Eleştiri Gizli Hayranlıktır


Çok sevdiğim bir söz var, siz de  bilirsiniz "dünyada hiç kimse başka birini yargılayacak kadar mükemmel değildir" . Bir diğer söz de(en sevdiğim) "ilk taşı en günahsız olanımız atsın" (var mı ki günahsız biri?). Ve başka bir tane daha bu konuyla ilgili (kızılderili atasözü olduğunu okumuştum) "Birini yargılamadan önce onun makosenlerini(ayakkabılarını) giyip dolaş". Yani burada ki tüm özlü sözlerden anlayacağımız şey "birini yargılamak ne haddimize" olmalıdır.
Şu yaşıma geldim eleştirilmeyi olgunlukla karşılayan insan evladı görmedim:) Doğru bile olsa. Bütün dünya böyle olduğunu bilse bile. Ama yöntemleri vardır tabi eleştirmenin, yani çok zor durumdaysak, eleştirmeden olmayacaksa, hayat memat meselesiyse falan:) Yoksa egomuzun tatmini için eleştirmek hiç bir şekilde kabul edilemez. Hayranlıktır, kıskançlıktır o zaman o eleştiri.
Mesela birini eleştirmek istiyorsunuz. Çünkü onu çok seviyorsunuz ve düzelmesini istiyorsunuz. Nasıl eleştireceğiz o zaman? Önce övme, takdir etme cümlesi ile başlamalıyız. Mesela "Şu davranışın çok hoştu" ya da "çok güzel giyinmişsin, kıyafetine bayıldım". Korkmayın bol bol kullanın "harikasın, süpersin, çok doğru yapmışsın, ne güzel düşünmüşsün" . Bu cümleler hiç bir zararı olmayan ve kullanıldığında herkesi iyi hissettiren cümleler. Bir deneyin bana dua edeceksiniz:)
İkinci olarak eleştirdiğimiz kişi değil davranış. Bunu unutmadan sadece davranışa yönelik eleştiri yapmalıyız. Çünkü rahatsız olduğumuz kişi değil onun yaptığı bir şey, öyle değil mi?
Üçüncü olarak ta suçlayıcı bir dil değil , ben dili kullanarak kendisinin fark etmesini sağlamak. Mesela "acaba şöyle yapsan daha mı iyi olur?". "Bu konuda farklı davransaydın sonuç daha iyi olurdu öyle değil mi?" "Yanılıyor olabilir misin?" "Ben olsam şöyle yapardım" "Sen böyle davrandığında üzülüyorum,kırılıyorum, kötü hissediyorum" vb..........
 Böylece hiç kimse kırılmaz, eleştiri davranışı düzeltme amacına ulaşır. Kişi en azında farkında olup davranışı üzerinde düşünür ve değiştirir de. Amacımız üzüm yemek bağcıyı dövmek değil öyle değil mi?


10 yorum:

  1. keşke birbirimize duygularımızı böyle ifade edebilsek ve birbirimizi anlayışla karşılasak
    seygiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslında yapabiliriz Bademle Buduk. Birazcık özen sadece.

      Sil
    2. herkes bir olmuyor ama herkes özenli ve nazik olabilir, katılıyorum.
      sevgiler.

      Sil
  2. Çok doğru yazmışsın... Eleştirinin dozajı ve yapıcılığı çok önemli.Ben çok dobrayım, yüzüne hiç sakınmadan söylerim edebiyatına hiç gerek yok... Dobra olmak demek kırıcı olmak anlamına gelmiyor...

    Yapıcı eleştirilerle gelsinler bana :))))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Malesef bizim toplumumuz da yapıcı eleştiri kavramını bilmiyorlar. Gerçi diğer toplumları bilmiyorum ama . Ben de ogrenmeye ve bildiklerini paylaşmaya çalışıyorum nacizane. Sevgiler sana oytunlahayat:)

      Sil
  3. Kısa, net ve çok doğru yazmışsın Kadriye. Tıpkı eleştirilerin olması gerektiği gibi...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Gülcan :) Ben lafı pek dolandiramiyorum

      Sil
  4. ay ağzını öpeyim derler ya işte öyle :)))
    yani ne doğru söz söylemişsin
    oldum olası çok eleştiren, sürekli kusur bulan ya da nasihat eden insanlar yıllarca beni çok üzdü
    ama anladım ki, hepsi kıskançlıktan
    malesef
    oysa ben daha farklı olsun çok isterdim
    en yakınların olunca kırılıyorsun çünkü ister istemez
    ağzını açıp sadece eleştiri o olmadı , nasihat ne kadar yanlış
    Allah iyilerle karşılaştırsın
    güzel söz söyleyen, güzel bakan iyi niyetli insanlarla inşallah

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Meyve veren ağaç taşlanır diye bir atasözü bile var maviannem Seni elestirdiklerinde bu açıdan bak bence:)

      Sil
  5. eleştiriyi hakaret gibi algılamaktan vazgeçersek aslında her şey düzelecek..

    YanıtlayınSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.