Ankara Marka Festivali 1

ankara marka festivali ile ilgili görsel sonucu

Bugün Ankara Marka Festivali'nin 1. günüydü. Özellikle Metin HARA'yı dinlemek istiyordum. Ben yetişemeyeceğimi sanıyordum ama program biraz sarkmış anlaşılan, programa göre  14:14 ta başlaması gereken Metin HARA "Bir Markaya Nefes Olmak" konuşması daha başlamamıştı. 
Görüntünün olası içeriği: 7 kişi, kalabalık
"Markalaşma Üzerine Bir Çift Laf:Twigy&Arzum" paneline girdim. Twigy Yönetim Kurulu Başkanı Sinan ÖNCEL'in konuşmasını dinledim. Nasıl marka olduklarını, nasıl pazarlama stratejisi geliştirdiklerini anlattı ve sunumunun özeti; "biz sürüden ayrıldık, kurtlar yemedi, sizde ayrılın, herkes gibi düşünmeyin"di. Mesela futbol klüpleri ile renkleri terliklerde kullanmak için lisans anlaşmasını ilk onlar yapmışlar ve maç esnasında stada dev bir terlik maskotu koymuşlar. İlk başlarda insanlar ne alaka demişler ama sonrasında çok başarılı bir reklamcılık stratejisi olarak görülmüş.
Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, konser ve yazı 

Metin Hara kendi hikayesini anlattı konuşmasında. Kitaplarını okuduğum için bildiğim bir hikayeydi ama birde ondan dinlemek çok güzeldi. Konuşmasının bir bölümünde elimizi kalbimize koymamız ve gözlerimizi kapatmamızı istedi. Daha sonra en küçük halimizi hayal etmemizi ve ona sarlmamızı istedi. Bir ara gözlerimi açıp salona baktığımda herkesin gözlerini kapatmış , huşu içinde Metin Hara'yı dinlediğini gördüm. Çok iyi bir motivasyon konuşmacısı olduğunu düşündüm. Ses tonu, enerjisi çok güzeldi. Mesela dedi ki "kahraman aramayı bırak, kahraman ol" "Halep'te çocuklar ölürken keşke Batman onları kurtarsa ama öyle bir şey olmuyor, sen kahraman olmak zorundasın" . Bir gün yaşadığı zorluklar sonucu kendini çok güçsüz hissettiği ve korktuğu birgün bir ustasının ona "her korktuğunda bir insanın kalbine cesaret üfleyeceksin" dediğini ve bunun kendisi için dönüm noktası olduğunu söyledi. Ve hepimize "korktuğunuzda birinin kalbine cesaret üfleyin" dedi.
Konuşmasından sonra kitap imzaladığı standında karşılaştık ve fotoğraf çektirmek istedim. O kadar pozitif bir enerjisi var ki ve çok naif bir insan. Ufak tefek olduğunu düşündüm ama yan yana fotoğraf çektirdiğimizde benden uzun görünmesine şaşırdım şahsen. Zaten erkekler hep öyle ufak tefek görünürler ama yanlarına gidince yinede kadınlardan uzun olurlar:) Nasıl oluyorsa artık. Haaa birde kadınlarda hep şişman görünürler erkeklerden ama tartıda erkekler daha fazla çıkarlar. Erkekler daha kaslılar ya sanırım ondan:)))
 
Sonrasında "Kim Demiş Ankara'dan Marka Çıkmaz Diye?" konulu konuşmasıyla Gamze Cizreli vardı. Oturup kaldım,Kahve içmeye bile gidemedim. Gamze Cizreli bilmeyenler için söylüyorum Big Şef restoranlar zincirinin kurucusu ve sahibi. Ankara'da ünlü bir kaç kafe ve restoranın da kuruluşunda yer almış girişimci bir insan."Nasıl "Love Mark" olunur?"dan bahsetti. Mesela konuşmasında öne çıkan bazı konulardan bahsetmem gerekirse;"tanınmış bir marka olmak istiyorsanız reklama, pr şirketlerine önem vermelisiniz. Biz bunlarla çok çalıştık, çok paralar verdik. Çok iyi olabilirsiniz ama sizi kimse bilmiyorsa iyi olmanızın faydası olmaz. Bilinir olmak için zihniyetin değişmesi lazım" dedi. Gamze Cizreli de sürekli gülümseyen çok pozitif bir kadın. Kendisini ilgiyle dinledim, zaten konuşması da çok akıcı ve eğlenceliydi.
 Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, sahnede ve konser
Daha sonra  Asley Joy markasının kurucusu Aslı Şen'in "ne Gerek Vardı?" başlıklı konuşması vardı. Açıkçası markayıda Aslı Şen'i de tanımıyordum o güne kadar. Kendisi Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Şen'in oğlu Mein Şen'in eşiymiş. Marka yapmak, bir şeyler üretmek için çaba harcadığında etrafındakiler ona "ne gerek var " demişler hep. Yani zenginsin zaten ye, iç, gez ne uğraşıyorsun demişler. Ama o rahat durmamış, bir şeyler yapmak, üretmek istemiş. Üreten insan mutlu olur, her istediği olan, her şeye kolaylıkla ulaşan insan mutlu olamaz(psikolojik bir çıkarım yapmadanda duramıyorum:)))) Hamileyken parabensiz ürün kullanmak istediğinde marketlerdeki ürünlerin hepsini incelediğini ama hepsinde paraben olduğu için bu konuda bir ihtiyaç olduğunu farkettiğini ve doğal, parabensiz ürünler üretmeye başladığını anlattı. Markasının doğuş hikayesi böyle olmuş. Aslı Şen'de bana çok samimi, çok bizden biri geldi. Konuşması esnasında çok heyecanlıydı ve anlaşılıyordu ama samimiyeti hepsini örtüyordu.
 Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta
Sonuç olarak çok eğlendiğim, bütün konuşmacıları zevkle dinlediğim bir etkinlik oldu benim için. Bana farklı vizyonlar kattığını düşünüyorum. Ama sadece öğleden sonra katılabildim. Sabah konuşmalarınada katılmak isterdim. İlk günün son konuşması Sertap Erener'indi ve çooook güzelmiş ama ben izleyemedim:((((
Ve diyorum ki böyle etkinlikler Ankara'da daha çok yapılmalı. Özellikle üniversite öğrencilerinden çok rağbet vardı. Çok kalabalıktı. Ücretsiz olması da ayrıca güzel olmuş bence. Yarın da 2. günü anlatacağım. Beni izlemeye devam edin :))))
Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta
Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, ayakta duran insanlar ve kalabalık
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi




4 yorum:

  1. Gitmeyi istediğim ama gidemediğim bir etkinlik.Senden dinleyeceğim artık.Yarın yazacağın yazıyı da merakla bekliyorum :)

    YanıtlayınSil
  2. Bende gitmeyi çok istiyordum bu etkinliğe,senin sayende takipteyim :)

    YanıtlayınSil
  3. Dolu dolu bir gün olmuş Kadriye, ne güzel :)
    Eminim çok faydalı olmuştur sana ♥

    YanıtlayınSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.