil mi? " Bir mermeri delen su damlasının gücü değil sürekliliğidir" diye bir söz vardır ya sürekli kendimizle böyle konuşursak bir süre sonra kendimizi sevmemek kaçınılmaz olur. Hiç bir şeyini beğenmediğiniz, eleştirdiğiniz insanı sevemezsiniz.
Hepimizde çocukluktan gelen bilinç altı kodlaması olarak değersizlik inancımız vardır. Değersizlik ve kendini sevmeme duygularından az çok hepimiz muzdaribiz. Bazılarımız biraz daha fazla .Bunu da çeşitli şekillerde gösteririz aslında. Mesela daha pahalı evlere, arabalara, mevkilere , daha çok paraya sahip olmak isteriz ki içimizde ki bu değersizlik duygusu toplum tarafından takdir görüp azalsın. Ama tüm bu dışsal tatminler geçicidir. İçsel olarak tatmin olmak kalıcıdır.
Peki kendimizi sevmeyi öğrenebilir miyiz? Değersizlik inancından kurtulabilir miyiz? Ne faydası olacak bunun bize? 
Kendimizi sevmeyi öğrenebiliriz, değersizlik inancından kurtulabiliriz. Kendimizi çok daha iyi hissederiz, bir çok fiziksel ve psikolojik rahatsızlıktan kurtulabiliriz. 
kendini sevmeyi öğrenmek ile ilgili görsel sonucu 
Onun için şu andan itibaren kendimizi eleştiren iç sesimizi fark etmeye başlıyoruz. Farkında olmak iyileşmenin en büyük adımıdır. Sorunu fark etmeden çözemeyiz. Artık biliyoruz , içimizdeki eleştirmen bizi daha stresli yapıyor ve streste bütün hastalıkların sebebi. 
Bu yazı dizisiyle sizlere kendini sevmenin yollarını anlatacağım. İlk yazım farkında olmaktı . Artık hepimiz fark ettik değil mi o iç sesi? Eleştirmeni susturmaya ya da söylediklerini biraz daha şefkatle cevaplamaya başlayabiliriz. 

Blogger tarafından desteklenmektedir.