Tatil ve DEHB

YAZAR : Cuma, Ocak 29, 2016
Yarı yıl tatilinin gelmesine çok sevindim. Çünkü ben de projemi bitirdim ve hak ettim bu tatili. Yarın çocuklarla Kıbrıs'a gidiyoruz. Kardeşlerimde gelecekler. Kocişleri götürmüyoruz "yalnız kadınlar ve çocuklar:)" Aaaa pardon 13 yaşında erkek sayılır yani oğlum var bir tek. O kadar kadın başımızda bir erkek gerek tabi:) 

Bu arada projemden bahsetmek istiyorum biraz. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun ilaçsız tedavi yöntemleri. Son zamanlarda bu konuyu çok duymaya başladık. Daha sonra ayrıntılı olarak yazacağım ama eğer çocuğunuza hiperaktivite teşhisi konduysa önce ilaçsız tedavileri denemelisiniz. Çalışmam sürecinde yaptığım araştırmalarda özellikle Amerika'da artık ilaçsız tedavi yöntemlerine başvurulduğunu ve devletin bu tedavileri desteklediğini gördüm. Ve ilaç kullanımının yol açabileceği sorunların boyutlarının çok büyük olduğunu gördüm. Şimdi bu konuyla ilgili ailelerle çalışmaya başladım. İsterseniz buradan da yardımcı olabilirim. Çünkü çocklarımız bizim için çok değerli ve onları korumak bizim görevimiz. 


 
Bir süre yazamayacağım ama sizleri okurum. Dönünce görüşmek üzere...

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

YAZAR : Çarşamba, Ocak 27, 2016
Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.
Dudakları kapatarak gülümsemek
Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.
Kendini beğenmiş gülümseme
Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.
Yarım gülümseme
Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.
Ağız açık gülümseme
Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)
Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Kilo Sorunsalı

YAZAR : Çarşamba, Ocak 27, 2016
Beni hiç merak etmiyor musunuz? Ne yaptı bu kadın? Rejim yapıyordu, bıraktı mı? Kilo verdi mi? Soran eden yok. Hani bırakırsam bana "iradesiz" falan diyerek hakaret edecektiniz? Öyle anlaşmıştık. Ama siz merak etmeseniz de ben söyleyeceğim zaten. 2,5 kilo vermişim an itibariyle. Çok mutluyum ama nerdeyse 1 ay oldu ve aslında az vermişim. Az olsun sağlam olsun diye teselli ediyorum kendimi. Çünkü hızlı giden, hızlı gelir.Aslında bu da bir züğürt tesellisi ama olsun.
Kilo olarak az kaybetsem de spordan dolayı epey bir incelme ve şekillenme durumu söz konusu. Çünkü insanlar bana "zayıfladın sen, inceldin" falan diyorlar. Motivasyon oluyor tabi bu da. İlk haftalar kadar sıkı olmasa da rejime devam ediyorum ve bu süreçte bir şey fark ettim. Eskiden de 1 hafta 10 gün gayet güzel rejim yapmışlığım vardır ama istikrarlı olmadığım için ve bunun biteceğini sandığım için veremiyor muşum ben kilo. Yani şöyle anlatayım 3-5 kilo verdikten sonra eski yeme düzenine tam gaz geri dönüp, hatta "kilo verdim nasıl olsa" diye daha bi rahat yediğimdenmiş sıkıntı. Yani demem o ki rejim yapıp az yemeye alışacaksın ve bunu sürdüreceksin arkadaşım. Mide kapasiteni zar zor küçülttükten sonra tekrar büyütmemek için çabalayacakmışsın. Ben anladım deneme-yanılma yoluyla, siz bana inanın deneme-yanılma yöntemi hem çok maliyetli, hem de uzun sürüyor, kendiniz anlamak için uğraşmayın yani:)))
Canımın istediğini çok yemenin özgürlük olduğuna dair bir inancım varmış benim(bu inancımı nasıl fark ettiğimi daha sonra anlatacağım-otohipnozu anlatacağım yani) . Oysa ki Hz Ali'nin bir sözü var "az yersen sen yemeğin sahibi olursun, çok yersen o senin sahibin olur".
Yani arkadaşlar özetle diyorum ki kilo veremiyorsanız inançlarınıza bir bakın. İkincil kazancınız var mı? Yani kilo vermediğinizde size ne kazandıracak bu? Kesinlikle içten içe , sizin bile fark etmediğiniz bir inancınız vardır. Yani bilinçaltınız bir kazancınız olduğuna inanıyordur.Bunu daha ayrıntılı anlatacağım arkadaşlar ve yaratıcı imgelemeyi de . Sevgili Kestane Fiyonk istemiş bu konuda yazmamı. Sen istersen ben yazmaz mıyım cancağızım ? Ama azzzz sonra:))))


2015'in Enleri Mimi

YAZAR : Salı, Ocak 26, 2016
Sevgili Şebnem beni mimlemiş. Teşekkürler Şebo. Benim için yazdığı güzel şeylerde biraz bulutlarda dolaşmama neden oldu, zor indirdim kendimi:))) Sen mimlersin de ben yapmaz mıyım şekerim?
Ama bunu epey düşünmem gerekti. Bir de aslında ismi olmayanlar küsecek diye de karar veremiyorum ki ben. Sevdiğim çok blog var. Unuttuklarım için  şimdiden affola.

Bu senenin ;

En depresif bloggeri :   Tolga ama harika bir depresif. Yani yazılarına hayran kalıyorsunuz. Depresyona giresiniz geliyor. Güçlü bir kalemi var. Blog aleminde ilk tanıdıklarımdan.

En güldüreni: EQ Geç tanıdım kendisini ama olsun bundan sonra seninleyim Ayşe:). Miras bu kız beni çok güldürüyor, çok zeki ve anlatım tarzı çok sürükleyici.

En güçlü kalemi: Kalemderi yazı yazarken bazen Kalemderi beğenirmi ki? diye düşünüyorum.Ve kelimelerin Efendisi diyorum onun için. 
Tolga mutlaka okumalısınız. Anlatılmaz yaşanır. Alır sizi anlattıklarıyla bir yere götürür, daha siz ne olduğunu anlayamadan başka bir yere atar sizi. Yani bir yazısında hem gülüp, hem kızabilir, hüzünlenebilir vb.... bir sürü duyguyu aynı anda yaşayabilirsiniz. Azcık +18 ama ne yapalım:)))

En iyi fotoğrafçısı: İlk göz ağrım Handan ve Havva. Harika fotoğrafları var. Yorum yapmayı onlardan öğrendim. Blog dünyasının işleyişini onlar öğretti diyebilirim. Bu güzel insanlar olmasa bırakırdım ilk başlarda heralde blog işlerini.

En zevklisi: Havva, Gizli Yetenek, Kestane Fiyonk

En çalışkanı: Banuca İşler Kitaplar, el emeği işler. Nasıl bu kadar becerikli ve herşeye vakit bulabiliyor diye düşünüyorum.

En iyi aşçısı: Gerçek hayatta da tanıştığım, tabi blog sayesinde, zarif, pozitif ve süper enerjisi olan kadın Mavianne. Kocasıda yemek yapıyor benimkisi gibi. Onları da paylaşır. Herşeyle ,herkesle ilgili, duyarlı. Ben böyle insanlar için "her insanın mutlaka böyle bir arkadaşı olmalı" tarzı insanlar diyorum.

En gezgini: bilgehan merki Kendisi ile Konuk Yazar olarak bloguma yazması vesilesiyle tanıştık. Gezdiği yerleri çok güzel anlatır. Okuduğu kitapları tanıtmasıda farklıdır.  http://www.kuzununannesi.com , parıldayan çiçek az yazıyor, keşke daha çok yazsa.

En özgünü:Eski adı muzurella şimdiki adı raselinturhan.blogspot.com Yazı tarzı hoşuma gidiyor. Okumaktan keyif aldığım bloglardandır kendisi.  ali çalışkan O da ilk göz ağrılarımdan şiirlerini ve şiir gibi yazılarını seviyorum.

En kütüphanecisi: bipoşet kitap yeni keşiflerimden. Kitap yorumlarını, yazılarını severek okuyorum., kahve yanı farklı tarz kitap yorumları ve derin konular yazar kendisi.

En merak edileniseyhan youtube kanalı da var ama hiç görmedim kendisini. Komik tarz yazılarını , kitap yorumlarını seviyorum. Dizi tavsiye ediyor ve öyle güzel anlatıyorki izlenecekler listem dolu onun yüzünden. kore fenomeni de yeni kaşiflerimden. Dizi anlatımları çok güzel. Bazen yemek tarifleride verir . Keyifle okunur.

En samimisi: Sevgili Şebo oytunla hayat  ,Nasıl anlatsam ki Oytun Paşa ile yaşadıklarını, hayata eğlenceli bakışını, film yorumlarını, kendisiyle dalga geçişlerini , herşeyini seviyorum işte:)))
yüreğimin iklimi kitap yorumları,başka bloglardan seçmelerini çok seviyorum. Felsefi tarafınıda:)

Birde En Okunası Bloglar var benim için; Tigris Cafe, Nabrut, Güzel ve Kültürlü, http://sevdicann.blogspot.com, www.gunlukbasagrisi.blogspot.com,http://ucunkuslar.blogspot.comhttp://www.renklidesign.blogspot.com.tr
Tanımıyorum şahsen ama o benim arkadaşım:))) www.yuzyillikkonak.blogspot.com ve http://nurmer.blogspot.com/

Çok zor oldu valla bu seçimler. Aslında daha da çok var sevdiklerim ama şimdilik aklıma gelenler. Ama iyi ki bu dünyayı ve sizleri tanımışım. Hepinizi seviyorum güzel insanlar. Ve burada adı geçen ve yapmak isteyen herkesi mimliyorum.

Perşembe Seçmeler

YAZAR : Perşembe, Ocak 21, 2016
#neden #o #kadar #zayıfsın #fakir #misin #instagood #instatürk #instalove

Ha ha ha işte buna bayıldım. Kıskandığımdan sevdim sanıyorsunuz değil mi? Hayıııııır tabisi:))) Alakası yok. 

* Bunu İnstagramda görmüştüm. Bir şey daha görmüştüm ama onu bulamadım. Diyor ki; "Orta yaşta ki insanlar durup dururken, derin bir iç çekip  Allah, çok şükür,La ilahe illalah  vb.... şeyler söylüyorlar. Güncelleme geliyor galiba:)" . Bunu çocuklarıma anlattım ve çok güldük. Çünkü ben de zaman zaman "çok şükür" derim derin nefes alarak:))) Ondan sonra ne zaman desem "Anneme gene güncelleme geldi" diyorlar. 
 
*"Şartlar ne olursa olsun kuyruğu hep dik tutacaksın":)))

 

*Memur Mülayim Bey ve sevgili karısı:))))

 

*Son 2 hafta sonudur sabahları erkenden uyanıyorum. Yaşlanıyor muyum ne? Hayat çok acımasız. Çocukken hiç işiniz yokken uyumazsınız, uyumak istemezsiniz. Gençlik ve orta yaşta da uyumak istersiniz işten, güçten uyuyamazsınız ve yaşlanınca yine işiniz yoktur ama uyuyamazsınız:(((
Sonra kocişime döndüm dedim ki "sabahları uyuyamıyorum sanırım beni değiştirmişler, senin karın böyle olamaz, uzaylılar mı kaçırdı beni acaba?":))))
 
*Hafta sonu Lise arkadaşlarımla kahvaltı var da.Bizde mi formalarımızı giysek acaba:) 20 yıl sonra göreceğiz birbirimiz çok heyecanlandım .  


Blogger tarafından desteklenmektedir.