fedakarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fedakarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çocuğumuz Düştüğünde, Feda-karlık

YAZAR : Perşembe, Şubat 11, 2016
 

Ben çoğumuz gibi düştüğünde hep kaldırılarak büyümüş bir çocuğum ve bunun sıkıntısını çok yoğun yaşadım. Ama burnumu sürte sürte büyüttü hayat . Anlamam gerekenleri, almam gereken dersleri alırken acılı oldu bu süreç. Başım sıkıştığında hep "annem, babam gelsin beni kurtarsın" istedim(laf aramızda hala bazen istiyorum). O yüzden kendi çocuklarımı böyle yetiştirmemeye çalışıyorum. Oğlum küçükken annemle birlikte parka gittiğimiz bir gün parkta oynarken düştü. Sonra aynen yukarıdaki kadın gibi gözümün ucuyla bakıp gülümsedim. O da ağlamadı. Bir süre düştüğü yerde oturdu sonra kalkıp oynamaya devam etti. Annem bana "kaldırsana çocuğu kızım ne geniş bir annesin" dedi. "Hayır" dedim "o kendisi kalkar". "Aman sen rahatını bozma" dedi bana. Kendisi gitmeye yeltendi. Ben ona da engel oldum. "Lütfen anne , karışma " dedim. Sonra beni eleştirmeye devam edince annem "senin yetiştirdiğin çocukları da biliyoruz anne" dedim. Demeyeydim iyiydi. Çünkü o da kendince doğru olanı yaptığını düşünüyordu. Hatta fazlasıyla fedakarlık yapmıştı. Yapması gerekenden fazla. Fedakarlık = feda+karlılık yani birisi için bir şeyi feda ettiğinizde karşılığında ondan beklentiniz oluyor bir nevi "karlılık". Yani kısaca normal olmayan kendinden taviz vermeler insanda beklentilere yol açıyor. Çocuğunuz bile olsa bunu yapmak , ondan beklentiye girmemize sebep oluyor. 
Üniversitede okumak için başka şehre gitmek ve hem çalışıp hem okumak durumunda kalmak beni çok büyüttü. Mesela o zamanlarda öğrenci evinde kalıyorduk. Elektirik faturasını ödemem gerektiğini bilmiyordum. Eşyalarımı toplamayı, yemekten sonra bulaşıkların yıkanması gerektiğini düşünemiyordum. Bilmiyordum çünkü. Her şey gümüş tepside önüme gelmişti o yaşıma kadar. Ama hayatın gerçekleriyle yüzleşince epey bir zorluk çektim. Kaçmak, güvenli aile ortamıma geri dönmek istedim. Dönsem annem, babam yine bakarlardı bana, yine aynı şeyi yaparlardı. Ama Allahtan dömedim. Yüzleşmeyi seçtim ve mücadele etmeyi öğrendim. Şimdi kendi çocuklarıma ve etrafımdaki annelere hep öğüt veriyorum "lütfen çocuğunuzun kendi sorumluluklarını almasını sağlayın, hatta ev işlerine de yardım etmesi gerek. Ev işleri ile ilgili de bir sorumluluk verin. Her başı sıkıştığında sorunları onun yerine çözmeyi. Biliyorum çocuklarımız için her şeyi kolaylaştırmak istiyoruz ama böyle yaparak onlara düşündüğünüz gibi iyilik yapmış olmuyoruz. Kötülük yapmış oluyoruz".
Anneciğim o zaman bana biraz kırıldı. Klasik "saçımı süpürge ettim, hala ben mi suçluyum" gibi laflar etti ama açıklamalarımdan sonra bana hak verdi. Anne babalık okulu projelerimi hayata geçirecek bir yetkili olduğumda, mesela milli eğitim bakanı falan:), yapacağım arkadaşlar.
Sevgiler......






Blogger tarafından desteklenmektedir.