Ben Bilmem Beyim Bilir:(

YAZAR : Pazartesi, Mart 07, 2016

Ve kadınlar,
Bizim kadınlarımız :
Korkunç ve mübarek elleri,
İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
Anamız, avradımız, yârimiz
Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
Ve soframızdaki yeri
Öküzümüzden sonra gelen ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
Ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
Ve karasabana koşulan
Ve ağıllarda
Işıltısında yere saplı bıçakların
Oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
Kadınlar,
Bizim kadınlarımız.
-Nazım HİKMET
Kadın cinayetlerinin yedi yılda % 1400 arttığı ülkemizde, tüm kadınların gününü kutluyorum. Umarım sene sonuna kadar yaşamayı başarabilirsiniz.

Hayatınızda ki En Değerli Şey Ne?

YAZAR : Perşembe, Mart 03, 2016
Yaklaşık iki haftadır yorgun argın eve gelip direk mutfağa giriyorum her çalışan kadın gibi. İş yerinde çalışmaktan çok büyük şehirdeki yol, trafik yoruyor insanı. Ya da daha doğrusu stres yoruyor. Üzerinden tır geçmesi hissini bilmiyorum ama stresli bir günün sonunda "üzerimden tır geçmiş gibi hissediyorum" cümlesini çok kullanıyorum:))) Aslında korkunç bir cümleymiş, buraya yazınca fark ettim inanır mısınız?(Kendime Not: Bir daha kullanılmayacak)Son zamanlarda çalışma hayatımı çok sorgular oldum. Aslında özgür olmadığımı, hiç bir şeye yeterince vakit ayıramadığımı çok düşünür oldum. Ne uğruna? Bu soruyu çok fazla soruyorum artık kendime ve mesela alışveriş yaparken bir şey satın alacağım zaman aklıma geliyor "bunu satın alabilmek için" Sonra "almasam ne olur ki?" diyorum ve verecek bir cevap bulamıyorum. Yani almazsam ölmem, çok ta şart değil. Tasarrufla ilgili bir kitapta "aldığınız şeyin fiyatını onu alabilmek için kaç saat çalışmak zorunda olduğunuzla karşılaştırın. Yani önce aldığınız parayı çalışma saatlerinize bölüp 1 saatte ne kadar kazanıyorsunuz onu bulun. Sonra da almak istediğiniz şeyin fiyatını saatlik ücretinizle karşılaştırın". Somutlaştırmak çok işe yarayan bir yöntem. Çünkü harcama kararını duygularımızla veriyoruz ve bu kararı yine başka bir duygu engeller. Mantıklı kararlar engelleyemez.
Aslında bu yazının konusu tasarruf ya da harcamalarımızı nasıl engelleriz gibi bir şey değildi ama çok yönlü düşününce konu dağılıyor. Benim uzun süredir etraflıca düşündüğüm şeyleri paylaşıyorum. Kendi kendimize düşündüğümüzde ya da birisi sorduğunda "Hayatınızda ki en değerli şey nedir?" hepimiz "çocuklarım, ailem, annem,babam vb..." gibi cevaplar verir, öyle değil mi? Kimse evim,arabam, takılarım demez diye düşünüyorum. Der mi?:)))))Neyse büyük bir çoğunluğun sevdiklerim cevabını verdiğini varsayarak yazıma devam edeyim. Ben de öyle diyorum . Ama mesela çocuklarımıza ne kadar zaman ayırabiliyoruz. İşte bu yazıyı yazmakta ki amacım buy du. Hayatımızdaki en değerli şeylerimizin farkında mıyız? Yeterince kıymetlerini biliyor muyuz?
O yüzden blogta çocuklarla ilgili daha çok şey yazmaya karar verdim. Nasıl daha kaliteli vakit geçirebiliriz? Sorumluluk duygularını, özgüvenlerini geliştirmek için neler yapabiliriz? Ailemizde daha kaliteli iletişimi sağlamak için bize düşen ne? İşte bunlar bizim konularımız. Çünkü biz kimiz? Kadınız . Yani ya anneyiz, ya anne adayıyız, ya da annelik hormonu taşıyoruz. Atatürk'le ilgili okuduğum kitaplardan birinde "Önce kadınları eğitmeliyiz, çünkü kadınlar gelecek nesilleri yetiştirirler" gibi bir cümle okudum ve kendisine bir kez daha hayran kaldım. Anne olarak, kadın olarak bu sorumluluğumuzu yerine getirebildiğimiz bir gelecek dileğiyle görüşmek üzere ......

Benden, Bizden

YAZAR : Çarşamba, Mart 02, 2016
*Dün gece çok garip bir rüya gördüm. Bir kocam varmış(gerçek kocam değilmiş ama rüyamdaki kocam daha çok Dustin Hoffman'a benziyor) birdenbire insan eti yemeye başlamış bu adam(Hayırlara gelsin inşallah:))). Bana ve kızıma bunu söylüyor ve biz aşırı tepki gösteriyoruz. Bunun üzerine tabi adam sırrının ortaya çıkmaması için bizi öldürmek istiyor. İlk bölümde koşuyoruz, saklanıyoruz, kaçıyoruz falan kan ter içerisinde ve "yeter bitsin artık" diyorum. Kaçış yok, adam bizi yiyecek. En sonunda adamla konuşmaya karar veriyorum "biz senin aileniz bizde yeriz insan eti nedir yani?" dedim ve  uyandım. "Oh be rüyaymış" dedim ama tekrar uykuya dalınca rüya devam etti. İlla yiyecem yani insan eti. Neyse biz ailecek(yamyam ailesi) bir köye taşınıyoruz ve kendimize kurban arıyoruz. Yediğimi görmedim ama yiyormuşuz yani rüyamda öyle olduğunu biliyorum. Çok korkunçtu . Şu an saçmalığına gülüyorum ama acayip korktum. Rüya tabirlerine baktım tabi hemen. Allahtan kötü bir şey değilmiş yorumu.
 
*Geçen gün kuaförde saçımı boyatırken uyumuşum. Kendime inanamıyorum. Saçlarımla oynanınca hep uykum gelir(kedi gibi) ama hiç uyumamıştım şimdiye kadar. Boyama işlemi sırasında uyumuşum ve uyurken başımı hiç bir yere yaslamamam gerektiğinin bilincindeyim. Yani öyle put gibi durararak uyumuşum. Sonrasında kuaför çocuk geldi ve saçlarımı yıkamaya alacağını söyledi. "Aaaa ne çabuk " dedim. "35 dakika bekledik hanfendi" dedi. Zaman ne çabuk geçmiş:))))) Otobüs yolculuklarında uyumayı severim, yol çabuk biter o zaman. Ama kuaförde uyuyan çok değildir heralde.
 
*Her yerde uyumam ve çok uyumamdan dolayı uyku hastalığına yakalandığımı düşünüyorum(varsa böyle bir hastalık?) Sonra internetten araştırdım ve homurdana homurdana "ne kitap okuyabiliyorum, ne bir film izleyebiliyorum, oturmaya göreyim hemen uyuyorum. Allahtan henüz ayakta hareket halindeyken uyumayı beceremiyorum:)" dedim kendi kendime acıyarak . İnternette çok uyumanın 1. sebebi hipotiroidi-hashimato tiroidisi diyor ki bende 18 yıldır var 2. sebebi reaktif hipoglisemi diyor o da 2 senedir var. 3 ve 4'e bakmama bile gerek kalmadı. Oysa ki ben sanıyordum ki beynimde ur var ameliyatla onu aldırınca normal insan evladı gibi uyuyacağım. Şakası bile kötü :(
 
*Kızım baş parmağını incitmiş.Top oynarken eline top çarpmış. Aman Allahım bir naz bir niyaz. Acile götürdük. "Yumuşak doku travması" dediler. Zavallı bebeğim ne demek olduğunu bilmiyor ya  "yani anneciğim top elime yumuşacık değdiği için mi yumuşak doku, sert değseydi sert doku mu olacaktı" gibi kendince bir yorum yapmış, bana onaylatmak istiyor. Sabah sabah eşimle çok güldük ve dedik ki "eeee açıklamazsak çocuk nerden bilecek" ve sonra açıkladık ve sonra açıklamaya daha fazla vakit ayırmaya karar verdik.
 
*Geçenlerde Ezgi sınıf arkadaşı bir kızdan bahsediyordu. Anne biliyor musun Sıla'nın babası hastanelik görmüş" dedi. "O ne demek kızım?" dedim. "Hastanede mi yatmış" dedim "Hayır" dedi. "Hastanede mi çalışıyormuş" dedim "hayır" dedi. Sonra oğluma ve eşime sordum. Herkes benim gibi tepki verdi. Ama kızım ısrarla "anlamıyorsunuz hastanelik görmüş diyorum" diyor başka bir şey demiyor:))) Anlayan var mı, ne demek hastanelik görmek?





Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu

YAZAR : Salı, Mart 01, 2016

Bugün hayalinizdeki beyaz ve sağlıklı dişlere en pratik şekilde kavuşma yollarını paylaşacağım. İşte dişlerimi korumamı sağlayan ve rahatça gülümseme nedenim 5 diş temizleme pratiğim :)
Beyaz ve Sağlıklı Dişlere Kavuşmanın En Pratik 5 yolu
1. Rutinlerinize Uyun
Hayatta en önemli şey sanırım sizin için iyi olan ne varsa alışkanlık haline getirmek. Spor yapmak, sağlıklı beslenmek gibi aslında kişinin kendisine bakması ve temizliğine dikkat etmesi de önemli. İşte bu yüzden diş temizliği rutinlerinizi belirleyin ve ona uyun.
Her sabah ve gece yatmadan önce dişlerinizi mutlaka fırçalayın! Bu alışkanlığınızı halen kazanamadıysanız bugün zaman kaybetmeden kendiniz ve diş sağlığınız için büyük karar verebilirsiniz.
2. Size Uyanı bulun!
Nasıl ki giydiğiniz kıyafetler tarzınızı yansımadığında kendinizi o kıyafetin içinde yabancı gibi hissediyorsunuz, aslında kişisel bakımlarınız da öyle. Diş ve diş ati yapınıza en uygun fırçayı bularak diş temizliğinizi daha verimli yapabilirsiniz.
3. Kendinize Zaman ayrın!
Bir şeyi yapıyor olmak kadar onu doğru sürede ve doğru şekilde yapmak da çok önemli. Özensiz bir biçimde yaptığınız hiçbir şey tam olmayacaktır. O yüzden dişlerinize ve kendinize zaman ayırın. Bu zamanı doğru fırçalama teknikleriyle yaparsanız emin olun kısa sürede farkı siz de fark edeceksiniz.
4. Bazı Ayrılıklar Çok Güzel!
Vedalar ve ayrılıklar hep can yakar ama aslında bazı ayrılıklar size çok iyi gelebilir :) Nasıl mı? 3 ayda bir diş fırçanızla vedalaşın ve hijyen açısından önemli bu değişikliği bir alışkanlık haline getirin.
5. Yol Arkadaşınızı İyi Seçin!
Geldik en önemli maddeye. Diş fırçanızı seçtiniz, kendinize zaman ayırdınız, her şeyi tam yaptınız ama diş temizliğinde istediğiniz verimi halen alamıyor musunuz? O zaman doğru diş macununu kullanmıyor olabilirsiniz. Bu konudan mustarip olanlara önerim; Procter and Gamble’ın dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana olacak.
Yeni İpana 3D White PERFECTION diş macunu İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu. Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içerir. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekelerin %100’e kadarlık kısmını etkin biçimde çıkarıyor. Ben bu ürünü çok sevdim, satın almak isterim derseniz tıklayınız.
Tüm bu maddeleri eksiksiz yerine getirenler olarak bol bol gülümsemeyi hak ettik sanırım :)
P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım. 
http://www.agizbakimuzmani.com/
#ipanaperfection  #gülüşünügöster
İçerik Kaynak: http://www.e-gunlugum.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=RZ5ymuChrW0

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Haftanın Blogu- Bize Her Yer Okul

YAZAR : Salı, Mart 01, 2016
Haftanın Blogu

Merhabalar

Bir süredir yapmak istediğim etkinliğe nihayet bugün başlayabiliyorum. Haftanın Blogu Etkinliği. İlk olarak seçtiğim blog Bize Her Yer Okul-http://sudagidan.blogspot.com/

Blogunda Hakkımda kısmında;
"2010'da Vıyanada, 2012'de İsvicrede ve Abu Dhabi'de 2015'de bana emanet edilen 3 oğlandan olusan cetenin Annesiyim.. Blogumda Cocuklarla bırlıkte yaptıgımız aktıvıtelerımızı, gezılerımızı deneyımlerımız ve gecırdıgımız gunlerımızı, Hayatı nasıl paylaştığımızı, aslında yazmaya deger gordugum herseyı elımden geldıgınce sıkıcı olmamaya çalışarak yazıyorum". diye tanıtıyor blogunu.

Ben en çok çocukları için elinden gelenin fazlasını yapmasını seviyorum. Ve yer mekan fark etmeden, şikayet etmeden olayların pozitif yönünü görmesini seviyorum.
Bilmeyenler varsa tavsiye ederim bu blogu. Farklı deneyimler, çocuklarla yapılan aktiviteler okumak isterseniz bir bakın derim.

Blogger tarafından desteklenmektedir.