metin hara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
metin hara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bütün Sorun Adriana Lima'nın Çok Güzel Olması:)))

YAZAR : Perşembe, Temmuz 13, 2017
Bu konuda dedikodu yapmasam olmazdı:))) Metin HARA sevdiğim bir yazar. Kitaplarını okudum. Videolarını izledim hatta Ankara'da marka konferansında fotoğraf çektirmişliğimiz bile var:)))
Metin Hara Adriana Lima aşkını ilk duyduğumda inanamadım bende. Sonra "neden inanamadım ki?" diye düşündüm. Neden olmasın ki? Duyan bir sürü insan aynı tepkiyi gösteriyor galiba. Ahmet Hakan sosyal medyada bu aşkı duyup komik tepkiler gösteren erkeklerin paylaştıklarını yazmış. Aşağıda paylaşıyorum Ahmet Hakan'ın yazısını.


Yapacaksan şunların afişini yap

ADRİANA LİMA / METİN HARA AŞKINA ERKEKSİ KISKANÇLIK TEPKİLERİ

- “AMA bu hiç adil değil” diyerek... Ankara’dan İstanbul’a yürüyüşe geçeceklerini açıklayanlar var.
- Bütün işi gücü bırakıp... Yoga eğitmenliğine geçmek isteyenler var.
- Nefes teknikleri ve Şamanizm kurslarına şimdiden yazılanlar var.
- Metin Hara’nın “Aşkın İstilası” kitabına reddiye yazmaya hazırlananlar var.
- “Yok abi yok. Bu reklam aşkıdır. Kesin iş var. Başka türlüsü mümkün değil” diyerek kendilerini kandıranlar var.
Adriana Lima, Metin Hara
Yakışmışlar bence:)))) 
Kim ne derse desin Metin Hara hakkında, nasıl eleştirirlerse eleştirsinler insanlar için iyi bir şeyler yapmaya çalışan insanları çok seviyorum. Bir çok insanın hayatına olumlu anlamda dokunmuş biri.  Kiminle sevgili olduğu da beni ilgilendirmez aslında. Mutluysa bize ne? Ama  erkeklerin bunu kabullenmeleri çok zor:)))) Çünkü konu Adriana Lima :)))



Ankara Marka Festivali 1

YAZAR : Perşembe, Aralık 15, 2016
ankara marka festivali ile ilgili görsel sonucu

Bugün Ankara Marka Festivali'nin 1. günüydü. Özellikle Metin HARA'yı dinlemek istiyordum. Ben yetişemeyeceğimi sanıyordum ama program biraz sarkmış anlaşılan, programa göre  14:14 ta başlaması gereken Metin HARA "Bir Markaya Nefes Olmak" konuşması daha başlamamıştı. 
Görüntünün olası içeriği: 7 kişi, kalabalık
"Markalaşma Üzerine Bir Çift Laf:Twigy&Arzum" paneline girdim. Twigy Yönetim Kurulu Başkanı Sinan ÖNCEL'in konuşmasını dinledim. Nasıl marka olduklarını, nasıl pazarlama stratejisi geliştirdiklerini anlattı ve sunumunun özeti; "biz sürüden ayrıldık, kurtlar yemedi, sizde ayrılın, herkes gibi düşünmeyin"di. Mesela futbol klüpleri ile renkleri terliklerde kullanmak için lisans anlaşmasını ilk onlar yapmışlar ve maç esnasında stada dev bir terlik maskotu koymuşlar. İlk başlarda insanlar ne alaka demişler ama sonrasında çok başarılı bir reklamcılık stratejisi olarak görülmüş.
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, konser ve yazı 

Metin Hara kendi hikayesini anlattı konuşmasında. Kitaplarını okuduğum için bildiğim bir hikayeydi ama birde ondan dinlemek çok güzeldi. Konuşmasının bir bölümünde elimizi kalbimize koymamız ve gözlerimizi kapatmamızı istedi. Daha sonra en küçük halimizi hayal etmemizi ve ona sarlmamızı istedi. Bir ara gözlerimi açıp salona baktığımda herkesin gözlerini kapatmış , huşu içinde Metin Hara'yı dinlediğini gördüm. Çok iyi bir motivasyon konuşmacısı olduğunu düşündüm. Ses tonu, enerjisi çok güzeldi. Mesela dedi ki "kahraman aramayı bırak, kahraman ol" "Halep'te çocuklar ölürken keşke Batman onları kurtarsa ama öyle bir şey olmuyor, sen kahraman olmak zorundasın" . Bir gün yaşadığı zorluklar sonucu kendini çok güçsüz hissettiği ve korktuğu birgün bir ustasının ona "her korktuğunda bir insanın kalbine cesaret üfleyeceksin" dediğini ve bunun kendisi için dönüm noktası olduğunu söyledi. Ve hepimize "korktuğunuzda birinin kalbine cesaret üfleyin" dedi.
Konuşmasından sonra kitap imzaladığı standında karşılaştık ve fotoğraf çektirmek istedim. O kadar pozitif bir enerjisi var ki ve çok naif bir insan. Ufak tefek olduğunu düşündüm ama yan yana fotoğraf çektirdiğimizde benden uzun görünmesine şaşırdım şahsen. Zaten erkekler hep öyle ufak tefek görünürler ama yanlarına gidince yinede kadınlardan uzun olurlar:) Nasıl oluyorsa artık. Haaa birde kadınlarda hep şişman görünürler erkeklerden ama tartıda erkekler daha fazla çıkarlar. Erkekler daha kaslılar ya sanırım ondan:)))
 
Sonrasında "Kim Demiş Ankara'dan Marka Çıkmaz Diye?" konulu konuşmasıyla Gamze Cizreli vardı. Oturup kaldım,Kahve içmeye bile gidemedim. Gamze Cizreli bilmeyenler için söylüyorum Big Şef restoranlar zincirinin kurucusu ve sahibi. Ankara'da ünlü bir kaç kafe ve restoranın da kuruluşunda yer almış girişimci bir insan."Nasıl "Love Mark" olunur?"dan bahsetti. Mesela konuşmasında öne çıkan bazı konulardan bahsetmem gerekirse;"tanınmış bir marka olmak istiyorsanız reklama, pr şirketlerine önem vermelisiniz. Biz bunlarla çok çalıştık, çok paralar verdik. Çok iyi olabilirsiniz ama sizi kimse bilmiyorsa iyi olmanızın faydası olmaz. Bilinir olmak için zihniyetin değişmesi lazım" dedi. Gamze Cizreli de sürekli gülümseyen çok pozitif bir kadın. Kendisini ilgiyle dinledim, zaten konuşması da çok akıcı ve eğlenceliydi.
 Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, sahnede ve konser
Daha sonra  Asley Joy markasının kurucusu Aslı Şen'in "ne Gerek Vardı?" başlıklı konuşması vardı. Açıkçası markayıda Aslı Şen'i de tanımıyordum o güne kadar. Kendisi Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Şen'in oğlu Mein Şen'in eşiymiş. Marka yapmak, bir şeyler üretmek için çaba harcadığında etrafındakiler ona "ne gerek var " demişler hep. Yani zenginsin zaten ye, iç, gez ne uğraşıyorsun demişler. Ama o rahat durmamış, bir şeyler yapmak, üretmek istemiş. Üreten insan mutlu olur, her istediği olan, her şeye kolaylıkla ulaşan insan mutlu olamaz(psikolojik bir çıkarım yapmadanda duramıyorum:)))) Hamileyken parabensiz ürün kullanmak istediğinde marketlerdeki ürünlerin hepsini incelediğini ama hepsinde paraben olduğu için bu konuda bir ihtiyaç olduğunu farkettiğini ve doğal, parabensiz ürünler üretmeye başladığını anlattı. Markasının doğuş hikayesi böyle olmuş. Aslı Şen'de bana çok samimi, çok bizden biri geldi. Konuşması esnasında çok heyecanlıydı ve anlaşılıyordu ama samimiyeti hepsini örtüyordu.
 Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta
Sonuç olarak çok eğlendiğim, bütün konuşmacıları zevkle dinlediğim bir etkinlik oldu benim için. Bana farklı vizyonlar kattığını düşünüyorum. Ama sadece öğleden sonra katılabildim. Sabah konuşmalarınada katılmak isterdim. İlk günün son konuşması Sertap Erener'indi ve çooook güzelmiş ama ben izleyemedim:((((
Ve diyorum ki böyle etkinlikler Ankara'da daha çok yapılmalı. Özellikle üniversite öğrencilerinden çok rağbet vardı. Çok kalabalıktı. Ücretsiz olması da ayrıca güzel olmuş bence. Yarın da 2. günü anlatacağım. Beni izlemeye devam edin :))))
Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta
Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, ayakta duran insanlar ve kalabalık
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi




Sufi Nefesi

YAZAR : Perşembe, Ekim 20, 2016


nefes ile ilgili görsel sonucu


Merhabalar
İlk defa Metin Hara'nın röportajında duymuştum Sufi Nefesini. Sonra da Yol kitabında okudum. Nefes konusu son zamanlarda çok popüler oldu. Çok çeşitli isimlerde nefes teknikleri var. Nefes tekniğiyle beyin dalgalarımızı değiştirmemiz mümkün. Yani ruh halimizi, stres düzeyimizi etkilememiz nefes alıp verişle mümkün olabiliyor. 
Günlük hayatımızda genelde beta beyin dalgasında yaşıyoruz. Yani uyanık, kaç yada savaş tepkisi verdiğimiz beyin dalgası. Alfa beyin dalgası ise daha çok uykuya geçmeden önceki zamanda olduğumuz beyin dalgası. Metin Hara kitabında beta beyin dalgasında olmanın bizi hastalandırdığını söylüyor. Yani sürekli beta da olmak bizi hasta ediyor. Bu yüzden günde en az 10 dakika sufi nefesi tekniğini uygulamamızı öneriyor. Stres seviyemizin azalacağını ve hasta olma ihtimalimizin azalacağını belirtiyor. 
Bir süredir bende günde 5-10 dakika sufi nefesi tekniğini uyguluyorum. Ancak ben hemen uyumaya başlıyorum:) Uykuya düşkün olduğumdan olsa gerek 10 dakikayı tamamlayamadan rahatlayıp uyuyorum. Uyku problemi olanlar için özellikle öneririm. 
 nefesi ile ilgili görsel sonucu
Sufi Nefesi nasıl oluyor peki? Dik ve rahat bir pozisyonda sakince burnumuzdan nefes alıp yine burnumuzdan veriyoruz. Nefesi alırken içimizden 4'e kadar sayıp verirken de 8'e kadar sayarak bırakıyoruz.Bunu her gün 10 dakika yapmak yeterli oluyor. Yani 4 birimde alıp, 8 birimde bırakıyoruz. Sinirlendiğimizde de sakinleşmek için yapabiliriz. Ama her gün 10 dakika yapmak gerek. Her gün yapılan bu çalışma anlık olarak rahatlatmanın dışında devam etmemiz halinde strese dayanıklılığımızı arttırıyor(Bu bilgi bilimsel bir çalışmanın sonucu).
Yani gelecekte sebebi strese bağlanan hastalıkların tedavisinde sufi nefes teknikleri doktor reçetelerine girmeye başlayacak gibi görünüyor. Ama ben hep koruyucu sağlıktan yana birisi olarak hasta olduktan sonra iyileşmeye çalışmaktansa hasta olmamak için çalışmanın daha önemli olduğunu düşünüyorum. Hasta olmadan önce tedbirleri almak gerek. Günde 10 dakika nefes tekniği uygulamak çok zor olmasa gerek. Öyle değil mi? 

Aşkın İstilası- YOL Kitabı

YAZAR : Salı, Mayıs 10, 2016



Son zamanlarda en faydalı bulduğum, en sevdiğim kitap "Yol" kitabı oldu. Aslında daha önce(1 yıl kadar önce) D&R ziyaretlerimizden birisinde elime alıp , biraz inceleyip bırakmıştım. Açıkçası "inanırsak olur benceeee:))))" ye indirgenmiş bir kişisel gelişim kitabı olduğunu düşünmüştüm. Sonra bu kitapla yollarımız nasıl tekrar kesişti hatırlamıyorum ama Youtube videolarında Metin Hara'nın bir konuşmasına denk gelmemdi sanırım. Sonra da neredeyse bütün videoları izledim ve ondan sonra "kitabı almalıyım" dedim. Çünkü anlattıkları hoşuma gitti. Bizim toplumumuzda insanlar meslekleri dışında başka şeyler yaptıklarında çok eleştiriliyorlar. Metin Hara'da bir fizyoterapist. Psikoloji ile ne ilgisi var vb.... gibi çok eleştirilmiş. Ama ben bir insan faydalı bir şeyler yapıyorsa alkışlanmalı, takdir edilmeli, desteklenmeli diye düşünüyorum ve ayrıca tıpla alakalı bir mesleğiniz varsa zaten yani insan ise konu bütünüyle ele alınmalı bence. Yani mesleği de çok uzak değil . İyileşme bütünüyle iyileşmedir. Ayrıca lisans mezunu olan herkes yetkin midir? ayrı bir tartışma konusu.



Kitapta ne anlatıyor biraz ondan bahsedeyim. İlk bölümde beyin dalgalarımızdan bahsediyor ve nefes egzersizleriyle beyin dalgalarımızı nasıl değiştiririz ve neden değiştirmeliyiz gibi konuları anlatıyor. Beta beyin dalgasında sürekli kalmamızın bizi hasta ettiğini söylüyor. Ve aslında hasta olmanın vücudumuzun bizi uyarmak için kullandığı bir yöntem olduğunu söylüyor(ki bende aynı şekilde düşünürüm ve danışanlarıma hastalıkların altındaki sebepleri iyileştirmemiz gerektiğini söylerim) 
Kitapta en beğendiğim şey okuyan herkesin uygulayabileceği kolay egzersizler olması. Bir eğitim alıyormuş gibi oluyorsunuz kitabı okurken ki böyle kitapları çok severim ben. Yani size kimse yardım edemez, eğer siz hazır değilseniz. Dünyanın en iyi doktoru, danışmanı vb.... ne olursa olsun siz iyileşmeye hazır değilseniz sizi iyileştiremez.

Metin Hara'da kitabında aynı benim cümlelerimi söylüyor sanki(gerçi aklın yolu birdir) .Diyor ki "hastalık yoktur, hasta vardır". Bende hep buna inanmışımdır ve tıpta hastalıkları kategorize ederek tedavi etmeye çalışmanın tedavinin başarılı olmasını olumsuz etkilediğini düşünürüm. 
Kitapta vücudumuzdaki çakralar ve çakralarımızı nasıl dengelememiz gerektiğine dair egzersizler de var. Doğu tıbbı ve hastalıkların tedavisi, şifa verme, hastalıklaın psikolojik nedenleri gibi konularda çok güzel işlenmiş.
Yani demem o ki tavsiye ediyorum. Fayda görebileceğiniz bir kitap. Boş vaatler vermiyor, uygulanabilir teknikler öğretiyor. 
Görüşmek üzere.......
Blogger tarafından desteklenmektedir.