Güzellik&Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güzellik&Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yedikleriniz İlacınız Olsun

YAZAR : Çarşamba, Mayıs 24, 2017
yedikleriniz ilacınız olsun ile ilgili görsel sonucu

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu'nun İlaçsız Tedavi Yöntemleri isimli bir kitap yazıyorum. Bu kitap için araştırmalar yaparken çok sık karşıma beslenme ve DEHB ilişkisi çıkıyor. Ayrıca Haşimato Tiroditi rahatsızlığım var ve bu konuda da bulduğum herşeyi okuyorum. Facebook'ta bir gruba üyeyim ve bu grupta da paylaşılanlarda yediğimiz şeylerin ne kadar önemli olduğundan bahsediliyor. Bütün bu araştırmalar bana aslında beslenmenin ne kadar önemli olduğunu ve insanlar için beslenmenin sadece alışkanlıklardan ibaret olduğunu düşündürttü. Yani bir düşünün yediğiniz şeyleri neden tercih ediyorsunuz? Çünkü tadı hoşunuza gidiyor. Çünkü ailenizde böyle beslenirdi. Peki yaşadığınız her hangi bir sorunun yediklerinizle alakalı olduğunu bilseniz ve beslenmenizi değiştirerek bu sorundan kurtulabileceğinizi bilseniz beslenmenizi değiştirmezmiydiniz? Ben sizin yerinize cevap vereyim çünkü kendimden biliyorum ki sorun sizi çok rahatsız etmedikçe değiştirmezdiniz. Çünkü alışkanlıklar öyle güçlü ki, "anahtarları denize atılmış kilit" gibiler. Alışkanlıkları değiştirmek için çok güçlü bir irade gerekiyor ve eğer gerçekten çok sıkıntı yaşamıyorsak bu iradeyi gösteremiyoruz. İnsan doğası bu yani hepimiz öyleyiz. Yok aslında birbirimizden farkımız:))))))

yedikleriniz ilacınız olsun ile ilgili görsel sonucu

* "Beslenme yanlışsa ilacın yararı yok, beslenme doğruysa ilaca gerek yok!"

Otizm, Depresyon, Dikkat Eksikliği, DEHB, Fibromiyalji, MS, Kronik Yorgunluk, Kas Ağrıları, Haşimato Tiroiditi gibi bir çok hastalığın kaynağında bozuk bağırsak floramız var. Daha önceki yazılarımda paylaşmıştım, Doktor Natasha Campbell isimli bir anne otizmli oğlunun bağırsaklarını iyileştirerek otizmini iyileştirmiş ve bir klinik açarak ve bir kitap yazarak isteyen herkese yardım etmeye başlamış. Kendisi Nöroloji Uzmanı ama oğlu hasta olunca bakmış ki tıp otizm konusunda bir çare bulabilmiş değil. Bunun üzerine araştırmalara başlamış ve elde ettiği başarılı sonuçlardan sonra bunu herkese duyurmaya karar vermiş.
 Fark ettiyseniz ne varsa annelerde var :))) Ben de oğluma hemen DEHB teşhisi konulup ilaç başlanması üzerine bu konuya yoğunlaşmıştım mesela:)))
gaps kitabı ile ilgili görsel sonucu
Dr. Natasha Campbell'in GAPS - Bağırsak ve Psikoloji Sendromu kitabı yukarıdaki resimde gördüğünüz kitap. Kitapta AIP diyeti diye adlandırılan diyeti uygulayan ve iyileşen çok sayıda insanın da hikayesi var. Ve Dr. Natasha diyor ki; "Günümüz modern tıbbı hastalıkların semptonlarını geçirici ilaçlar veriyor. Hiç bir hastalığın kaynağına inmiyor ve hastalıkların çoğu bağırsaklarımızdan başlıyor. Yani bağırsaklarımızı iyileştirmeden hastalığı iyileştiremeyiz".
Son zamanlarda bu konuya gereken önemi veren doktor sayısının arttığını görüyorum. Televizyonlarda, internette daha çok doktor bağırsak tedavisini uyguluyor. Bu konuda Türk Doktorlar tarafından yazılmış kitaplarda var.
Bu konu uzun bir konu ve ben öğrendiklerimi sizinle paylaşmaya devam edeceğim. İsterseniz sizde internette araştırabilirsiniz tabi. Derman arayan insanlara bir faydamız olur belki.


Evinizdeki Negatif Enerjiyi Atmanın Yolları

YAZAR : Salı, Mayıs 09, 2017
negatif-enerji-sirke-tuz-su-880x320[1]

Son zamanlarda enerji olayına çok ilgi duymaya başladım. Sonuç olarak evren bir enerji, bizde enerjiyiz. İlgi duymamak elde değil:)
Zamazingo   isimli bir blogu uzun zamandır takip ediyorum ve yazılarını çok seviyorum. Bugün bu siteden bir yazıyı paylaşmak istiyorum sizlerle.

Özellikle evlerimiz enerjinin çok karışık olduğunu ortamlardır. Hisler, duygular ve düşünceler bir çok farklı enerji oluşturur. Aynı zamanda eve gelen misafirlerimiz de pozitif veya negatif enerji getirebilirler. Negatif enerjilerin birikmesi sonucunda karamsar düşünceler, stres halinin sürekliliği gibi problemlerle karşılaşabilirsiniz. Daha kötüsü ise bu enerjiler evinizin içinde her yere siner ve çıkarılmadığı sürece kötü etkileri devam eder.
EVDE NEGATİF ENERJİ VARSA?
Negatif enerji; ilişkilerde sorunlara, yanlış kararlar alınmasına veya geçimsiz biri haline dönüşmenize neden olabilir. Bunların sonucunda ise kendinizi daha yorgun ve kırılgan hissedebilir, hatta yaşama sevincinizi kaybedebilirsiniz. Bu sebeplerle evinizde veya ofisinizde ki negatif enerjisi düzenli olarak ortadan kaldırmanız ruh sağlığınız açısında önem taşımaktadır. Aslında negatif enerjiyi yaşam alanınızdan atmak çok kolay.
Negatif Enerji Evden Nasıl Atılır?
Evinizde   kolaylıkla hazırlayacağınız bir karışım sayesinde negatif enerjileri dışarı atabilirsiniz. İhtiyacınız olan malzemeler yalnıza şeffaf bir bardak, deniz tuzu veya kalın tuz, sirke ve su. İlk olarak bardağın 3’te 1 ini dolduracak şekilde tuz ekliyorsunuz. Ardından yarısına kadar su diğer yarısına da sirke ekliyorsunuz.
Hazırlamış olduğunuz karışımı evinizde görünmeyen bir noktaya koyun ve bir gün boyunca bekletin. Bu süre zarfında bardağın yerini hiç oynatmayın. 1 gün sonunda bardağınıza bakın; eğer bıraktığınız gibi duruyorsa bulunduğunuz ortamda negatif enerji yok demektir. Fakat bardakta baloncuk veya herhangi başka bir oluşum varsa odanızda negatif enerji var demektir. Bu durumda yapmanız gereken bardağı bıraktığınız gibi bulana dek her gün aynı karışımı uygulamak. Ayrıca unutmamanız gereken bir diğer nokta ise negatif enerjiyi çeken bardağınızı her gün evinizin dışında bir yere dökmeniz gerekmektedir.
Kaynak: Bilgi Doktoru

Mutluluğun Kiloyla İlgisi Yok:)))

YAZAR : Cuma, Nisan 21, 2017
Aslında mutluluğun dış etkenlerle ilgisi yok. İçten gelir mutluluk. Mutlu olmak öğrenilebilir ayrıca. Yani bakış açımızı değiştirerek , olumluya odaklanarak, küçük şeylerin tadına vararak, yaşadığın an'da olarak mutlu olabilirsiniz. 
Gülmekten poz veremedi
Fotoğraftaki güzel bayan, büyük beden mankeni Ashley Graham. Sıfır beden akımına karşın acayip iş yapıyor. Bende acayip destekliyorum kendisini. 
Çünkü ben kadınların bedenleri üzerindeki baskılara, ideal ölçülere karşıyım. Haaa diyeceksiniz ki "sen neden zayıflamak istiyorsun o zaman?". Cevap veriyorum ; "ben sıfır beden dayatmasına, ne kadar zayıf o kadar güzel düşüncesine karşıyım". İdeal kiloyu savunuyorum. Yani asla sıfır beden olmak istemem, Allah korusun. 
Hürriyette "Gülmekten poz veremedi" haberini okuyunca yüzümde bir tebessüm belirdi.Aklıma bir araştırmayı getirdi bu haber. Erkeklere 100 tane fotoğraf göstermişler ve "hangi kadının daha çekici olduğunu " sormuşlar. Sonuç olarak fiziksel olarak kusurlu olmasına rağmen erkekler gülümseyen kadınları çok çekici bulmuşlar.
Büyük beden mankeni Graham hem kendisi gülmekten poz verememiş hem de yaptığı espirilerle çekim yapan ekibi kahkalara boğmuş. Kendinden hoşnut insan örneği. Yani kaç kilo olursanız olun kendinizden hoşnut olmanızdır önemli olan ve bu hoşnutluğun kriterleri toplumun baskıları olmamalı. Farkında mısınız bilmem ama bu kriterler gittikçe acımasızlaşmaya başladı. Mükemmel vücutlu, mükemmel anne, mükemmel  her şey olmak zorundasınız. Çıta gittikçe yükseliyor. 
Gülmekten poz veremedi
Bizim toplumda  söylenen bir söz vardır "fesatlığından kilo alamıyor". Bu haber birde bana bunu düşündürttü.   İş yerinde benim gibi hafif balık etli bir arkadaşımla mutlu insanların hafif kilolu olduğunu, saf ve iyi niyetli olduklarını falan konuşuyorduk bir gün. Zayıf bir arkadaş geldi o anda odaya ve konuştuklarımıza kulak misafiri oldu. "Ne yani siz şimdi bana fesat mı diyorsunuz?" dedi. Bizde kahkalarla gülerek "yoooo biz demiyoruz toplum diyor" dedik. O da bize "kilo veremiyorsunuz züğürt tesellisiyle kendinizi avutuyorsunuz" dedi. Sonra ondan nefret ettik işte bizde:)))))
Yani demem o ki arkadaşlar kimsenin standartlarına uymaya çalışarak kendinizi hırpalamayın. Nasılsanız şu an, bu halinizle güzelsiniz. Hiç kimsenin size kendinizi kötü hissettirmesine izin vermeyin. Birisi sizi bu konuda eleştirirse eğer şunu bilin ki tamamen kendi hakkındaki olumsuz düşüncelerini size söylüyordur. Yani size kilo almışsın diyorsa o kendisinin kilo aldığını düşünüyordur. Kötü görünüyorsun diyorsa kendisinin kötü göründüğünü düşünüyordur" Kişisel algılamayın yani konunun sizinle bir ilgisi yok:)))))

Tibet'in Gençlik Pınarı Günlük 5 Hareket

YAZAR : Pazartesi, Nisan 03, 2017
                 


Tibet'in Gençlik Pınarı Hareketleri ismiyle bilinen, hatta bazı yerlerde ayin olduğu söylenen ama dini bir ayinle ilgisi olmayan hareketler. Daha önceki yazımda gittiğim bir etkinlikte tanıştığım bayan tarafından "çok enerjim düşük" dediğim için bana tavsiye edildiğini anlatmıştım.
Bu hareketlerin düzenli yapılması durumunda ; daha genç görünüm, sabahları dinç uyanma, eklem ağrılarında iyileşme,fazla kiloların verilmesi, sağlıklı uyku, saçlarda ve ciltte canlılık,uyum,yüksek enerji, duygusal ve zihinsel sağlığa iyi gelme gibi faydaları bulunuyor.( Harika faydalar, hepimizin ihtiyacı var).


İlgilenenler ve daha ayrıntılı öğrenmek isteyenler için kitabı da mevcut.
çakralar ile ilgili görsel sonucu

Dikkat edilmesi gereken noktalar: Bu 5 hareketi her gün yapmanız gerekiyor ve hareketleri yaparken zorlanmamamız, rahat nefes alıp veriyor olmamız gerekiyor. Her hareketten sonra diğerini yapmadan bir süre durup ellerimizi bedenimize dayayarak derin derin bir kaç kez nefes almamız gerek. Hareketleri yavaşça yapmak ve spor egzersizi gibi değil de yoga gibi düşünmek yani içimize dönüp meditasyon yapar gibi yapmak gerek.  
Başlangıçta her hareketin 3 kez yapılması tavsiye ediliyor. Daha sonra her hafta tekrar sayısını 2 şer arttırarak 21 tekrara ulaşıncaya kadar arttırmaya devam edin.Yani 2.hafta her hareketi 5 kez, 3. hafta 7 kez, 4. hafta 9 kez ve bu şekilde arttırmaya devam edin 10 hafta sonra her hareketi 21 kere yapabilir duruma geleceksiniz.
Ben yapmaya yeni başladığım için çok yorum yapamayacağım ancak sürekli yapanların yorumlarından derledim sizin için:


* "Dr. David Selman

"Çakraların omurga üzerindeki yerleri ana salgı bezlerine karşılık geliyor," diye açıklıyor. "Bu salgı bezleri beden kimyasının ve otomatik işlevlerin homeostasisini korumaya yardım eder. Büyüme hormonuyla bağlantısı olan ve eskiden beri yaşlanmayla ilgisi olduğu bilinen tiroit ve hipofiz bezleri, endokrin sisteminin bir parçasıdır. Her ikisi de baş ve boyun bölgesindedir ve ayinler özellikle bu bölgeyi çalıştırarak bu bezleri aktif hale getiriyor. Yapılan bilimsel araştırmalarda, bu büyüme hormonunun küçük bir miktarının kişiye verilmesinin yaşlanma sürecini yavaşlattığı görüldü."
 

* "Dr. Cope

"Kas gücüm arttı, omuzlarım daha düzgün ve karın kaslarım daha gergin. Altı aydan sonra kafamın arkasındaki kırçıllaşmış saçlar eski koyu kahverengi haline dönmeye başladı."

Dr. Cope, "Beş Ayin, yalnızca bedeni çalıştıran egzersizlerden ibaret değil. Ayinleri yaptıktan sonra derin ve genel bir sağlık hissi duyuyorum, ayinleri çalışmadığım zaman bu hissi özlüyorum" diyor. "Bu ayinlerin bedenle zihin arasındaki dengeyi sağlamak için yaratıldığını düşünüyorum" diyor. Bu nedenle Dr. Cope ayinleri birçok hastasına öneriyor."


* "Beyaz saçlarım açık kahverengiye geri döndü. Tek bir beyaz saçım bile kalmadı. Bunun yanıtını bilemiyorum."
-Ellie Stevens, Okanogan, Washington
* "Çalışmaların fiziksel, duygusal ve zihinsel etkileri inanılmaz. Hakkımda çok daha iyi şeyler hissediyorum; çok daha canlı ve genel olarak daha hoşnuttum. Zihnim daha hızlı ve daha berrak. Fiziksel duruşum inanılmaz derecede iyileşti. Bu kitabı her yaştan her insan için hararetle tavsiye ederim."
-       Steven Hunt, Troy, Michigan



Diyetisyen Günlükleri

YAZAR : Cuma, Mart 24, 2017

Yaz geliyor , bu ne demek oluyor? zayıflama zamanıııı. Bu yüzden Deniz'le birlikte diyetisyene gittik. Diyetisyen görüşmesinden sonra ertesi gün diyete başlayacağımız için gidip bi son kez waffle  yiyelim dedik:)))) Resimde görmüş olduğunuz waffle'ı ikimiz yedik ama bütün yemedik, paylaştık. Uzunca bir süre yiyememe ihtimaline karşın:)))) Böyle yaptığımız için diyetime uymadığımı sanmayın. 3 gündür acayip sadık bir şekilde diyet yapıyorum. Çok az bir tatlı kaçamağım oldu ama sadece tadına baktım. Yani şimdilik iyi gidiyor.
Diyet listeme diyetisyen sabah kahvaltısı için 2 dilim ekmek verdi. Ama ben hiç ekmek yemediğimi söyleyince "yanlış yapıyorsunuz" dedi. Diyetin sürdürülebilir olması gerektiğini söyledi ve bu bana çok mantıklı geldi. Yani bu diyet olayı "yaptım, tamam zayıfladım , bitti" olmuyor. Bir yaşam şekline dönüştürmek gerekiyor. Zaman zaman blogumda zayıflama serüvenlerimi anlatıyorum. Zayıflıyorum da aslında. Ama diyeti bırakır bırakmaz geri alıyorum verdiğim kiloları. Yo-yo etkisi diyorlar buna. Bu sefer öyle olsun istemiyorum. Radikal şeyler yapıp kilo vermek sağlıklı değil. Çünkü gerçekten de sürdürülebilirlik önemli. Yani kilo veriyorsunuz mutlaka bir şekilde ama onu koruyamıyorsunuz ve bu yüzden hep zayıflama derdinde oluyorsunuz. Misal benim gibi:))))

Her şeyi bir bilene danışmak gerek. Kendi başına kilo vermekte zorlanıyorsanız bir uzmandan destek almak mantıklı bir yol. Yıllardır diyetisyene gitmeye karşı bir insandım "bir sürü para vereceksin, sana şunu yeme, bunu ye vb.... falan diyecek, çok saçma" diye düşünürdüm. Ama kendi kendime denediğim bir sürü deneyimden sonra gitmenin mantıklı olduğuna karar verdim.  Belki para verirsem diyetime uyarım:))) Çünkü biz insanlar böyleyiz maalesef bedelini ödemediğimiz hiç bir şeyi sahiplenmiyoruz. Diyetisyenin bana önerdiği Fitox detoks çayından bahsetmek istiyorum. Detoks yapmak için kullanılıyormuş Eczaneden aldım.27 tl civarı.  Günde 2 defa içmemi önerdi. 3 gündür içiyorum ve çok susattığını söyleyebilirim. Yani çok sık su içirtiyor. 
Kilo verip vermediğime bakmak istemiyorum. Ona odaklanmak moralimi bozabilir diye. Gelişmeleri bildiririm arkadaşlar. Umarım diyet olarak değil yaşam şekli olarak devam edebilirim. 

Doğal Taşların Faydaları-1

YAZAR : Çarşamba, Mart 22, 2017
doğal taşlar ile ilgili görsel sonucu
Bir süre önce uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımla karşılaştık. İkimizde çocukları kursa getirmiştik ve onları beklerken epey sohbet edecek vakit bulduk. Arkadaşımın babasına  karaciğer kanseri teşhisi konmuş. O dönem yaşadığı süreçten bahsetti. Bir tanıdıkları doğal taşlarla tedavi yapan Hasan Altınbaş isminde birisinden bahsetmiş. İnternetten araştırıp bulmuşlar ve babasının test sonuçlarını faks çekmişler. Hasan Altınbaş İstanbul'da yaşıyormuş ama Türkiye'nin her yerine hazırladığı doğal taşları gönderiyormuş. Aldığı ücrette çok fazla bir şey değilmiş. Arkadaşımın babasına bir kaç taştan oluşan bir set göndermiş ve karaciğerin üstüne bağlamasını ve taşların vücuduyla temas etmesi gerektiğini söylemiş. Babası "öyle saçma şey olur mu?" demiş ama eşinin ve kızının ısrarını kıramamış ve bir süre taşları kullanmış. İnanılmaz bir şekilde karaciğerindeki kitle küçülmüş ve babası ameliyat olmuş. Şu an tamamiyle iyileşmiş. 
Bu anlattığım hikaye arkadaşımın başından geçtiği için sizinle paylaşıyorum. Yoksa kimseyi yanlış yönlendirmek istemem. Boşuna umut vermek istemem. Çünkü kendimden de biliyorum ki sevdikleri kanser olan insanlar duydukları her şeye umutla sarılıyorlar, Taşların bir zararı olmaz tabi ama ben yinede umut tacirliği yapmak istemem.Tabi arkadaşımın hikayesini dinledikten sonra "keşke babam hastalandığında bilseydik" diye düşündüm. 
Bu konuşmadan sonra doğal taşların faydaları konusu daha çok dikkatimi çekmeye başladı. Yaptığım araştırmalar sonucunda derlediğim bilgileri sizlerle paylaşmaya karar verdim.
doğal taşlar ile ilgili görsel sonucu
İlk olarak zayıflamaya yardımcı olduğu konusunda çeşitli rivayetler olan Ay taşından başlamak istiyorum:)

AYTAŞI
 Fazla yemek yeme dürtüsünü baskılıyor, kramplara, bacak ve sırt ağrılarına iyi geliyor.
Ayrıca kadınlarda kısırlığa da iyi geldiği söyleniyor. Duygu ve düşüncelerinizi daha rahat ifade etmenizi sağlıyor. Yengeç, terazi, akrep, kova ve balık burcunun taşı.

AZURİT

Uzun süre araba kullanan ya da bilgisayar başında çalışmaktan dolayı gözleri yorulanlar için çok iyidir.
TURKUVAZ

Ülkemizde bir adı da Firuze olan bu taş kalp hastalıkları, tansiyon ve sindirim sorunlarına karşı etkilidir. Sadakat, dostluk ve sevgiyi temsil eder. Özellikle 
kadınlar için cazibeyi arttırır ve huzur verir.
YEŞİM

Toksinleri vücudunuzdan atmanıza yardımcı olur. Diş ağrıları için faydalıdır. Ağzınızda bir süre tuttuğunuzda ağrıyı alır. Kadınlarda adet ve doğum sancılarına iyi gelir, duygularınızı dengeler.
MERCAN

Mercan taşı, sedef hastalığı başta olmak üzere, bir çok cilt hastalığının tedavisi amacı ile kullanılır. Saflığın ve dengenin korunmasına yardımcıdır. Nazara karşı kullanılmaktadır. Konsantrasyon eksikliğini gidericidir.
AKUAMARİN

Akuamarinin sinirleri yatıştırıcı özelliğinin yanı sıra düşüncenin berraklaşması ve yaratıcı gücün ortaya çıkmasında da büyük rolü vardır. Böbrek, karaciğer, dalak ve tiroid bezlerini kuvvetlendirir.
YAKUT

Kan dolaşımına ve bağışıklık sistemine olumlu etkileri vardır. Cinsel sapkınlıkları giderir. Liderlik duygusunu ön plana çıkararak çevrenizdeki insanların sorumluluğunu almanızı sağlar.
TOPAZ

Topaz Taşının bir diğer ismide Sarı Yakut olarak bilinmektedir. Yine bu taşa verilen isimlerden biri de Aşk Taşı ismidir. Aşıkların arasındaki sürtüşmeleri giderir. Kişinin sanatsal yönlerini açığa çıkarır. Göz hastalıklarına iyi gelir.
ZÜMRÜT

Bağışıklık ve sinir sistemi, kalp, ciğer aynı zamanda böbreği kuvvetlendirdiği bilinir. Bedeninizi ve ruhunuzu temizleyerek duygusal yönden dengeye kavuşturur. Samimiyet ve sadakatin sembolüdür. Kullanan kişinin yüksek iradeye sahip olmasını, karşısına çıkan zorlukları aşmasını sağlar. Cesaret ve kendine güven getirir.





Astroloji ve Enerji Düşüklüğü

YAZAR : Pazartesi, Mart 20, 2017
so chic panora ile ilgili görsel sonucu
İki hafta kadar önce So Chic firmasının  Kadınlar Günü için düzenlediği bir etkinliğe katıldım. Ankaralı bloggerlar olarak davet edilmiştik. Etkinlikte Astrolog Aylin Aydın bize bilgiler verdi. Kızımla birlikte gitmiştik ve kızım öyle ilgiyle dinledi ki ne anladığını merak ettim:))) Çünkü çocuklarda soyut düşünce 12 yaş civarı başlıyor ve kızım daha 9 yaşında. Yani ayın hareketlerinin insan davranışlarını etkilediğini anlaması pek  mümkün değil:))) Aylin Aydın'ın kısa sunumundan  sonra  sorusu olanlar gidip kendisiyle konuştular. Bende sorusu olan birisiydim :))))
astroloji ile ilgili görsel sonucu
Orada tanıştığım ama şimdi ismini unuttuğum(Elif Hanım diyelim:))) hoş bir hanımla birlikte soru sorduk Aylin Hanım'a. Son zamanlarda içimden hiç bir şey yapmak gelmediğini , bunun sebebinin ne olabileceğini ve ne yapmam gerektiğini sordum. Açıkçası Astrolojiye öyle çok inanıp ona göre davranan birisi değilimdir. Ayın hareketlerinin ya da gökyüzündeki cisimlerin enerjilerinin dünyayı ve insanları etkilediğine inanırım ama benim için çok önem arz etmez. Ama bir bilim dalı yada bir ekol adına her ne derseniz yüzyıllardan günümüze kadar gelebilmişse doğruluk payı yüksektir diye düşünürüm. Yani anlayacağınız astrolojiye özel bir ilgim ve bu konuda pek bir bilgim yok:)))) Ama yine de "fala inanma falsız da kalma" anlayışıyla enerji düşüklüğümün sebebini ve çaresini sordum. Aylin Hanım bunun merkürün etkisi olduğunu ve bu etkinin eylül - ekim aylarına kadar devam edeceğini, eylül ayına kadar önemli bir şeye başlamamam gerektiğini, aslında genel olarak insanların bu dönemde iş kurmak, yeni bir şeylere atılmak gibi şeylere kalkışmaması gerektiğini anlattı. Doğru mudur bilmem ama benim enerjim acayip düşük bir süredir. Anlamsızca evde oturup hiç bir şey yapmamak istiyorum. Bu enerji düşüklüğü için de akik taşı olan bir takı takmamı önerdi. (Taşların enerjisiyle ilgili bir yazı hazırlıyorum bu arada onun da bilgisini vereyim:)) 
akik taşı ile ilgili görsel sonucu
Elif Hanım'la Aylin Hanım'ın yanından ayrıldıktan sonra sohbet etmeye devam ettik ve o da bana "Tibet'in Mucizevi Gençleştirici 5 Hareketi" ni yapmamı ve gerçekten mucizevi etkileri olduğunu söyledi. Önerdiği konuda maddi manevi hiç bir menfaati olmayan insanların önerileri daha samimidir ve denemekten zarar gelmez diye düşündüğümden yapmaya başladım. Daha 1 gün oldu o yüzden etkileri hakkında konuşacak veriye sahip değilim:)) Ama  araştırmalarımdan fayda sağlayan çok sayıda insan olduğunu biliyorum. 
Tamam yine konuyu dağıttım farkındayım:) Hemen toparlıyorum. Yani bir etkinliğe katıldım 2 farklı insandan farklı ve faydalı şeyler öğrendim. Taşların enerjisi ve Tibet'in 5 Hareketini araştırıp ve deneyip sizlerle de paylaşacağım. Ama bu yazıdan çıkan mesaj galiba "evden çıkın, sosyal olun , insanlarla tanışın, insanlardan öğrenin, faydalanın:))))"

Probiyotikler

YAZAR : Cuma, Mart 03, 2017
probiyotik ile ilgili görsel sonucu

Hipokrat demiş ki; "Bütün hastalıklar bağırsaklardan başlar" . Bağırsaklarımızın ikinci beynimiz olduğunu son zamanlarda çok sık duymaya başladık. Son zamanlarda bu konuyla ilgili yazılmış kitaplar arttı. 
Bağırsaklarımızın %85'i dost bakterilerden oluşuyor. Yani oluşmalı. Eğer dost bakteriler azalırsa sorunlar baş gösteriyor. Günlük hayatımızda farkına varmadan geçirdiğimiz hastalıklar, kullandığımız antibiyotikler, stres, kötü beslenme gibi faktörler olması gereken bağırsak florasının bozulmasına sebep oluyor. 
probiyotik ile ilgili görsel sonucu
Probiyotik yunanca bir kelime ve "yaşam için" anlamına geliyor. Sindirim sistemindeki dengeyi sağlayan dost bakteriler. Prebiyotikler de probiyotikleri yani dost bakterileri besleyen bağışıklık sistemine destek olan sindirilemeyen besin bileşikleridir. Bir ürün hem probiyotik hemde prebiyotik içeriyorsa bu ürüne de "sinbiyotik" adını veriliyor. İshal, kabızlık, İrritabl Bağırsak Sendromo, hazımsızlık, sindirim güçlüğü, atopik dermatit, gıda allerjileri için kullanılması faydalı.

probiyotik ile ilgili görsel sonucu
Son zamanlarda GAPS Diyeti - Bağırsak ve Psikoloji Sendromu İçin Doğal Tedavi Yöntemi isimli kitabı okuyorum . Çok şaşırtıcı bilgiler var kitapta. Herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum . Kitabı bitirdikten sonra kitapla da ilgili yazı hazırlayacağım. Ama probiyotiklerle ilgili kısmını okuduğumdan beri eczaneden probiyotik destek aldım. Karnımda şişkinlik, hazımsızlık , yorgunluk vb.... gibi sıkıntılarımda çok hafifleme hissettiğimi söyleyebilirim. Kendimi daha enerjik ve mutlu hissediyorum ki GAPS Diyeti kitabında psikiyatrik hastalıkların, otizmin, dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin tedavisinde diyet ve probiyotiklerin çok etkili olduğunu hatta %100 iyileşen çok sayıda insan olduğunu anlatıyor. Psikiyatrik rahatsızlıkların bile bağırsaklardan kaynaklandığı bilgisine çok şaşırdığımı söyleyebilirim. Hatta depresyondan kurtulmak istiyorsanız probiyotik kullanmanızı öneriyorlar. 




Ahhh Bu Kilolar

YAZAR : Salı, Şubat 21, 2017
kilo karikatürleri ile ilgili görsel sonucu

Yine takıldım "niye kilo veremiyorum beeen" diye zırlıyorum. Ama bu gün size komik bir hikaye anlatacağım. Tombiş, sevimli ve yemek yemeye bayılan bir kadınla, yediğine içtiğine çok dikkat eden çok formda bir kocası varmış. Kadın mantı yerken adam "aman allahım kaç kalori bu kalbe zararlı, yok şuna zararlı, yok buna zararlı vb...." gibi şeyler söylermiş ama kadın hiç takmadan keyifle yermiş. Gelsin tatlılar gitsin börekler derken kadın 50'li yaşlarında şeker hastalığından vefat etmiş. O öldükten sonra kocası yediğine içtiğine maksimum dikkat ederek ve spor yaparak sağlıklı yaşamış ama fani sonuçta o da 70 yaşında kalp krizi geçirip ölmüş. Karısından 20 yıl fazla yaşamış. Öbür tarafa gittiğinde karısı onu karşılamış. Çok güzel yemeklerin olduğu bir masaya getirmiş. "Hadi gel hayatım yemek yiyelim" demiş. Adam masaya bakmış tatlılar, hamurlar , kalorili yemekler "ayy ben bunları yiyemem kilo alırım, sağlığa zararlı" demiş. Karısı da "burada öyle sorunlar yok sevgilim istediğini ye hiç bir şey olmuyor " demiş. Adam o an büyük bir pişmanlıkla "ah ah" demiş, " ben niye dünyada acı çekerek 20 yıl fazla yaşamışım ki bilseydim senin gibi her istediğimi yerdim" demiş. 
Yaaa belki de öyle diyeceğiz hanımlar , ne biliyoruz ki:)))))

Ceviz Suyu ile Zayıflama

YAZAR : Cuma, Şubat 17, 2017
zayıflama komik ile ilgili görsel sonucu
Uzun zamandır zayıflama yazısı yazmadığımı fark ettim:))) Yok zayıfladığımdan falan değil(keşke öyle olsa:(( ) Ama zayıflasamda yazacağım durmayacağım arkadaşlar. Kilolu kadın kalmayıncaya kadar. Bütün kadınlar kendilerinden, kilolarından mutlu oluncaya kadar:))))
Yaklaşık 2 aydır görmediğim bir arkadaşımı gördüm , erkek arkadaş. 12 kilo vermiş. Erkek olduğunu belirtmemin bir sebebi var tabi. Erkekler daha kolay kilo veriyorlar şekerim. Adamlarda metabolizma canavar gibiyn çalışıyor çünkü. Her zayıflayan sorulan o ünlü soruyu sordum bende "nasıl zayıfladın?" Sadece "yemedim" dedi. Hiç hoşuma gitmedi bu cevap ve arkadaşımda cevaptan hoşlanmadığımı anlamış olacak ki " herkes, özellikle kadınlar bana sürekli nasıl zayıfladığımı soruyorlar ve yemiyorum deyince suratlarını buruşturup "heee, oldu o zaman" diyerek yanımdan uzaklaşıyorlar. Mucize bir şey yaptım dememi bekliyorlar illa ki "armudun sapını, üzümün çöpünü yedimde zayıfladım" dememi istiyorlar" dedi. Evet dedim. Mümkün değil mi ki? :)))
zayıflama komik ile ilgili görsel sonucu
Yani armudun sapından falan mucize beklemek yerine yağ yakımını hızlandıran, tok tutan şeyler yiyerek ve bunların sadece destek olduğunu hatırlayıp çok büyük beklentiye girmemek en sağlıklısı. İnsanlar ceviz suyunu akşamdan suya koyup sabah içip , cevizleri yemenin tokluk hissi verdiğini, kolesterollerinin düştüğünü ve kabızlık sorunlarının geçtiğini söylemişler, internette okuduğum yorumlar böyle. Hatta tiroitlere iyi geldiğini de okuyunca denemem farz oldu. 
Cevizi suda bekletince tadı yeni çıkmış taze ceviz gibi oluyor, sütlü sütlü:))) Kızım çok sevdi, şimdi cevizleri suda bekletip bekletip yiyor. Ceviz omega 3 kaynağı, hatta o kadar faydaları var ki zayıflatmasa bile yararlı olur vücudumuza.
Yapımı çok basit. Akşamdan bir bütün cevizi yani 2 parça cevizi 1 bardak suya koyup sabaha kadar bekletip sabah içiyorsunuz ve sonra da cevizleri yiyorsunuz. 

O zaman gelelim ceviz suyunun faydalarına:)

* Protein içerdiği için yağ yakımını hızlandırır ve tokluk hissinin uzun sürmesini sağlar ve bu da kilo vermeye yardımcı olur.
* Beyin ve sinir sistemine faydalı omega 3 yönünden çok zengindir.
* Yorgunluğa ve depresyona iyi gelir.
* Özellikle kadınlarda daha çok görülen Tiroid bozukluklarında faydalıdır, tiroidlerin
düzenli çalışmasına yardımcı olur.
* Kan şekerini dengeler.
*Kolesterolü düşürür.
*Kabızlığı giderir.

Zayıflama ilacı gibi zararlı şeyler kullanmak yerine doğal yiyecek takviyeleriyle zayıflayabilir ve formunuzu koruyabilirsiniz. Hem yapımı da çok basit. Yan etkisi, zararı yok. İstediğiniz kiloya inene kadar yada kendinizi iyi hissettiğiniz sürece kullanabilirsiniz.
Blogger tarafından desteklenmektedir.