Biz Kadınız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Biz Kadınız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kadının Adı Var

YAZAR : Perşembe, Nisan 07, 2016
Merhaba
Dün bu 3 tatlı bayanın gösterisine gittim. Bir şekilde yolları kesişen bu 3 kadın birlikte bir yola çıkmışlar. Kadınlara ilham vermeye, farkındalıklarını arttırmaya, rehber olmaya, cesaretlendirmeye adamışlar kendilerini. Onlarla sohbet etme fırsatı bulamadım ama bir dahaki sefere inşallah. 

 
Banu Özkan Tozluyurt Eğitim Danışmanı. Firma eğitimleri ve kişisel gelişim eğitimleri veriyor. Bir kızı var ve gösteride "kızım için, geleceğin kadını için daha güzel bir dünya bırakmak için yola çıktım" diyor.

 
Özge Uzun TV Programcısı ve yazar. Ses tonu ve konuşması çok hoş. Televizyonda görmüşsünüzdür mutlaka. Haber spikerliği , program sunuculuğu falan yapıyor. Engelli bir çocuğu var ve özellikle bu konularda seminerler veriyor.

Ebru Tuay Üzümcü Psikolojik Danışman, Aile Danışmanı ve yazar. O da televizyonda program yapmış. İki çocuk annesi.

Bunlarda Kadriye ve Fatma. Namı diğer Biz kimiz kadınız ve Mavianne. Fatma gösteriyi yapan hanımlarla birlikte bir kitap yazmış. Oradan tanışıyorlar ve bana da o haber verdi. 
Birazcık gösteriden bahsedeyim ama birazcık. Çünkü gidin kendiniz izleyin. Ücretsiz gösteri yapıyorlar ve anladığım kadarıyla turne yapmaya başlamışlar. Davet edildikleri şehirlere gidip bu gösteriyi yapıyorlar. Bir de internet siteleri var. Ayrıntılı bilgiyi oradan öğrenebilirsiniz isterseniz. www.kadininadivar.com
Kendi hayat hikayelerinden başlayarak , kendi yaşadıklarından , çevredeki gözlemlediklerinden, ilham veren kadınlardan bahsediyorlar. Mesela gösterinin baş kahramanı Ümmiye Koçak isimli kadın köyünde tiyatro kurmuş, diğer kadınları da tiyatrocu yapmış Hamlet oynuyorlar. İnanılmaz hoş bir hikaye, bayıldım bu kadına ve yaptıklarına. Daha çok kadın yapmalı.
Gösteri genel olarak diyebilirim ki farkındalıkları arttırmak, cesaretlendirmek, dayanışma konularını güzel işlemiş. Daha çok şey yapılabilir mi? Kesinlikle. Eğer sizinde kadını destekleyen fikirleriniz varsa www.kadininadivar.com'a yazabilirsiniz. Kendi ilham veren hikayelerinizi de yazabilirsiniz. Mesela neler yapabiliriz kadınların daha iyi şartlarda yaşamaları için, şiddet görmemeleri, ezilmemeleri, eğitimli olmaları konularında. Ben Amerika'da başlatılan bir kampanyayı görmüştüm geçen yıllarda. Heforshe kampanyası. Yani kadınlar çevrelerindeki erkeklere "sen olmadan kadın hakları olmaz diyorlar. Eşlerine, ağabeylerine, çocuklarına, babalarına "sen desteklemeden kadın hakları olmaz" diyorlar ki kesinlikle katılıyorum. Yani erkekler yanımızda olmazsa daha güzel bir dünyayı başaramayız. Hem bu dünya hem erkeklere, hem de kadınlara güzel bir dünya olur o zaman.

Bir adımda biz atalım. İnsanlık için küçük ama kadınlar için büyük bir adım olur inanın. Küçücük, minicik bir hareket büyür büyür çığ gibi olur. Güzel şeyler büyüsün zaten çığ olsun, kaplasın hayatımızı. Hadi hep beraber elimizi taşın altına koyalım. Kızım için daha güzel bir dünya bende istiyorum. Oğlum için de tabii. Çocuklarımız için, gelecek için. 


Türkiye erkeğinin gözünden makbul kadin modeli..

YAZAR : Perşembe, Mart 31, 2016
Yukarıdaki fotoğrafa bakar mısınız? Hem evlilikten şikayet edip hem bu kadar evlenme heveslisi olmayı anlayamıyorum. Kadınları neyse de erkekler için hayat çok kolaylaşıyor ve değişen bir şey yok, yine özgürler . O zaman neden kaçarlar ki evlilikten. 
Bir alıntı paylaşacağım aşağıda sizlerle. Biraz ayıp ama kusura bakmayın artık:)))

Türkiye erkeğinin gözünden makbul kadin modeli..

-45 kilo olmasına rağmen d-cup göğüslü olsun.
-Benden en az beş yaş genç olsun.Kadınlar yaşlandıkça çöker, erkekler durduğu yerde gençleşir malum..
-Ne hikmetse o güne kadar kimsenin elini bile tutmamış bir kız bulayım. Bu arada benim önüme gelenle düşüp kalkmam ve sevişmem sayılmaz çünkü pipim var.
-Evlenelim. Kendi ailesiyle pek görüşmesin, benim aileme tapsın. Hafta sonlarını ve bütün tatilleri aileme hizmet ederek geçirsin, daha ne ister bir insan?
-Ayda on bin lira kazandığı işinden döner dönmez mükellef sofralar hazırlamaya girişsin, o sırada ben de manda boku gibi televizyonun karşısına yayılayım. Benim yemek yapmam, ev işi yapmam düşünülemez çünkü pipim var malumunuz.
-İş stresinden dolayı sinirlendiğimde, bağırdığımda, çorbanın tuzu az diye kaseyi duvara fırlattığımda dahi susup hanım gibi oturmayı bilsin, karşılık vermesin. Pipisi bile yok zaten, ne haddine ağzını açmak?
-Hamile kalmasına ve doğum yapmasına rağmen 36 beden kalmayı başarabilsin, vücudunda çatlak matlak olmasın.
-Çocuk doğduğunda (tabii ki oğlan) bütün bakım işlerini üstüne yıkayım, zaten ben erkeğim elime yakışmaz. bebek kolik olsa bile, ağlama krizlerine girse bile susturmayı becersin, beni uykumdan etmesin yoksa fena olur.
– Çocukla ilgilenmesine rağmen her daim fönlü, makyajlı gezsin. Günde sekiz on defa alt değiştirip süt vermesine rağmen babydoll giysin mesela.
-Kadınlık görevlerini yerine getirsin, bir kadın bir erkeği evine bağlayamıyorsa aldatılmaya göz yummalıdır zaten. Pipileri yok ki nereden bilsinler?
-Pipin olunca önüne gelen kadına alıcı gözle bakma hakkına da sahip oluyorsun. ara sıra hovardalığa gitmeme, karıya gitmeme göz yumsun.
-Bu arada facebook hesabında karşı cinsten kim varsa silsin. Kuzen muzen anlamam ben, Kuzenini de silsin. Bir dediğimi iki etmesin, altan alsın, arada küfredip bir iki tokat patlatabilirim, böyle ufak şeylere takılmasın.
-Malumunuz pipi sahibi olmak zor zanaat..
kaynak: afife güner

Olun Ya da Olmayın- Sosyal Medyanın Yeni Fenomeni

YAZAR : Cuma, Mart 18, 2016
Sosyal Medyanın yeni fenomenleri çöp karakterler
Nasıl ortaya çıkmış? Facebook'ta "Be Like Bill(Bil Gibi Olun) sayfasının sahibi Milano'da yaşayan bir Moldova'lı Eugeniu Croitoru'nun çizimleriyle başlamış herşey ve hızla yayılmış.İnternet görgü kurallarının nasıl olması gerektiğiyle ilgiliymiş çizimler başta ama sonrasında herşeye uyarlanır olmuş.  Arapça'da ki adı "Bilal" yada "Beşir" İspanyolca da "Jose" gibi kararkterler türetmişler. , Türkiye'de tek bir isim üzerinde uzlaşma sağlanamamış ama yine de de Facebook'ta "Ayşe&Ali Gibi Ol" adında bir sayfa var.
Aslında bunu anlatmayacaktım ben ama Hürriyet'te okuduğum bir haberi paylaşıp "Bu Nannette Hammond Barbie'ye benzemek için yıllarını ve parasını harcadı. Siz onun gibi olmayın" demek için yani sırf bu espiriyi yapabilmek için araştırdım sizler için:)))

Barbie'ye benzemek için 1,5 milyon TL'ye yakın para harcadı

42 yaşında ABD Ohaio'da yaşayan 5 çocuk annesi Nannette Barbie bebeklere benzemek için bugüne kadar 500 bin dolar para harcamış.
 

Ben dehşete kapıldım okurken. İnsanın bu derece şuurunu yitirmesine ama daha da hayrete düştüğüm şey eşinin onu destekliyor olması ve söyledikleri " O harika bir eş ve anne. Onun mutluluğu benim için her şeyden önemli" demiş adam. Yani ne diyiiiim bulmuşlar birbirlerini. Tabi paraları da adam harcıyor.
 
Bu hanımefendi genç kızken görüntüsü yüzünden çok ezik hissediyormuş kendini. Çok kompleks yapıyormuş ki yukarıdaki fotoğraflara bakınca fena da değilmiş hatta hoşmuş bence. Şimdi neye dönüşmüş yorum sizin. 
Yani aslında alan razı satan razı bana ne oluyorsa ? Beni sadece böyle örneklerin kanıksanıp genç kızlara örnek olmasından endişeleniyorum. Doğrunun, olması gerekenin bu olduğunu sanıp kendine işkence edecek kadınlara "hayııır lütfen kendinize bunu yapmayın, size bunun güzel olduğunu söyleyen, öyle olmanız için baskı yapan medyaya inanmayın" diye bağırarak uyarmak istiyorum.
Robotlar çizgi filminde bir cümleyle yazımı bitirmek istiyorum. Yeni robot parçaları satan çok büyük bir şirketin CEO'su olan robot diyor ki; "Robotlara oldukları gibi güzel olduklarını söylerseniz nasıl para kazanırız". Değil mi ama? 




Blogger tarafından desteklenmektedir.