Ruh Halleri Mürekkepse Biz Samandan Kağıdız

YAZAR : Pazartesi, Eylül 14, 2020

 Yine harika yazmış Nil Karaibrahimgil 



“İnsan, en yakınındaki beş kişinin ortalaması olurmuş. Birbirimizden o kadar etkileniyoruz ki.

Eğer yakınımızda biri, bitmez tükenmez bir enerjiyle yol alıyorsa; yeni hayaller kurup herkese gerçekleşmiş halini göstermenin peşine düşüyorsa, bizi de ateşliyor.

Eğer biri küsse, bizim de bir yanımız küsüyor. Ofluyorsa, sıkıyoruz. Şakasını yapıyorsa, gülüyoruz.

Ruh halleri mürekkepse biz samandan kağıdız. En yakınımızdaki üç-beş kişi damlıyor üzerimize, yayıldıkça yayılıyor.

Bugünlerde moral bulmak zor ama bakıyorum moralini yüksek tutanlar var. Hayran oluyorum onlara.

Arabamı otoparklarına çekmek istiyorum. Orada konaklamak.

Dışarıda ne olursa olsun, güzel şeyler yapmanın, hayatı güzelleştirmenin, çoğaltmanın, paylaştırmanın peşindeler.

Sana da bulaşıyor çiçeklerinin polenleri. “Şimdi mi açacaksın yapraklarını” diyesin geliyor ama açıyorlar işte. 

“Rengarenklik olmazsa grinin içinde, neye bakacağız sise mi?” diyorsun. Güneşe uzatıyorsun yaprağını, hemen sana veriyor ışığını... Yeter ki iste.

İstek enerjisi yüksek doğan insanlar var. Hayalleri durmuyor. Çalışkanlıkları vites küçültmüyor. İçi gülen insanlar var, karınlarında bir kıkırtıyla gezen.

Moraller veren, vazgeçmeyenler var. Benden bu kadar deyip, havlu atmayan, yola devam eden.

Bir şeyi parmağının ucuyla değil, avucunun içinde sıkı sıkı tutanlar var.

Neyi ellerine alsalar, kocaman avuçlarında kayboluyor o şey. Ta ki yeni yerine koyana kadar o şeyi, ellerinden düşürmeyecekler ya da herhangi bir yere bırakmayacaklar biliyorsun.

Gözün kapalı her şeyini teslim edersin onlara. Sakinliğini, huzurunu, bir göl gibi muhafaza edenler var.

Yanlarında, dizine sıcacık battaniye alıp pencereden bakar gibi hissettiğin.

Nefesi bile kibar. Ağzından çıkanı kırk kere tartar.

İşte bunlardan bir demet tutmalısın etrafında yapabiliyorsan. 

Bu harikaların ortalaması olduğunu düşünsene. Sırtın yere gelmez. 

Hayatın boş endişelerle, vazgeçişlerle, şikayetlerle geçmez. Şikayetin yerine bir şey koyanı al yanına.”

(Nıl Karaibrahimgil)

SENİNLE BAŞLAMADI Kitabı Yorumu

YAZAR : Çarşamba, Eylül 09, 2020

Biz Kimiz Kadınız Kitap Kulübü 6. Toplantımız - Seninle Başlamadı Kitabı

YAZAR : Salı, Eylül 01, 2020



31.08.2020 tarihi saat:21:00'da kitap kulübümüzün 6. toplantısını instagram canlı yayınının yaptık. Katılan kulüp üyelerimizin instagram hesap isimleri@maviboncukanne , @ay.ozkan @gunhan_ozdemir, @yemyesilbirdeniz ,@chefpinarmungankaragoz, @fatmauzmez.blog .

Her biri birbirinden değerli yorumlarıyla katkıda bulundular. Çok keyifli bir toplantı oldu. 



Seninle Başlamadı kitabı aile travmalarının yaşamımızı nasıl etkilediğini anlatıyor ve kendi kendinizi iyileştirebileceğinizi söyleyerek bu konuda rehberlik yapıyor.
Kitapta çok sayıda alıştırma var. Alıştırmalarla kendimiz ve ailemizi, atalarımızı keşif yolculuğuna çıkartıyor. Kitabı okuyup yayında paylaşan bütün arkadaşlar kitabı herkesin okumasını tavsiye ettiler. Kitap sayesinde ailelerine ve kendilerine bakış açılarının değiştiğini anlattılar. Kitap temel olarak iyileşmek için ailenize dönmeniz, köklerinizle bağ kurmanız tavsiyesini veriyor.


Toplantımıza 7. kitap olarak seçtiğimiz Ben Deniz kitabının yazarı Hafize Şentürk Sualp'te misafir olarak katıldı. Aslında kendisiyle yüz yüze tanışıp kitaplarımızı imzalattığımız küçük bir imza günü yapmayı planlıyorduk ama pandemi bir sürü şeyi olduğu gibi bu planımızı da ertelememize sebep oldu. Biz de online buluştuk onunla da. Mini bir röportaj gibi söyleşi de yaptık.



Kitapla ilgili çok vurucu noktaların anlatıldığı toplantımızı izlemek isterseniz instagramda @bizkimizkadiniz hesabımda İgTV videolarından izleyebilirsiniz. 




Fatma Öztürk Üzmez benim hiç düşünmediğim bir konuya dikkatimi çektiğinde "evet olabilir" diye düşündüm. Hikayelerde anlatılan kişilerin belki de çocukluktan beri bu hikayeleri duydukları için etkilenmiş olabileceklerini söyledi. Yani eğer bu hikayeleri hiç bilmeselerdi belki de bu travmalar çıkmayacaktı konusuna dikkat çekti. 


Ayşe Özkan'da iyileşmek için köklerimize dönmenin ve aslında ailemizde yaşadıklarımızı tekrar etme eğiliminde olduğumuz konusuna dikkat çekti.
Çok keyifli olduğunu söylemiş miydim:)))) Katılan ve izleyenlerden de bu yorumu duymak beni çok mutlu ve motive ediyor. 
Siz de izlerseniz yorumlarınızı yazarsanız çok sevinirim.

 

Biohackers Dizisi

YAZAR : Pazartesi, Ağustos 24, 2020

 

Biohackers Dizi | Konusu | Oyuncuları | Netflix - Yorum Güncel

Netflix'in yeni dizisi Biohackers'a cuma akşamı bir iki bölüm izleyeyim diye başlamıştım. 1. sezonu bitirmişim:) Dizi zaten 6 bölümden oluşan bir Alman dizisi. 

Konusu; Mia isimli genç bir kız Almanya'nın en iyi tıp fakültelerinden birine gittiğinde amacı sadece tıp okumak değil. Bu yüzden ilk yılında biyoloji dersi de alıyor ve bu biyoloji profesörü Tanya ile aralarında geçmişten gelen bir bağ var. Bu bağ sebebiyle ona yakın olmaya çalışırken asistanıyla arkadaş oluyor ve Tanya'nın dikkatini çekmeyi başarıyor.Daha fazla anlatmak istemiyorum izleyecek olanlar için. 

Çok sürükleyici, merak uyandıran bir dizi. Diziyi izlerken dünyada bioteknoloji alanında neler yapıldığını hayretle izliyorsunuz. Mesela Mia'nın bir ev arkadaşı var, vücudunun çeşitli yerlerine çip takarak deneyimlerini sosyal medya hesaplarından paylaşıyor. Chip takma videolarını Youtube'dan izleyerek kendi bedeninde deniyor. Başka bir karakter sivrisineklere bir virüs aşılıyor. Genetik hastalıklarla doğan insanların iyileştirilmesi amacıyla çalışmalar yürüten bir laboratuvarın sahibi Tanya bu amacı uğruna bir takım yasa dışı işler yapıyor.  Bu bir dizi de olsa gerçek hayatta da yapılabilen şeyler olduğunu küçük bir araştırmayla görebilirsiniz. 

Biohackers: Season 1 – Review | Netflix Sci-Fi Series | Heaven of ...


Diziyi izlerken bizim ülkemizi düşündüm ve bildiğim kadarıyla bu konuda Avrupa kadar bir çalışmamız yok. Eğitim Almanya'da daha farklı ve gençleri teşvik ediyorlar. Bizim de bu anlayışa gelebilmemizi diliyorum. Bilime, araştırmaya daha çok önem veren eğitim kurumları ve eğitim sistemi olmasını umuyorum. Kutuplaşmalarla vakit kaybetmediğimiz, icat çıkaranları alkışlayabildiğimiz bir Türkiye çok daha güzel olacaktır. "Bu bizden değil" diyerek yapılan iyi şeyleri görmeme alışkanlığından vazgeçebilirsek çok başarılı olacağımızı düşünüyorum. 

Sizce de öyle değil mi?

Engel Kim?

YAZAR : Salı, Ağustos 11, 2020

 

"İnsan neden bazı şeyleri görmez?

Kendisi gölge ettiği için" Nietzche

 


Sufi’ye sormuşlar: “Sana yol gösteren kimdi?”
Sufi cevap vermiş:
“Bir köpek… Bir gün, suyun kenarında susuzluktan ölmek üzere bir halde duran bir köpek gördüm.
Ne zaman su içmeye çalışsa kendi yansımasından ürküp geriye sıçrıyor, çünkü karşısında başka bir köpek olduğunu sanıyordu.
Nihayet susuzluğu öyle dayanılmaz bir hal aldı ki, köpek bütün korkusunu bir kenara itip suya atladı. O anda ulaşmak istediği şeyle arasındaki engelin de dağılıp gittiğini gördü ve anladı ki, engel kendisinden başkası değildi."
Blogger tarafından desteklenmektedir.