huzur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
huzur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bağışıklık Sisteminizi Mutlu Edin

YAZAR : Salı, Ekim 01, 2019
Bu başlık bir tedx konuşmasından. İmmünoloji(Bağışıklık) Uzmanı Duygu Sağ'ın videosunu izledim Youtube'dan. Son zamanlarda hastalıklarımızın sebebinin bağışıklık sistemimizin zayıf düşmesi, bağırsak sağlığının bozuk olması konusunda çok fazla konuşuluyor. Zaten yeme içme konusunda herkesin kafası acayip karıştı. Bir uzman "şunu yemeyin bunu yemeyin derken diğeri tam tersini söyleyebiliyor. İnternet bilgiye ulaşma açısından çok iyi ama kirli yani doğru olmayan bilgilere de ulaşılabiliyor.
Bir önceki yazımda bir bütünsel sağlık uzmanı aynı zamanda dahiliye uzmanı bir doktora gittiğimi ve bana sıkıntılarımdan dolayı bir diyet verdiğini anlatmıştım. Yaşadığım sıkıntılar için hepsininsebebinin bozuk bağırsak florası olduğunu söyledi. Peki bu bağışıklık sistemimiz neden bozuluyor ve son zamanlarda neden herkes hasta, neden bağırsak floramız dolayısıyla bağışıklık sistemimiz bozuldu?
her şey içimizde karikatür ile ilgili görsel sonucu
Yaygın olarak bilinen şey yediğimiz içtiğimiz her şeyin artık organik olmaması, genetiği değiştirilmiş gıdaları tüketmenin bizi hasta ettiği. Ama bu ted konuşmasında Uzman bunun asıl sebebinin stres olduğunu söylüyor. Yani"herkesin hayatında stres var , önemli olan bunu nasıl karşıladığınız"diyor.
Bağırsak floramızı uzun süre stres altında yaşamanın bozduğunu söylüyor ve eğer bağışıklık sistemimizi güçlendirmek istiyorsak onu mutlu etmemiz gerktiğinden bahsediyor. Yeme içmeden çok bu konu önemli diyor(ne yani şimdi ben boşuna mı o kadar sert bir diyeti yapmaya uğraşıyorum:))
her şey içimizde karikatür ile ilgili görsel sonucu

Verdiği tavsiyeler şöyle özetlenebilir. Kendin olabilmek, maske takmadan, içinden geldiği gibi yaşayabilmek, meditasyon yapmak (bilimsel olarak meditasyonun ispatlanmış faydalarını anlatıyor) , şükretmek.

Siz kendiniz olabiliyor musunuz? Hatalarınız kusurlarınızla, eşref saatinizle ...... saatinizle, yanlışlarınız doğrularınızla. Kendinize şefkatle yaklaşabiliyor musunuz? 
Şükrediyor musunuz? ya da meditasyon yapıyor musunuz? Hayatımıza bunları sokabilirsek iyileşeceğimizi söylüyorlar. Siz ne dersiniz?

Mutlu ve Huzurlu Olmanın Formülleri - Prof. Dr. Derya Uludüz

YAZAR : Pazartesi, Temmuz 09, 2018

Mutlu ve Huzurlu Olmanın Formülleri

Güzel bir yazı buldum. Sizinle paylaşmak istedim. Bazen kendimizi anlamsız bir şekilde öfkeli , mutsuz , gergin, üzgün,sinirli hissederiz. Etrafımızdaki insanları kırarız bazen bu sebeplerden. Tüm bunların nedeni hormonlar ve vücudumuzdaki kimyasallar olabilir. Vücudumuzu yöneten hormonları dengede tutmamız gerekir. Prof. Dr. Derya Uludüz'ün bu konuyla ilgili yazısını paylaşıyorum aşağıda. Keyifli okumalar.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

İlgili resim

İşte mutlu ve huzurlu olmanın formülleri

Dopamin, motivasyon, zevk, ilgi, ödül ve dürtü kontrolünü sağlayan ve hafızayı güçlendiren hormondur. Dopamin hormonu mutluluk ve haz alma sırasında salgılanır. Dopamin miktarı, dengesiz beslenme, demir eksikliği, stres, menapoz ile östrojen düşüklüğü, uykusuzluk veya sık depresyon ilacı kullanımı nedeniyle düşebilir.  
-Zevk alma, istek ve enerjiniz azalmış ise,
-Çok hızlı değişken bir ruh haliniz var, dürtülerinizi ve öfkenizi kontrol edemiyorsanız,
-Kronik yorgunluk,  mutlu olamama, tatminsizlik hissediyorsanız,
 -Egzersiz de dahil olmak üzere hiçbir şey yapmak istemiyorsanız,
 -Cinsel isteğinizde azalma varsa,
-Konsantrasyon güçlüğü, dikkat eksikliği ve odaklanma sorunu yaşıyorsanız,
-Sosyal içe kapanma, aşırı endişe haliniz varsa, dopamin eksikliğiniz olabilir.
Beynin dopamin salgılamasını artırmak için, öğünlerde protein ağırlıklı beslenmemiz gerekir. Elma, muz, çilek, karpuz, peynir, yoğurt, yumurta, enginar, kırmızı pancar, brokoli, ıspanak, lahana turşusu, zerdeçal, badem, yulaf ezmesi, yeşil çay, deniz ürünleri, tavuk gibi besinler ile E ve C vitaminleri dopamin düzeylerini arttırır. Kan şekeri ve kolesterolü artıran besinlerden uzak durmak, günde 15 dakika güneş ışığına çıkmak, haftada 5 gün açık havada 30 dakika yürümek, mutlu olduğunuz bir işte çalışmak, hobiler edinmek ve günde 8 saat uyku dopamin üretimi için çok önemlidir. Beyninizin zevk merkezini yoran, dopamini hızlı tüketen heyecan arayışı davranışlarda aşırıya kaçmayın. Dopamin miktarınız çok düşük ve şikayetleriniz sizi rahatsız eder düzeyde ise takviye besin desteklerini kullanmanızı öneririm. Örneğin, kolaylıkla bulabileceğiniz L- tirozin bir protein ekstresidir. Doğal bir besin desteğidir ve vücutta dopamin miktarını artırır.
Serotonin; doğal bir duygu durum düzenleyicisidir. Mutluluk, huzur, rahatlık hissettiren madde olarak bilinir. Duygusal dengemizden, uyku düzenimize, yeme alışkanlıklarına ve sindirim sistemimizin iyi çalışmasına kadar birçok etkisi vardır. Serotonin hormonu eksikliğinde depresyon, başağrısı, obezite, hiperaktivite gibi sorunların temelini oluşturmaktadır. Mide ve bağırsaklarda kas hareketini kolaylaştırır, ağrı sisteminde rol oynar ve ayrıca sağlıklı bir uyku uyumamızı sağlar.
Serotoninin düştüğünü nasıl anlayabiliriz?
-Kendinizi sürekli sinirli, öfkeli hissediyor ve dürtüsel davranıyorsanız,
-Ümitsiz, çaresiz, hep karamsarsanız,
-Kendinizi değersiz hissediyor, özgüven eksikliği yaşıyorsanız,
-Sürekli tatlı, hamur işi, çikolata yeme isteği duyuyorsanız,
-Uykuya dalmakta güçlük çekiyor veya geceleri aniden uyanıyorsanız,
-İştahınız aşırı artmış veya azalmış ise,
-Canınız evden dışarı çıkmak istemiyor ve dış dünyadan izole olmaya başladıysanız,
-Sık başağrıları veya kabızlık gibi bağırsak sorunları yaşıyorsanız,
Tüm bu yakınmalar yanında geceleri uykudan bile uyanıp yemek yeme isteği hissediyorsanız ve kilo veremiyorsanız dikkat edin! Beyin serotonin seviyeniz azalmış olabilir. Serotonin seviyeniz azaldıkça şekerli gıdalar tüketme ihtiyacı hissedersiniz, ancak bu gıdaları tükettiğinizde daha da depresif olabilirsiniz.
Açık havada yapılan egzersizler ve güneş ışığından faydalanma en iyi serotonin artırma yoludur. Özellikle sabah erken saatlerde güneş ışığı serotonin üretimi için en yararlıdır. Egzersiz serotoninin öncü maddesi olan L-triptofan salgısını artırarak serotonini yükseltir. Ayrıca, L-triptofan besin desteği ve B6 vitamini kullanabilirsiniz. Bunun yanında protein ağırlıklı beslenin. Yumurta, hindi, yağsız et, avokado, soya, muz, badem ve fındık, baklagiller ve kuru meyveler L-triptofandan zengindir. Muz, avokado, ıspanak, kırmızı et, patates, bezelye, bira mayası, yumurta, baklagiller, kuruyemişler B6 vitamininden zengindir. Magnezyum takviyesi de almak, kafein tüketimini azaltıp, günde sekiz saat uyumak çok yararlı olacaktır. Stresten uzak durun. Masaj yaptırmak, serotonin üretimini engelleyen stres hormonu kortizolü azaltacaktır.  Keyif aldığınız uğraşlar edinin.
derya uludüz ile ilgili görsel sonucu
GABA hormonu beyin dalgalarının uyumlu çalışmasını sağlayarak beynin dinlenmesine olanak verir. Beyne ‘sakinleştirici’ etki sağlar. Böylece daha sakin ve kontrollü oluruz. Özellikle yoğun geçen bir günün sonunda duygularımızı ve beynimizi sakinleştirir. Rahatlatıcı etkisi ile uyku problemi olan kişilerde uyku kalitesini artırır. Aşırı hareketli, pratik ve işkolik kişilerde beyin GABA maddesini aşırı hızlı tüketir. Bu kişilerde sinir hücreleri daha fazla mesai yaptığından elektrik uyarısı daha fazladır. Bu durum beyni bir süre sonra yorar ve GABA eksikliği ile ilgili yakınmalar başlayabilir. İç sıkıntısı ve midenizde düğümlenme hissi, bir türlü organize olamadığınız için sıklıkla randevularınıza yetişememe ya da işlerinizi zamanında bitirememe, aynı anda bir çok işi yapmaya çalıştığınız halde günün sonunda çok azını yapabilme, her şey yolunda gitse de her an üzülecek yeni sebepler bulma, bir türlü rahatlayamama veya sebepsiz kalp çarpıntılarınız varsa GABA eksikliğinden şüphelenmek gerekir. 
GABA’yı nasıl artıralım? 
GABA, B6 vitamini ve magnezyum takviyesi kullanabilirsiniz. Magnezyum ve B6 vitamini beyinde GABA miktarını artırır.  Ayrıca kahverengi pirinç, ıspanak, elma, muz, ciğer-sakatat, bezelye, brokoli, havuç, mısır, fıstık, soğan, patates, mantar, domates gibi bazı gıdalar bol miktarda GABA içerir. Listeye eklenecek en önemli besinlerden bir tanesi de probiyotik olan evde yapılmış kefir ve yoğurttur. GABA düzeylerini artırmanın bir yolu da egzersiz yapmaktır ve yoga en iyi GABA kaynağıdır.
Oksitosin; sarılma gibi ten teması, doğum, emzirme dönemi ve cinsel aktivite sırasında vücutta düzeyi yükseldiği için aşk hormonu olarak da bilinir. Biriyle bağ kurduğunuzda ya da güven ve sadakat duygularının yoğun hissedildiği anlarda ön plana çıkar. Aşık olduğunuzda da oksitosin salınır. Kadınlarda daha yüksek düzeylerdedir. Özellikle doğum ve bebek emzirme sırasında bebek ile anne arasında güçlü ilişkinin kurulmasını sağlayan ana hormondur. Empati, duygu durum, güven, cinsel aktivite, sosyal ilişkilerin kurulması oksitosin için önemli görevlerdir. Kortizol düzeylerini azaltır. Ağrı eşiğini yükseltir. Oksitosin salınımı sosyal ilişkilerin ve ikili ilişkilerin gücünü artırır.
Oksitosin beyinde azaldığında anksiyete, sosyal fobi, sosyal ilişkilerde girişken olamama, otizm, post travmatik stres bozukluğu, kulak çınlaması veya anoreksi hastalığı görülebilir.   
Oksitosin üretimi için vitamin D çok önemlidir. En ideal D vitamini kaynağı güneş ışığıdır. C vitamini ve Magnezyum da oksitosin üretiminde rol alırlar. Badem, kabak çekirdeği, muz, siyah çikolata, ıspanak en iyi magnezyum kaynaklarıdır. Melatonin adlı beyinde salınan uyku hormonu da oksitosin salınmasını artırır. Sosyal ilişkilerinizde, dostlarınız, akrabalarınızla tokalaşmak, onlara sarılmak gibi fiziksel temaslar çok önemlidir. Her gün sadece 10 saniye sevdiklerinize sarılmak, evcil hayvanınızı sevmek bile oksitosin miktarınızı artırarak sizi mutlu yapar. Masaj yaptırmak, yoga yapmak, müzik dinlemek, soğuk veya ılık su ile duş almak da oksitosini artırır.

Yazının orjinali için : https://www.cnnturk.com/yazarlar/guncel/prof-dr-derya-uluduz/iste-mutlu-ve-huzurlu-olmanin-formulleri

Küçük Bir Mim

YAZAR : Çarşamba, Mart 14, 2018
Sevgili Şebnemciğim (www.oytunlahayat.blogspot.com) beni mimlemiş. Teşekkürler Şebo , sorular zormuş valla:))) Yapmaya çalışalım bakalım:))) Onun cevaplarını da  okumak isterseniz tık tık.

dünyayı değiştirmek karikatür ile ilgili görsel sonucu
1- Dünyayı değiştirecek sizce 3 küçük adım nedir?


* Eğitim (ama mevcut sistemde değil)
* Vicdan
* Merhamet


2- Dünyanın daha fazlasına ihtiyacı olduğu şey nedir?


Daha çok paraya ihtiyacı var bence. Şaşırdınız değil mi? Herkesin o kadar çok parası olsun ki parayla mutlu olunmadığını anlasınlar ve para için her şeyi yapmaktan vazgeçsinler.


para karikatür ile ilgili görsel sonucu
3- Okuduğunuz son kitap?
Aeden 



4- İzlediğiniz son film?
Ailecek Şaşkınız. Kızımla gitmiştik, çocukla izlenebilecek bir film.



5- Sizin değişmenizi sağlayan hatanız?

Bir gün o kadar üzülmüştüm ki bir olaya kalbim yerinden çıkacak gibi atmaya, nefes alamamaya başladım ve o gün karar verdim; "hiç bir şeyin ve hiç kimsenin yüzünden kendime bunu yapmayacağım". Yaklaşık 10 yıl oldu bu olayı yaşayalı ve gerçekten eskiye oranla süper bir değişim olduğunu söyleyebilirim. İşte buna tecrübe diyorlar. Hayattan yediğin kazıkların bileşkesi:)))


hata karikatür ile ilgili görsel sonucu

6- Sözcüklerinizle eylemleriniz eşit midir?

Sayılır:)) Yani eşit olması için çabalarım. Ama %100 eşit olması gibi bir durum hiç kimse için söz konusu olamaz bence.



7- Gurur duyduğunuz bir başarınız?

Çocuklarıma öğretmek istediğim bir değeri davranışlarında gördüğümde "başarmışım" diyorum ve kendimle gurur duyuyorum. 



8- Hayattaki öncelikleriniz nelerdir?

Aile, arkadaşlar, okumak, kendimi geliştirmek



9- Kendinizin beğendiğiniz 5 özelliğiniz nelerdir?

1. Organizasyon yeteneğim. 5 dakika içerisinde organize ederim, kategorilere ayırıp iş bölümü yaparım:)))

2. Eğlenceli bir insanım. Uzun süre bir konuya üzülemem mesela:))) Üzülürüm üzülürüm "amaaaan bi daha mı gelcez dünyaya" moduna girip gülmeye başlayabilirim.
 
3. Çözüm odaklı olmam. Yani olumsuz bir durumda veya bir terslikte hemen "tamam durum bu, peki şimdi ne yapabiliriz" derim ve bunu çocuklarıma da öğrettiğim için çok mutluyum. Şikayet etmiyorlar, nasıl farklı bir yol buluruz onu araştırıyorlar:))) çok şükür.

4. Pratik Zekam:))) Gülmeyin öyle herkeste bulunmuyor canım bu pratik zeka. Kadınlarda daha çok oluyor erkeklere nazaran:)))

5. Meraklı olmam. Bilmediğim her şeyi araştırırım. İlgimi çekerse derin araştırırım ama onun ne olduğunu anlatacak kadar öğrenirim mutlaka:)



mutluluk karikatür ile ilgili görsel sonucu

10- Geçen haftanın en güzel olayı nedir?

Annemin yurtdışından sağ salim ve çok mutlu dönmesi, Takla atmaya çalışırken elini inciten kızımın elinin iyileşmesi, oğlumun sınavda iyi bir sonuç alması ve bir sürü şey. Her nefes alışımız bayram mesela:)

Mim bitti, şimdide ben mimleyeyim bakalım. Kimler yaptı tam bilmiyorum o yüzden eğer yaptıysanız bu mimlememi dikkate almayınız:) 









Sevgi Yumağı

YAZAR : Cuma, Nisan 29, 2016
Geçen hafta bir akşam üstü çocuklarla kurstan dönerken arabada kavga ettikleri için ben küçük çaplı bir cinnet geçirdim. Onlara kızgın olduğumdan onları beklemeden hızlı hızlı apartmana girip asansörün önünde beklemeye başladım.  25 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim hoş bir kız vardı asansörün önünde. Yorgun, bıkkın ve mutsuz bir ifadeyle bakıyordu. Arda ile Ezgi de koşarak geldiler ve sanki biraz önce beni öfkelendiren onlar değillermiş gibi şen şakrak, bıcır bıcır "neden bizi beklemedin anne" dediler. Ben de ben size küstüm dedim. Tabi suçlarını bildiklerinden hiç sesleri çıkmadı.Sessiz geçen bir kaç dakikadan sonra birdenbire içim ürperdi ve "hava soğudu birden üşüdüm" dedim. Arda ve Ezgi biri önden biri arkadan bana sarıldılar. "Gel seni ısıtalım anne" dediler ve ben hemen yumuşadım tabiii. Sarıldık , öpüştük , gülüştük.(Annelik bir duygudan diğerine ışık hızıyla geçmek demek:)) Asansörün önünde bekleyen kız bize dönüp "ay bende gelip sarılacağım şimdi size çok hoşuma gitti, bana da sarılın" dedi. Biz de "gel gel sarılalım " dedik. Mutsuz yüzü birden aydınlandı. Bizim neşemize kayıtsız kalamadı(neşe bulaşıcıdır).
Sağlıklı bir ruh için günde en 5 kez sevdiklerimize sarılmamız gerektiğini söylemişmiydim. Bunu ben demiyorum sadece. Araştırma yapmışlar İsviçreli Bilim Adamları(attım, İsviçreli değillerdi sanırım Amerikalılardı). 
Biz evde özellikle hafta sonları sabahları "sevgi yumağı " yapıyoruz. Ne mi sevgi yumağı? Herkes birbirine sıkı sıkı sarılıyor ve dördümüzde birbirimize dokunuyoruz. Hatta ben "herkes birbirine dokunuyor" değil mi diye yoklama bile yapıyorum. Arda zaman zaman kızkardeşi için "bu geri zekalı bana dokunmasın" dese de(bu arada kızımda "sanki ben sana bayılıyorum" diye cevap veriyor) genel olarak birbirimize sıkı sıkı sarılıp sohbet ediyoruz bir süre. Eşimin de benimde en sevdiğimiz şey bu. Biraz daha büyüdüklerinde yapabilecek miyiz? bilmiyorum. Umarım devam eder. 
Ben ailelere böyle ritüellerinin olmasını tavsiye ediyorum. Özellikle çocukların ruh sağlığının gelişiminde aile çok önemli. Sevgiyi hissetmek, sevildiğini, önemli olduğunu hissetmek dünyanın en güzel duygusu. 
Biliyor musunuz bir insana yapılabilecek en büyük işkence o yokmuş gibi davranmakmış. Fiziksel işkencelerden daha yıkıcı sonuçları varmış. Mesela benim her hatırladığımda üzüldüğüm bir deney var. Bir yetimhanede bebeklere deney yapmışlar. Hiç sarılmamışlar, dokunmamışlar bebeklere ve dokunulmayan bebekler ölmüş. 
Sevdiğimiz birine dokununca oksitosin hormonu salgılamaya başlıyoruz. Bu hormon kendimizi daha mutlu ve huzurlu hissetmemize yol açıyor. Dokunduğumuz insanla aramızda bir bağ oluşmasına sebep oluyor. Geçen sabah radyoda duyduğum bir habere göre de oksitosin hormonu zayıflamaya yardımcı oluyormuş. Bununla ilgili yapılan deney sonuçlarını anlattılar. 
Sevgi güzeldir diyorum ve insan insanın şifasıdır. Sevdiklerimize daha çok sarılalım. Sevgi yumağı olalım. İyi hafta sonları......


Blogger tarafından desteklenmektedir.