Çeşmenin Mesajı

YAZAR : Pazar, Mayıs 30, 2021

 


Konya’ya gidip Mevlanayı ziyaret edenler, Müzenin bahçesindeki çeşmeyi görmüşlerdir. Çeşmenin değişik bir formu var. Anlatayım; Çeşmedeki suyun bir çok çıkışı var. En üstteki musluk ikiye bölünüyor, aşağısındaki musluk ise üç farklı hale dönüşüyor. Sonraki katta iki ve en altta tek çıkışa dönüyor.


Çeşmenin mimarisinde anlatılmak istenen, bizler hayata tek olarak başlarız.


Çeşmenin en üstündeki gibi…


Ve sonra evlenip ikiye bölünürüz, ardından çocuklar gelir,


Su yolu tekrar bölünür ve çocuklar da tıpkı su gibi hayata akar gider.


Çocuklar gidince tekrar iki su yolu kalır, hayat yolunda biri diğerinden önce giderse tek başladığın yolu yine tek başına sonlandırmış olursun.


Hayat budur ve bir çeşme formu bile koca hayat yolunu anlatmaya yetmiştir…



Seyir Kitap Yorumu

YAZAR : Pazartesi, Nisan 26, 2021

"Seyir eden misin bu dünyada seyreden misin? 

Aslında ilk okuduğum zamanlarda yazmalıydım yorumumu. İnsan unutuyor. Çok beğendiğim bir kitap , çok etkilendim. Okurken Amerikalıların "ahhhaaa anı" dedikleri farkındalık an'ları yaşayabiliyorsunuz. 
Bir kadının dönüşüm yolculuğu diye kısaca özetleyebiliriz. Bir kadının zihinsel kalıplarını keşfetme süreci ve kendine bu kalıplar yüzünden verdiği zararları fark edip  dönüştürmesinden bahsediyor



"İnsan ne yaparsa kendine yapar" cümlesini net bir şekilde anlatıyor kitap. Ayrıca günümüzde çok popüler olan "an'da kalma" nın ne demek olduğunu da çok iyi anlatmış. Her an'ın bir seçim olduğunu ve ve her an'ı nasıl yaşayacağımızı kendimizin seçtiğini söylüyor ki bir çok insan bu seçimin farkında dahi olmadan yaşayıp gidiyor. Yaşadığımız her şey için şikayet ederek, başkalarını suçlayarak hayatımızı geçiriyoruz. Aslında sorunun biz öyle olduğumuz için öyle olduğunu anlamamız gerek. 
Yazarı bir sabah Çağla Şıkel'in programında izledim. Çağla Şıkel yazarın kitapta anlattığı eğitime katıldığını ve hayatının değiştiğini anlatıyordu. Kitabın bu kadar popüler olmasında Çağla Şıkel'in çok desteği var. Hatta Çağla Şıkel'in  kendi youtube kanalında yine kitap ve eğitimle hayatında neler değiştiğini anlatan bir videosu var. 
Biz Kimiz Kadınız Kitap Kulübümüzde  Mart ayı kitabı olarak Seyir" i seçtik ve toplantımızda görüşlerimizi paylaştık. Beğenmeyen olmamış ancak kitabın ilk bölümlerinde sıkılan çok olmuş. Gerçekten bence de biraz gereksiz uzatılmış ilk bölümler. İnsanın ruhu daralıyor ve kitabın baş karakteri Mira'yı sarsmak , kendine gel demek falan istiyorsunuz.  Sonrasında rehberi Ma ile tanışması ve hayatının değişme süreci asıl vermek istediği mesajların olduğu bölüm.  
Son dönem kişisel gelişim tarzı kitaplarda çok sık rastlanan bir konsept bu. Bir rehber ve öğrencisinin dönüşüm yolculuğu.
Kitapta diyor ki eğer endişeliysen, mutsuzsan zihinde yaşıyorsun demektir. Eğer mutlu ve huzurluysan an'da şimdi ve buradasın demektir. Kitap bittikten sonra bir süre kendime Mira'nın yaptığı gibi "şu an neredesin, ne yapıyorsun" diye sorarak kendimi an'a getirmeye çalıştım. Ancak etkisi çok sürmüyor. Alışkanlıklar öyle güçlü ki değişime direniyorlar. 

Kitaptan alıntılarla yazımı sonlandırmak istiyorum. 

Alıntılar:
* Aslında insan ne muhteşem bir varlık. Yeni anlıyorum. Dilediğini olabilme, her anda dilediği deneyimi yaşayabilme ve dilediğini gerçekleştirebilme imkanına sahip tek varlık

* Yaşamak da zaten budur. Oysa sen sende ol denmiş olan kim, bilmiyorsun. Bir çakma kimlikle her gün oradan oraya savruluyorsun. Anlaman lazım, burada ya kendin olursun ya da yok olursun. Kendinden başka bir şey olamaz; ancak ortada sürüklenen, tanımlanamayan bir yokluk olursun. Sen yok isen, senin bir yaşamın nasıl olur? İşte bak, yoklukta debelenip duruyorsun. Kendine gel! Kendine... Gel!

"Bütün mesele ne tarafa odaklandığındır. Çünkü odaklandığın ne ise, o olursun. Bu âlemde kim olmayı seçiyorsan, deneyimlemen için yaşam sana onu misli ile sunar."

* “Anda olan olur. Yaşam her an senin önüne gelen andır. Artık önündedir ve bunda bir seçim hakkın olamaz. O an olan olur. Ancaaak... Yaşamım dediğim şey başka bir şeydir. Yaşamım benim o anla nasıl birleştiğimle oluşur. İşte senin özgür iraden o olanla sen ne yaşarsın, bu noktadadır. Anladın mı? Yaşam oluyor, o yaşam anında sen, o anda ne, kim olacaksın? O an ile sen nasıl birleşecek, ona sen ne katacaksın? Anda ne verecek, ne alacak ve sonuçta ne deneyimleyeceksin?”





Kağıttan Hayatlar

YAZAR : Salı, Mart 23, 2021

 


Kağıttan Hayatlar filmini izledim ve çok etkilendim. Nasıl anlatsam nereden başlasam bilemediğim ve anlatırken spoiler vermenin mümkün olmadığı bir film.
Geçen hafta sonu yürüryüş yapamadığım için trambolinde zıplamaya karar verdim ve trambolinde zıplarken sıkılmamak için herhangi bir şey açayım dedim. Netflix'te Türkiye'de 1 numara yazan Kağıttan Hayatlar filmini izlemeye karar verdim. Bir yandan zıplayıp bir yandan filmi izlerken insanların hangi koşullar altında yaşadıklarını görmek bende sarsıcı bir etki yaptı. Ben zayıflamak için zıplıyordum ama onlar , öteki Türkiye dedikleri yerde yaşayanlar yaşamak için gerekli yiyeceği bulmak için çabalıyorlardı.


Ben filmi çok beğendim ve bazı yerlerinde hüngür hüngür ağladım. Anne babasız olmak, özellikle annesiz olmak bütün insanlları derinden etkileyen ve yaşı kaç olursa olsun bitmeyen bir özlem. "Çocukluğumuz anavatanımızdır" sözünü çok pekiştiren bir film. 
Konusundan biraz bahsedecek olursak     Mehmet kağıt toplayan çocukların başında , onlaın patronudur. Ağır bir böbrek hastasıdır ve zaman zaman kriz geçirmektedir. Nakil sırasındadır ancak sıra ona gelmemiştir ve gelecek gibi de görünmüyordur. 
Bir gün kağıt toplayıcılarının getirdiği bir çöp arabasından bir ses duyar ve bu sesin bir çocuğa ait olduğunu görür. Üvey babası tarafından dövülen çocuğu annesi bir çöp arabasına atarak onun hzyatını kurtarmak , üvey baba eziyetinden kaçmasını sağlamak istemiştir. Öyle mi istemiştir acaba?
Mehmet, Ali ismindeki bu çocuğa sahip çıkar ve evine götürür. Onunla birlikte yaşar ve çocuğun ailesini bulmaya çalışır. 


Daha fazla anlatırsam ipucu vermek kaçınılmaz olacak. Filmin sonundaki Selda Bağcan'ın Ağlama Anne şarkısı hala dilime dolandı ve film biterken ağlama krizine girdim. 
İnsanın çocukluğunda yaşayamadıklarını sonradan telafi etmesinin ne kadar zor olduğunu ama bunu telafi etmediğinde de çok acı çektiğini görüyoruz filmde. Kendine ebeveynlik psikolojide kullanılan bir yöntemdir, film bana bu yöntemi düşündürdü. 
Aslında ne zayıf canlılarız, bir aileye ne çok ihtiyacımız var. Hayatın anlamını sadece köklerimizle bağlarımızla sağlayabiliyoruz. 
Bir yandan da sokağa atılan çocuklar için neden bir şey yapılmıyor diye sorguluyor insan. Nasıl yardım edebiliriz onlara diye düşünüyor. Ah nasıl sevgiye hasret , erken yaşta büyümek zorunda kalmış masum yürekler. 
İzlemenizi tavsiye ederim. Anne babamızın, hayatımızın değerini ve önemini de hatırlatan bir filmdi. Ne söylesem az kalır sanki duygularımı çok tetikleyen bir film oldu. 


Kimse Sana Karşı Değil kitabımın İmza Günü ve Söyleşi

YAZAR : Pazar, Mart 21, 2021

Sevgili arkadaşlarım 20 Mart Cumartesi günü  benim için mini bir imza günü düzenledi. Kitabımdan, kitaplardan ve yazmaktan konuştuk . Çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırmak İçin neler yapabiliriz? Sadece kitap okuyarak örnek olabilir miyiz? Kitabı sevdirmek için neler yapabiliriz? Kitap okumak bizim hayatımıza neler kattı? gibi konuları da konuştuk.

Sosyal mesafeli bir toplantı oldu ve böyle buluşmaları çok özlediğimizi fark ettik. Pandemi bitse de yeni mekanımız @sapiensyayinlari nın kitap kahve kültür evinde daha çok etkinlikler yapsak 🙏🙏

 


Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun

YAZAR : Pazartesi, Mart 08, 2021

"Kadınım ben. Minicik yüreğimde dünyayı taşıyan,

Elleri hamur kokan, kırılgan,alıngan, gözyaşları

İçinde gizli, biraz çocuk, biraz anne,biraz deli.

Aşkın her hali, tutkulu, düşbaz, haylaz bir kadınım

Ben. İncitmeyin beni, giydiğim fistanlar bile çiçekli.

BEDENİMİN NE ÖNEMİ VAR Kİ? BENİM HAZİNELERİM YÜREĞİMDE GİZLİ......"

CAN YÜCEL



Türkiye'nin İlk Kadın Başbakanı


İlk Kadın Milletvekili



İlk Kadın Avukat

İlk Kadın Doktor


İlk Güzellik Kraliçesi


Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun. Bugün aklıma ilkler geldi. Kimbilir ne zor olmuştur onlar için. Ama iyi ki cesaret etmişler, iyi ki biz de varız demişler. Minettarız. 

"Kadın insandır, erkek insanoğlu" Neşet Ertaş



Blogger tarafından desteklenmektedir.