Ayşegül Aldinç Gözlerin Su Yeşili / Mavi Çaydanlık

YAZAR : Cuma, Mayıs 08, 2015
 
Sabahtan beri bir şarkı dolandı dilime. Kimin söylediğini ya da şarkının adını bile bilmiyorum. Son zamanlarda oluyo böyle bana. Alt bilincim yada bilinçaltım bana birşeyler anlatmak istiyor sanırım. Neyse ki google var da hatırlayamama stresinden kurtuluyoruz. Şarkının içinde geçen bir cümleyi yazıyorsun şarkı geliyor. Teknoloji ne çok ilerledi öyle değil mi? Eski Başbakanlardan dı hatırladığım kadarıyla Yıldırım Akbulut'la ilgili bir fıkra anlatırlardı. Gerçekten yaşanmış mı bilmem ama çok komik bir fıkra bence.Yıldırım Akbulut bir gün Emel Sayın'ın konserine gitmiş. Emel Sayın jest olsun diye "istediğiniz bir parça var mı başbakanım" demiş. Yıldırım Akbulut'ta "sabile" şarkısını istemiş. Emel Sayın anlamamış tabi bilmiyormuş "sabile" diye bir şarkı ama düşünmüş ki "belki orkestradan birileri hatırlar onlara sorayım". Orkestraya sormuş onlarda bilememişler. En son Emel Sayın tekrar başbakanın yanına giderek "başbakanım şarkıyı hatırlayamadık biraz mırıldanabilir misiniz?" demiş ve Yıldırım Akbulut ta şarkıdan bir kuple söylemiş "eller ayırsa bile, yollar ayırsa bile biz ayrılamayız"


Sabahtan beri mırıldandığım parça "ne güzel olur bilsen ne güzel çıldırırım seni görünce" . Sanırım kocişimi özledim. Google'a bu cümleyi yazdığımda karşıma çıkan bir yazıda şöyle diyordu "bir kadının söyleyebileceği en güzel aşk şarkısı". Bence de en güzellerden biri. Ayşegül Aldinç söylüyor ve çok içten söylüyor:)

İşte Şarkının Sözleri:

Birden bire çıkıverip gel
Şaşırsın kalbim sesimden önce
Ne güzel olur bilsen ne güzel
Çıldırırım ben seni görünce

Önce yokluğunu anlatırım sana
Sonra geçer aynaya süslenirim
Sobada mavi bir çaydanlıkla
Sana sıcak bir çay demlerim

Birden bire çıkıverip gel
Şaşırsın kalbim sesimden önce
Ne güzel olur bilsen ne güzel
Çıldırırım ben seni görünce
Küçük mumlar yakarım sehpada
Kokulu otlar tüter tablada
Anlat derim nasıldı uzaklar
Beni unutmadın yaa

Birden bire çıkıverip gel
Şaşırsın kalbim sesimden önce

Ne güzel olur bilsen ne güzel
Çıldırırım ben seni görünce

Saçlarımı alırsın avucuna
Gözlerin öyle su yeşili
Akar durur ruhuma

Birden bire çıkıverip gel
Şaşırsın kalbim sesimden önce
Ne güzel olur bilsen ne güzel
Çıldırırım ben seni görünce
Söz:Aysel Güzel
Beste:Timur Selçuk

Diyet Ettim Allah Rızası İçin

YAZAR : Perşembe, Mayıs 07, 2015
Diyet Ettim Allah Rızası İçin

Merhabalar
Yeni ve yine bir zayıflama yazısıyla karşınızdayım. Yazdığım kadar zayıflasaydım şu an bu yazıyı yazıyor olmazdım. Zaman zaman diyetlerle 5-6 kilo veriyorum ama sonra gene alıyorum. Kısır döngü gibi:(  Benim hipoglisemim var. Bu da vücudumda ki şeker seviyemde dalgalanmalara yol açıyor ki tüm araştırmalarım sonucunda şeker seviyesinde ki dalgalanmalar yağ yakımını zorlaştıyor hatta yağ depolattırıyor. Bunun için şeker seviyemi dengede tutmalıyım. Ama nasıl?
Mesela akşamları 45 dakika yürüyüş yapıyorum. Son 15 dakikasında açlıktan gözlerim dönmüş bir şekilde bulduğum tüm yiyeceklere saldırır buluyorum kendimi. Ve o anda ne kilo alacak olmak, ne başka bir şey umrumda olmuyor. Tek düşündüğüm o derin açlık hissinden bir an önce kurtulmak. Bunun için neredeyse burnumdan bile yemek sokacak hale geliyorum ve durmaksızın yiyorum. Açken sen sen değilsin reklamını benim için yapmışlar sanırım. Kesinlikle  ben değilim:)
Eskiden biraz çabayla verirdim aldığım kiloları ama sanırım artık yaş faktörü direnç sağlıyor ve eskisi gibi kolay veremiyorum. Bir süredir de günde 1 saat kadar yürüyüş yapmama ve beslenmeme dikkat etmeme rağmen hiç kilo verememiş olduğumdan kelli bu böyle olmayacak diyerek profesyonel destek almak için arayışlara giriştim. Önce dedim ki her mantıklı insan gibi "beslenmemi düzenlemeliyim ki hipoglisemi krizlerine girmeyeyim". Eeee ne yapmalıyım o zaman diyetisyene gitmeliyim. Evin yakınlarında ki bir merkeze telefon ederek ücreti ve seansların nasıl olduğunu sordum. İlk seans 100 tl sonrasında haftada 1 geleceksiniz ve aylık 320 tl. Yani 1 aylık paket 100+320 tl=420 tl (oh my god) Yani birisi bana ne yemem ne yememem gerektiğini söyleyecek ve ben bunun için ayda dörtyüz küsür para ödeyeceğim , ayrıca da diyetime uymadığımda bana çekişecek:) Paramla azar da işiteceğim yani. Bu mantığı muhayyilem almadı. Anlam veremedim. Ben zaten ne yiyip ne yememem gerektiğini biliyorum ama yapamıyorum, ama para verince motive olup yapacağım öyle mi? Hiç sanmam.
Sonra dedim ki bu diyetisyen işi bana uymaz iyisi mi spor yapayım. Yine eve yakın olmasında fayda olduğunu düşündüğümden bir spor salonunu aradım. Birebir ve grup pilates dersleri olan bir spor salonu. Bire bir seanslar da saati 75 tl , grup seansları aylık 200 tl. Fiyatları öğrenince birebir seansların sıkıcı olacağına karar verdim :) Hatta yürüyüşün  en iyi spor olduğuna emin oldum.
Bu zayıflama sektörü korkunç bir hal almış durumda. Düşünsenize diyetisyen + pilates yapacak olsam ayda 620 tl para vermem gerekecek. Zayıflamanın formülünü bulsalar bile bu sektördekiler bunun piyasaya çıkmasına engel olurlar zannımca. Aslında belki bulundu da bulan adamı öldürdüler, ya da "seni ve aileni öldürürüz" diye tehdit ettiler(komplo teorileri).
Şimdi ne yapıyorum. Yürüyorum ve beyaz çay içiyorum. Beyaz çay ne işe yarıyor bir sonraki yazımda anlatacağım. Ama şu kadarını söyleyebilirim ki açlık krizlerimde ve tatlı krizlerimde etkili oldu. Sonuçları da paylaşacağım bakalım. Hepimize kolay gelsin. Allah yardımcımız olsun. Gazamız mübarek olsun sevgili arkadaşlar.
Hoşçakalın ,   Sevgiyle kalın.


Nil Karaibrahimgil Gençliğime Sevgilerimle

YAZAR : Çarşamba, Mayıs 06, 2015
Zaman makinesi olsaydı ve kendi gençliğime, mesela 17 yaşıma, dönseydim, kendime şunları söylerdim:
En önemli şey aşk. Onu doya doya yaşa bu bir.
Ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o sevdiğin şeyi yapabiliyor musun ona bak. Yapamıyorsan, boşuna enerjini tüketme, yapabilenler yapsın. Yapıyorsan, dünyanın en şanslı insanlarından birisin, dilini ısır, kimseye söyleme. 
Sevdiğin insanlar bul. İşlerini onlarla yapmanın yollarına bak. Hayat ‘yap et çalış başar’la geçiyor ve bu maraton çok sevdiklerinle geçerse, iş yapmamış, sürekli aşk yapmış olursun. 
Birkaç kişinin elini sıkı sıkı tut. Onların dertleriyle dertlen, mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver. Onları kaybetme. Her şey değiştiğinde, senin en orijinal halini bilip sevenlere ihtiyacın olacak.
Kendini onunla bununla karşılaştırma. Başkalarının kriterlerine göre seçim yapma. O zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin. Oralarda ne işin var? Senin yolun başka. Yokuşların başka.
‘Konu komşu ne der’ diye dinleme. Komşu senin hayatın hakkında topu topu 15 dakika konuşacak. Sense ölene dek, onu yaşayacaksın. 
Hareket et. Her gün hareket etmeyi alışkanlık haline getir. Bir spora kafayı tak. Dansa kafayı tak. Satranca kafayı tak. Kafayı taktıkların ileride yaldız olup üzerine yağacak. 
Her gün oku. Her şeyi oku. Ağaç olmak nasıldır, Van Gogh olmak nasıldır, İkinci Dünya Savaşı’na katılmış olmak nasıldır? Öğren. Bir gün hepsi, bir yapboz gibi, birleşip sana inanılmaz gerçekleri gösterecek.
Kızlar zekadan, çalışıp başarandan ve espriden hoşlanır. Erkekler güzellikten, edadan ve huzurdan hoşlanır.
Hayat alışkanlıklarla yürüyor. Bir şeyi iyi yapmak istiyorsan hemen alışkanlık haline getir. Alışkanlıksa tekrarla oluyor. Beyin böyle programlanıyor. Bir şeyi sürekli yaparsan, başka şeyi düşünmüyor, onu hep öyle yapıyor. O yüzden alışkanlıklarına çok dikkat et. Neyi alışkanlık yaparsan, hayatın ondan oluşacak unutma.
Erken kalkmak kulağa berbat geliyor biliyorum ama ‘erken kalkan yol alır’ hayatımda duyduğum en doğru şey. Bazen saat 8:30’da üç şey bitirmiş oluyorsun ve inanamıyorsun zamanın göreceliğine. 
Dedikodu yapma. Dedikodu nasıl bir şey biliyor musun… Böyle evinin içine çöp boşaltmışsın gibi. Ağzını, içini, evini kokutuyor. Rahatlatır sanıyorsun ama pisletiyor insanı. Gül geç. Hem dedikodu yapanların başına mutlaka, ayıpladıkları, beğenmedikleri, çekiştirip durdukları şey gelir, unutma. Hayatın mizah anlayışı böyle.
Kızlar!
Güzel mi güzel bir kadın olduğunuzda, kendi atınız olsun. Kendi paranızı kendiniz kazanın, onu şakır şakır harcayın. Böylece ayrılıklarla, boşanmalarla attan inip eşeğe binmezsiniz. Atınızı kimse altınızdan alamaz. Dörtnala başka yere gidebilirsiniz. 
Erkekler! 
Yakışıklı mı yakışıklı bir erkek olduğunuzda, kadınlara, çocuklara ve hatta birbirinize asla el kaldırmayın. O güç güç değil. Kaba kuvvet o. Korkudan kaynaklanır. Kaybetme korkusundan. Ve kimseyi avucunuzda sıkarak elinizde tutamazsınız. Tam tersi, avucu apaçık tutacaksınız.
Kendinden başka kimseyi suçlama. Suçlamak, nasıl diyeyim, zehirli bir duygu. İnsanı frenler. İnsanı kurban psikolojisine sokar. Atıl bırakır. Hatta şimdiden duvara ‘kendimi suçlu hissetmiyorum’ yaz. Çok faydasını göreceksin. 
Ceplerden, bilgisayarlardan, televizyonlardan uzak 1 saat ayır kendine. Kendinle sosyalleş. Yoksa unutursun nasıl biri olduğunu. Hayatın sana başkaları tarafından yansıtılmayan bir aslı var. Onu dinle, deniz kabuğu dinler gibi. Yalnızlığını kimseye verme. 
Yalnızlığın hariç her şeyi paylaş. Çünkü reklamda dediği gibi, ‘hayat paylaşınca güzel’. 
Her gün şükret. Teşekkürü dualarından asla eksik etme. Teşekkür kadar insana iyi gelen şey yoktur. Bir şey istemekten, dilemekten bile iyidir. Sıcacık yapar ruhunu. ‘Bendeki bana yeter, hatta artar bile’ dünyanın en güzel felsefesidir.
Birinden bir şey isteme. Onun yerine birine bir şey ver. Bak neler olacak seyret sonra.
Karanlık günler olacak. Düşeceksin de. Yaralar da açılacak. O zamanlarda şunu unutma: Tünel bitecek. Kalkacaksın da. Kabuk da bağlayacaksın. 
Sevdiklerine bıkıp usanmadan, seni seviyorum, seni çok seviyorum de. Hatta sen ne yaparsan yap, kim olursan ol çok seveceğim de.Korkmaktan korkma. Ödün bile kopsun. Sonra kapa gözünü bas karanlığına. Belki biri bir taş döşemiştir kim bilir. 
Böbürlenme. Kibirlenme. Köpürme.Abart. Çoğalt. Parlat.
Her gün, bir yazar tarafından hayatının hikayelendirildiğini düşün ve dinle. Böyle bir kahraman olmak ister miydin?
İstiyorsan başarıyorsun. Ne mutlu sana.
Nil KARAİBRAHİMGİL

Kolajen Besin Desteği

YAZAR : Salı, Mayıs 05, 2015

Merhaba
En son aldığım bu üründen bahsetmek istiyorum. Kolajen hapı. Aslında önceden hakkında pek bir şey bilmiyordum ama yurt dışından ithal malzemeler getiren bir mağazaya gittiğimde satıcının "bu en iyi güzellik ürünü" vb.... söylemleri sonucu satın alıp sonradan araştırdığım bir ürün. Ama satın alma kararı verme sebebim Dr.Osman Müftüoğlu'nun "cilt dışardan beslenmez, nemlenmez. İçerden beslenir ve nemlenir" cümlesini okumuş olmam. Cildin dışardan sadece desteklenebileceğini söylüyor Dr.Osman Müftüoğlu. Bu yazısını okuduğumdan beri böyle bir destek ürünü almayı düşünüyordum. Çünkü son zamanlarda (özellikle 40 yaşından sonra) cildime ne kadar krem sürersem süreyim kuruluk problemi yaşadığımı fark ettim. Satıcının  "Cildi içten nemlendiriyor" cümlesi bam telime bastı ve aldım.
Sonrasında internette yaptığım araştırmalar sonucunu sizlerle paylaşıyorum.
 
Resimlerde ki ben değilim. Görseli internette buldum.Ama bende ki etkisinin de bu kadar olduğunu söyleyebilirim. Yani gözle görülür bir farklılık hissettim.
---------------------------------------------------------------



Collagen (Kolajen) Nedir?
Collagen (Kolajen) Cildin yaşlanmasını durduran, kırışıklıkları gideren, sacları ve tırnakları güclendiren doğal bir Aminoasittir.
Collagen insan vücudunda cilt, sac, tırnak ve eklem kıkırdak dokusu proteinlerinin % 80′ ini oluşturan ve yüksek miktarda amino asit iceren bir protein maddesidir.
Kolajen birbiri üzerine sarılmış 3 zincirden meydana gelir. Herbir zincir 1400 amino asit uzunluğundadır. 3 aminoasidin tekrarlanması ile dengeli bir yapı oluşur. 3. amino asit gliserindir ve icerde kalır. Dışarıda ise proline ve hidroksiproline bulunur.
Vücudumuzdaki tüm proteinlerin 1/4′ ü kolajendir. Kolajen moleküler telleri şekillendirerek tendonları ve boşlukları güclendiren, cildin ve ic organların esnekliğini sağlayan ana yapısal proteindir.Kemikler ve dişler de kolajene eklenen mineral kristalleri ile oluşmuştur. Kolajen Vücudumuzun yapısını oluşturur. Yumuşak dokuları destekleyerek iskelet ile buluşmalarını sağlar. Vücutta bu derece önemli fonksiyonlar oluşturmasına karşın cok basit bir proteindir.
Taze ve sağlıklı kolajen cildinize, vücudumuzun dış tehditlere karşı korunmasında ve genc güzel görünmemizde yardımcı olur. Ancak Kolajen bazen cok kolaylıkla zarar görür.
Dokular arasındaki bağı sağlayarak daha sağlıklı ve güzel görünümlü bir cilde, dayanıklı kemiklere ve beyaz dişlere sahip olmamızı sağlayan kolajen belirli bir yaşa kadar vücut tarafından düzenli olarak üretilir ve depolanır. Ancak ergenlikten sonra kolajen üretimi yavaşlar ve bunun sonucu olarak kemiklerimiz ve dişlerimiz dayanıklılığını kaybeder, cildimiz daha solgun görünür ve kırışır ve vücutta daha pek çok şey yaşanır. Kolajen üretimini arttırmak için iyi bir diyet listesi ile doğal ürünleri kullanabiliriz. Ancak kolajen hapı gibi ürünler destek olarak kolajen üretimini arttırma da bize yardımcı olabilir. Kolajen hapı ne işe yarar sorusunun cevabını aşağıda bulabilirsiniz.







Kolajen Hapları
Kolajen üretimi azaldıkça yaşanacak sorunları engellemek için piyasada kolajen hapları satılmakta ve destek olarak tavsiye edilmektedir. Vücutta doğal olarak üretilen kolajenin cilt, saçlar, eklemler, dişler üzerindeki olumlu etkileri bilinmektedir. Kolajen üretimini desteklemek için alınan kolajen haplarının vücudumuzda hangi noktalara etki ettiğini aşağıda bulabilirsiniz.
Cilt: Kolajen üretimini doğal yollardan sağlayamıyorsanız kolajen takviyesi ile cildinizin daha sağlıklı görünmesini sağlayabilirsiniz. Kolajen cildinizin daha geç kırışmasına olanak tanır.

Saçlar: Kolajen eksikliği saçlarda kuruluğa, solgun görüntüye ve kırılmalara neden olur. Kolajen hapı ile saçlarınızın doğal parlaklığa kavuşmasını sağlayabilirsiniz.
Dişler: Kolajen destekleri ağız ve diş sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratabilir. Dişeti hastalıkları ve diş sağlığı için gerekli C vitaminin eksikliği kolajen eksikliğine yol açabilir.
Uyarı: Bu tür destekleri sadece doktorunuza danıştıktan sonra kullanmalısınız. Bu tip gıda takviyelerinin içinde bulunan maddeler iştahın aşırı oranda açılmasına ve neticesinde kilo alımına ya da tam tersi durumlara yol açabilir. Bu nedenle uzman tavsiyesi ile uzman kontrolünde kullanılmalıdır.
Kullanıcı yorumları da genelde olumlu. 



Ülker Hanımeller Karaoke Partisi Reklamı

YAZAR : Cumartesi, Mayıs 02, 2015
 
Son günlerde en sevdiğim reklam .Çünkü anne aynı bana benziyomuş. Çocuklarım öyle söyledi. "Senin gibi konuşuyor ve eğlenceli anne" dediler. Aslında sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim. Yani kurabiye isteseler yaparım aslında. Sanırım ben de bu genler eksik biraz. Kendim yiyip kilo alıyorum diye çocuklara da yapmıyorum. Ama onlarda düşkün değiller ki. Neyse günah çıkarttım. Bi sorayım istiyorlarsa yapayım bari. Çünkü ben de bayılırım anne kurabiyesine:)
Blogger tarafından desteklenmektedir.