Çocuğumuz Düştüğünde, Feda-karlık

 

Ben çoğumuz gibi düştüğünde hep kaldırılarak büyümüş bir çocuğum ve bunun sıkıntısını çok yoğun yaşadım. Ama burnumu sürte sürte büyüttü hayat . Anlamam gerekenleri, almam gereken dersleri alırken acılı oldu bu süreç. Başım sıkıştığında hep "annem, babam gelsin beni kurtarsın" istedim(laf aramızda hala bazen istiyorum). O yüzden kendi çocuklarımı böyle yetiştirmemeye çalışıyorum. Oğlum küçükken annemle birlikte parka gittiğimiz bir gün parkta oynarken düştü. Sonra aynen yukarıdaki kadın gibi gözümün ucuyla bakıp gülümsedim. O da ağlamadı. Bir süre düştüğü yerde oturdu sonra kalkıp oynamaya devam etti. Annem bana "kaldırsana çocuğu kızım ne geniş bir annesin" dedi. "Hayır" dedim "o kendisi kalkar". "Aman sen rahatını bozma" dedi bana. Kendisi gitmeye yeltendi. Ben ona da engel oldum. "Lütfen anne , karışma " dedim. Sonra beni eleştirmeye devam edince annem "senin yetiştirdiğin çocukları da biliyoruz anne" dedim. Demeyeydim iyiydi. Çünkü o da kendince doğru olanı yaptığını düşünüyordu. Hatta fazlasıyla fedakarlık yapmıştı. Yapması gerekenden fazla. Fedakarlık = feda+karlılık yani birisi için bir şeyi feda ettiğinizde karşılığında ondan beklentiniz oluyor bir nevi "karlılık". Yani kısaca normal olmayan kendinden taviz vermeler insanda beklentilere yol açıyor. Çocuğunuz bile olsa bunu yapmak , ondan beklentiye girmemize sebep oluyor. 
Üniversitede okumak için başka şehre gitmek ve hem çalışıp hem okumak durumunda kalmak beni çok büyüttü. Mesela o zamanlarda öğrenci evinde kalıyorduk. Elektirik faturasını ödemem gerektiğini bilmiyordum. Eşyalarımı toplamayı, yemekten sonra bulaşıkların yıkanması gerektiğini düşünemiyordum. Bilmiyordum çünkü. Her şey gümüş tepside önüme gelmişti o yaşıma kadar. Ama hayatın gerçekleriyle yüzleşince epey bir zorluk çektim. Kaçmak, güvenli aile ortamıma geri dönmek istedim. Dönsem annem, babam yine bakarlardı bana, yine aynı şeyi yaparlardı. Ama Allahtan dömedim. Yüzleşmeyi seçtim ve mücadele etmeyi öğrendim. Şimdi kendi çocuklarıma ve etrafımdaki annelere hep öğüt veriyorum "lütfen çocuğunuzun kendi sorumluluklarını almasını sağlayın, hatta ev işlerine de yardım etmesi gerek. Ev işleri ile ilgili de bir sorumluluk verin. Her başı sıkıştığında sorunları onun yerine çözmeyi. Biliyorum çocuklarımız için her şeyi kolaylaştırmak istiyoruz ama böyle yaparak onlara düşündüğünüz gibi iyilik yapmış olmuyoruz. Kötülük yapmış oluyoruz".
Anneciğim o zaman bana biraz kırıldı. Klasik "saçımı süpürge ettim, hala ben mi suçluyum" gibi laflar etti ama açıklamalarımdan sonra bana hak verdi. Anne babalık okulu projelerimi hayata geçirecek bir yetkili olduğumda, mesela milli eğitim bakanı falan:), yapacağım arkadaşlar.
Sevgiler......






7 yorum:

  1. Çok güzel ve bir o kadarda çook önemli bir konuya değinmişsin..
    2 oğlum var, (RABBİM evlatlarımızı bizlere bağışlasın) ama inan anlattığın gibi çocuklarının sürekli etrafında olup pofpoflayan annelere çok kızarım :D
    Anne babalık okulu olsa gerçektende çok çok iyi olur :)
    Sevgiler..

    YanıtlayınSil
  2. Sevdiğim bi' abim var bir gün ufak bir duvarın üstünde oturup konuşuyorduk. Çocuğu da tırmanmaya çalışıyordu yanımıza. Ama tırmanamayıp düşüyordu. En sonunda dayanamayıp çıkardım çocuğu. ''Aferin, şimdi olmasa da bir gün çıkacaktı bu duvarı. Ufak zaferini elinden aldın'' dedi. O sözü kurşun gibi işledi beynime o gün.

    YanıtlayınSil
  3. mesaj alındı :)) son yazımla iyi denk geldi yaa evet çocuklara sorumluluk verilmeli katılıyorum dış dünyanın zorluklarını yaşamalılar biraz

    YanıtlayınSil
  4. Kendi ayakları üzerinde duran bir nesil yaratmak çok çok önemli o yüzden kendi göbekbağını kendisi kesmesi lazım... Dediklerine tamamıyla katılıyorum Kadriyecim

    YanıtlayınSil
  5. Anne olarak en zorlandığım şey düşecek diye ödüm koparken kaydırağın tepesine kendin çıkabilirsin diye oğluşlarımı teşvik ettiğim anlardı. Düştüklerinde de hadi kalk bir şey olmadı demek ne zaman gerçekten bir şey olduğunu daha rahat anlamamı sağladı. Annem ne rahatsın diyordu bizimkisi kocaman bir ekmeği ağzına atmış çiğnerken. Sonuçta lokmalarını kontrol etmesini bilmeliydi ben yanında durup şu kadar yutabilirsin dememeliydim. Eminim bizim çocuklarımız da bizim bir sürü yanlışımızı bulacak. Çünkü bu işin doğrusu yok herkes kendi deneyimlerine göre bir yol çiziyor.

    Yine ne güzel bir konuya değinmişsin:)

    YanıtlayınSil
  6. Çok güzel ifade etmişsin ve sonuna kadar katılıyorum.
    Toplum olarak bunun bilincine varabilsek her şey daha güze olacak.

    YanıtlayınSil
  7. Ben de aynı fikirdeyim. Anne babalar çocuklarını kendilerine bağımlı hale getirmemeli.

    YanıtlayınSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.