Kelimelerle Şiddet

YAZAR : Perşembe, Şubat 06, 2020

Kitap kulübümüzün ikinci kitabını "Şiddetsiz İletişim" kitabı olarak belirledik.  Tatildi , başka kitaplardı derken bir türlü okumaya fırsat bulamamıştım. 22 şubat cumartesi günü toplanıp kitabı konuşacağız. Moderatör olarak beni seçtiler, yani kitabı ben çalışacağım:))) sorular hazırlayıp kitabı tartışacağız. Bu yüzden kitabı okumaya başladım nihayet.
Kitabı okurken, konuşurken bilmeden ne kadar zarar verdiğimizi fark ettim birbirimize. Resmen birbirimize kelimelerle şiddet uyguluyoruz.
Kendi hayatımdan , yaşadıklarımdan örnek vermek istiyorum bu konuyla ilgili. Kızım son zamanlarda biraz kilo aldı. Memlekete tatillerde gittiğimizde akrabaların fütursuzca eleştirileri yüzünden onlarla kavga etmemek için kendimi zor tuttum. İnsanların nasıl bu kadar acımasız olabildiğine, ergenlik çağında ki bir insanı ne kadar yaralayabileceklerini umursamamalarına şaşırdım. Bir kez daha şaşırdım. İnsanların acımasızlığı beni hep şaşırtıyor.
Mesela bir arkadaşım var beni her gördüğün de "kilo almışsın" diyor. Genelde aynı kiloyum ama her gördüğünde bana şiddet uygulamak istiyor:)))) Bana neyse de kızıma bu yapıldığında çok sinirleniyorum. Çünkü ben aslında böyle şeyler söyleyen insanların kendileriyle ilgili sorunları olduğunu biliyorum ama kızım daha çocuk olduğu için bu tarz söylemler ona zarar verebilir. Annelik iç güdüsüyle onu korumaya çalışırken çevremdekilerle çatışabiliyorum bazen. Ama insanların belli bir yaşa gelmiş olmalarına rağmen iletişim şekillerinde herhangi bir gelişme olmaması, hatta bunu bunu bir sorun olarak bile görmemeleri çok üzücü bir durum.
iletişim komik ile ilgili görsel sonucu
Kitapla ilgili uzun bir tanıtım yazısı yazmayı planlıyorum. Hepimizin bu kitabı okumaya ve uygulamaya ihtiyacı var. Kelimelerimizle birisine çok rahat zarar verebiliyoruz ve bunu umursamıyoruz. Bu şefkatsizlik bizi öldürecek:)))
İletişim hayatımızın en önemli konularından biri aslında. Neden okullarda yok diye merak ediyorum. İletişim kurmadığımız bir dakika bile yok. Hiç kimse olmasa kendimizle iletişim kuruyoruz ve maalesef eğer iletişim dilimiz şefkatli değilse kendimize de çok zarar veriyoruz. Ki çevresine kelimeleriyle zarar veren insan aslında kendine daha çok zarar veriyor.
Kitaptan çok çarpıcı bir örnek vereyim hatırladığım kadarıyla. Bir nazi kampında genç bir nazi subayı kampta esir olan bir kadına çok kötü davranıyor ve kadın diyor ki "genç adam neden bu kadar öfkelisin? hangi ihtiyacın karşılanmadı? sevgilinle mi kavga ettin? ne gibi bir sorunun var. Bunu bilmek ve düzeltmek isterdim. Çünkü senin gibi öfke dolu genç adamlar çok kötü şeyler yapabilir". İçindeki şefkati koruyabilen bir kadın ve şiddetin yayılmasından korkutuğu için böyle söylüyor.
Şiddetsiz iletişim , şefkatli iletişim,ya da  empatik iletişim tanımlamaların hepsini kullanabiliriz bu iletişim şekli için. Adı, tanımı önemli değil. Mantığı anlaşılsın yeter.
iletişim ile ilgili görsel sonucu
Şiddetin illa fiziksel olması gerekmiyor. Ruhsal şiddette insanlara çok acı verebiliyor. Hatta yıllar önce okuduğum bir makaleye göre bir insana yapılacak en büyük işkence onu yok saymakmış.

Birileriyle iletişim kurarken hatta en önemlisi kendimizle iletişim kurarken şefkatli davransak neler değişir? Bir deneyip görmek gerek. 

Blogumu Wordpress'e Taşıdım

YAZAR : Perşembe, Ocak 02, 2020
wordpress ile ilgili görsel sonucu


Merhaba Blog Okuyucularım

Yaklaşık 1,5 ay önce instagramda katıldığım bir çekiliş sonucu internet sitesi yaptırma hakkı kazandım. Sevgili Gürkan Şahinbaş ile uyumlu ve güzel bir çalışma ile blogumu wordpress'e taşıdık. Yazdıklarımı okumak için www.bizkimizkadiniz.com adresine gelin lütfen.
Değişikliklerden hoşlanmıyorum gittikçe artan bir oranda. Ama hayat değişim demek ve değişime direnmek yaşlılık göstergesi:(
Beni oralarda yalnız bırakmayın:))))
Teşekkürler.

Dualarınıza Dikkat Edin, Gerçek Olabilirler

YAZAR : Çarşamba, Aralık 11, 2019

dua  karikatür ile ilgili görsel sonucu

Dünyada ki haksızlıklar karşısında çok sinirlenir ve üzülürüm ve hep "ben haksızlık yapan olmayayım da haksızlığa uğrayan olabilirim" diye bir cümle kullandığımı fark ettim bir süre önce.Hatta blogda bir yazımda da aynı şeyi yazmıştım. Bu cümleyi kullandığımdan beri , şu an geriye dönüp baktığımda daha fazla haksızlığa maruz kaldığımı görüyorum ve aman diyorum ben yandım siz yanmayın:))))))
Çok yüce bir düşünce olabilir haksızlık yapan değil de haksızlık yapılan olmayı tercih etmek. Yani çok erdemli bir inanış tarzı olduğunu düşünürdüm. Artık öyle düşünmüyorum ve diyorum ki "düşüncelerinize, inandıklarınıza, dualarınıza dikkat edin, gerçek olabilirler" .
Çünkü düşünceleriniz ve inandıklarınız sizin gerçeğinizi oluyor. Sonra da neden bu tarz olayların başımıza geldiğiniz sorguluyoruz.
İlk defa haksızlığa uğrayan olmayı tercih ederim cümlesini kullandıktan hemen sonra bir arkadaşımın çok haksız yere beni suçlamasına maruz kaldım mesela. Ama anlamadım bu inanışımla ilgili olabileceğini. Sonra iş yerinde bir haksızlığa maruz kaldım. Sonra sosyal ilişkilerimde bir kez daha.
Haksızlığa uğramak , suçlu olmadan suçlanmak, yanlış anlaşılmak ya da hiç bir etkinizin olmadığı durumlardan sorumlu tutulmak.Çok üzücü durumlar bunlar.
Bir kaç kez yaşadıktan sonra "bu inancımla yaşadıklarım arasında bir bağlantı olabilir mi ki acaba?" dedim. Ve cümlemi değiştirdim "haksızlık yapan da haksızlığa uğrayanda olmak istemiyorum" demeye başladım.
Araştırsak kim bilir neler çıkar. Mesela para kazanmanın çok zor olduğuna inanıyorsak kolay yoldan para kazanmamız mümkün mü?  Oğlum bir akşam para kazanmanın kolay olduğunu söyleyince şiddetle itiraz ettim, "hayır çok çalışmak ve çaba gerek" dedim. Ertesi gün bu konuşmayı düşündüğümde kolay para kazanan o kadar çok insan örneği fark ettim ki gidip oğluma "sen haklısın oğlum, para kazanmak kolay, ama bu çalışmadan kazanmak demek değil tabi ki" dedim. Onda böyle bir inanç kalıbı oluşmasına sebep olmak istemedim.
Kızım çarşamba sabahlarını çok sevdiğini , uğurlu günü olduğunu söylüyor çarşamba sabahları. Ve gerçekten de çarşamba akşamları keyifli oluyor. Bu sabah yine uğurlu gününün çarşamba olduğunu söyleyince "her günümüz uğurlu aslında ve her sabah buna inanarak güne başlarsan günün çok güzel geçer" dedim. "Secret" yasalarıyla erken tanışsın istiyorum:)))
dua  karikatür ile ilgili görsel sonucu

Çok eskiden okuduğum bir kitaptan da hatırlıyorum bu cümleyi "dualarınıza dikkat edin gerçek olurlar" . Bu kitapta verdiği örnek çok çarpıcıydı , bir kadın çok çalışıp çabalamaktan yorulmuş ve  "Allahım önümüzdeki günlerde yerimden kalkmadan yemeğim önüme gelsin, saçlarımı bile başkaları tarasın " benzeri şeyler söylermiş. Kadın trafik kazası geçirmiş ve gerçekten istediği gibi yemeğini başkaları yapmış, saçlarını bile tarayamaz hale gelmiş. Bu örneği vermek istemezdim ama bazen korkmak çok motive edici oluyor. Mesela ben yıllardır unutmadım bu örneği.
Söz büyüdür derler, başkalarıyla ya da kendimizke konuşurken kullandığımız sözlere çok dikkat edin duaya dönüşebilirler. Güzel dualar edelim.


MİM: 2020'den Neler Bekliyorum?

YAZAR : Pazartesi, Aralık 09, 2019
2020 ile ilgili görsel sonucu

Sevgili blog arkadaşım hayat yazıyor beni mimlemiş. Uzun zamandır mim yapamıyordum. Davete icabet etmek lazım.
2020'den neler bekliyorum? diye düşününce 2019 nasıl geçmiş diye düşünmeden edemedim. Mutluluklar, sevinçler, hayal kırıklıkları. En çok da ilişkilerde yaşadığım hayal kırıklıkları baskındı sanki bu yıl. Demek ki beklentilerimi yüksek tutmuşum 2019'da. İnsan hata yaparak, hatalarından ders alarak gelişir. Ve bu hataların sonucunda düşünmek gerekir dersleri. "Bu neden benim başıma geldi?" "Ne mesaj vermek istiyor?" vb.... gibi sorular sormalıyız ki kendimize ne demek istediğini anlayalım ve kendimizi o yönde iyileştirelim. Yoksa aynı hatayı anlayana kadar yapmaya devam ederiz ve "bu neden hep benim başıma geliyor?" diye sormaya devam ederiz. 2019 benim için defalarca yaptığım bir çok hatamla yüzleşme yılı oldu diyebilirim. Epey canım acıdı, anlamak istemeyip tekrarladığım hatalardan ve beklentilerden. Yüzleşmek zor bir şey, kendi hatanı kabul etmek, sorumluluğunu almak. Bu yıl epey yüzleştim, sorumluluk aldım diyebilirim.

2020 ile ilgili görsel sonucu

"2020' de her şey harika olacak, o hataları bir daha yapmayacağım, beklentilerimi sıfırlayacağım" gibi bir cümle kuramıyorum tabi ki. Değişen sadece sayılar , biz halen öğrenmeye , gelişmeye devam edeceğiz. Yaşadığımız müddetçe mücadeleye devam.
2020'den bireysel beklentilerim daha farkında ve huzurlu bir yıl olsun, hayallerimi gerçekleştirmek için çabalamaya devam edeyim, çocuklarım , eşim, ailem hepimiz sağlıklı olalım. Toplum olarak beklentim ise kriz sıkıntılarının geçmesi, işsizliğin azalması, herkesin ekonomisinde iyileşme olması diyebilirim. İlk aklıma gelenler. Toplum mutlu olursa bireyler mutlu olur. Ya da tam tersi bireyler mutluysa toplum mutlu olur daha doğru sanki:)
Toplum olarak daha bilinçli olmaya çok ihtiyacımız var. Kitap okumaya, öğreneceğimiz şeyler izlemeye , bir birimize daha nazik ve anlayışlı olmaya ihtiyacımız var. Umarım 2020'de bu konularda aydınlanmalar yaşarız:)
Değişen sadece rakamlar, zihinler değişmeli . 2020 yılı ve sonrası için "Aydınlanma Zamanları" dendiğini okumuştum. Umarım güzel şeyler olur. Herkes için şimdiden mutlu yıllar dilerim.

Kimleri mimliyorum? Oytunla Hayat ,Bir ,Mavianne
Blogger tarafından desteklenmektedir.