Neden Olmasın?

YAZAR : Perşembe, Nisan 21, 2022


  

Hayat hep düz bir çizgide ilerlemez. İnişler çıkışlar , engebeler vardır. Hastalıklar , kazalar , sürprizler ….. hepsi insanoğlu içindir. 

Bir olay yaşadığımızda “Neden ben?” diye sorarız, aslında cevap “neden olmasın” dır. Hepsi insana dairdir o yüzden bize yabancı değildir . “Ben bir insanım ve insana özgü hiç bir şey bana yabancı değildir” demiş Terence . Ne güzel demiş . Her şey bize dair , bizden ötürü . 

O yüzden başımıza bir şey geldiğinde şikayet etmek , isyan etmek yerine mesajı  alıp devam etmek . İşin sırrı . 

Kabullenmek , akışa bırakmak 🙏söylemesi kolay yapması çok zor olsa da imkansız değil. 

.

.

.

#bizkimizkadınız #bendenötürü #herşeybizdenötürü #sürpriz #hayatsürprizlerledolu #farkındalık #insanadairherşey #insanadair #terence #bursa #ankara 

Konfor Alanımdan Selamlar

YAZAR : Cuma, Şubat 25, 2022


Bloğuma uzun uzun yazmayı çok özlemişim. Galiba bu bir tutku ve uzak kalsanız da dönüp yine buraya geliyorsunuz. Bu postu cep telefonumdan yazıyorum, biraz zor oluyor ama içimden geldi , engellemedim ben de  kendimi :)

Konfor alanıyla ilgili bir komik hikayem var . Ben yatak çarşaflarını , nevresimlerimi hep pamuk saten alırım yıllardır. Aslında çok mantıklı bir sebebi yok. Ya da bilinçli bir tercih değil  sadece yumuşak olduğunu düşünüyorum. Neyse geçen hafta bir gün hayatımda bir değişiklik yapayım nevresim takımlarımı farklı bir takımla değiştireyim dedim. Sadece pamuklu , çok güzel desenli bir takım geçirdim yorgana , yastığa . Görüntüsü çok hoşuma gitti ancaaak gece yattım ve uyumadan önce “ne kadar sertmiş” diye düşünüp uyudum. Gece boyunca beynim beni uyandırıp uyandırıp alıştığından farklı bir şey olduğunu söyledi . Sorun yok güvendeyiz hadi  uyu dedim ama nafile . Defalarca bu sebepten uyandım. Pamuk saten benim kırmızı çizgimmiş😀😀 

Sabah eşime anlatınca bana hemen “Prenses ve Bezelye tanesi” masalını hatırlattı . O masalı bilir misiniz? 

Bir ülkede yaşayan kraliçe oğlunu evlendirmeye karar vermiş . Tüm çevre ülkelere haber göndermiş “gerçek bir prensesle oğlumu evlendireceğim” demiş . Ancak bir şartı varmış kraliçenin , adayları teste tabi tutacakmış . Sarayın muhtelif odalarına 7 kat döşek attırmış ve ülkenin dört bir yanından gelem prensesleri misafir etmeye başlamış ancak günler geçiyormuş ama kraliçenin testini hiç bir aday geçemiyormuş.Kraliçe artık umudunu kaybetmeye başlamışken yağmurlu bir akşam sarayın büyük kapısı çalınmış , gelen çok zarif bir prensesmiş. Onun İçin de yataklar hazırlanmış . Ertesi sabah uyandığında kraliçe yanına gelip “nasıl rahat ettiniz mi!” diye sormuş. Prenses “çok teşekkür ederim kraliçem , çok rahattı yatağım ancak döşeklerin altında bir bezelye tanesi beni bütün gece uyutmadı “ demiş. 7 kat döşeğin altındaki bezelye tanesini hissetmiş ve rahatsız olmuş. Bunu duyan kraliçenin gözleri parlamış ve aradığı prensesin o olduğuna karar vermiş ve mutlu son 😂😂

Bazen muhafazakar davrandığımda mesela pamuk saten olmayan nevresim takımı olmadan uyuyamadığımda benim de  aklıma bu çok abartılmış masal geliyor .Aslında hepsi konfor alanımız yani rahat ettiğimiz , kendimizi iyi ve güvende hissettiğimiz yer . Konfor alanının nesi kötü derseniz “konfor insanı çürütür “ yeni hiç bir şey yapmayız. Hiç bir şeyi değiştirmek istemeyiz ve yerimizde  sayarız . Kötü yanı budur. 

Otomatik pilotta hayata devam ederiz. Yeni hiç bir şey olmaz çünkü hep aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar bekleriz. Değişmeyiz , gelişmeyiz ve değişmeyen şeyler bir süre sonra çürür. 

Bazen hep kullandığın yoldan gitmemek , hep aldığın markadan almamak , sol elini kullanmaya çalışmak vb….. egzersizler beynimize iyi gelir. Çünkü insan zorlandığında gelişir. 


Bakış Açısı

YAZAR : Salı, Kasım 23, 2021

Bugün size bir hikaye anlatacağım ve bir soru soracağım . 

Bir kez öğrenci yurdunda 3 kız öğrenci. Birinci kız odasında ders çalışıyor. İkinci kız yatağında uzanmış kitap okuyor. 3. Kız da erkek arkadaşıyla buluşacak tuvalette makyaj yapıyor . Bir an’da dışarıdan büyük bir gürültü geliyor. Yatağında kitap okuyan kız korkuyla fırlıyor ve eyvah kaza oldu diyor. Ders çalışan kız eyvah deprem oluyor diyerek dışarı çıkmak İçin koşuyor. Makyaj yapan koz da “yağmur yağıyor dışarı çıkamayacağım” diyerek makyaj yapmayı bırakıyor . Olay aynı olay , ses aynı ses, tepkiler farklı. Sizce ne olmuş olabilir?

Aslında olan dışarıda bir dükkanın tabelasının devrilmesi. 

İşte biz de olaylara karşı kendi öğrenmişliklerimize , kalıplarımıza göre tepki veriyoruz. Herkes öyle yapıyor ama başkalarını sizin verdiğiniz tepkiyi vermediği için suçlayabiliyoruz. 

Bilmem anlatabildim mi?😀

.

.

#bizkimizkadınız #zihinselkalıplar #etkitepki #bakışaçısı #farkındalık #tepkiler #hikaye #nasılbakarsanöylegörürsün 

Kendini Gerçekten Seviyor musun?

YAZAR : Çarşamba, Ekim 27, 2021

 Herkese merhaba

Bloguma yazmayı özlemişim. Biraz arkadaşları gezdim , okudum. İnstagram da yazdıklarımı burada da yayınlasam , arada sırada yazsam çok iyi olacak sanki:)



Geçen gün instagram hikayemde “Kendinizi seviyor musunuz?” diye bir soru sormuştum .Sadece 3 kişi “hayır” seçeceğini işaretlemiş. Büyük bir çoğunluk “evet” demiş. Sonra bir soru daha sordum “Kendini sevmek ne demek?” Çok güzel cevaplar gelmiş. Cevapları da bir postta paylaşacağım . Ama ondan önce kendi yaşadığım bir olayı paylaşmak istedim. Çünkü çoğumuz kendimizi sevdiğimizi söyleriz ama bazen en küçük bir hatamızda kendimizi yerden yere vururuz. Kendimize şefkatli davranmayız. Oysa kendini sevmek kendine şefkat göstermeyi gerektirir.
Dün çok sevdiğim bir takımın bardağını kırdım. O an kendime çok kızdım ve tam kendime “aptal , sakar vb….” gibi güzel😂 şeyler söyleyecekken durdum ve düşündüm . Bu bardağı eve gelen bir misafir kırsaydı ona da kızar mıydım? Hayır kızmazdım tabi ki. Belki takım bozuldu diye üzülürdüm ama ona “olur böyle şeyler alt tarafı bir bardak” gibi şeyler söyleyerek teselli etmeye çalışırdım. O Zaman neden kendime bunu yapmıyorum ki? dedim. Kendime neden bu kadar acımasız davranıyorum .
Aslında çoğumuz kendimize karşı hoyrat ve acımasızız. Öyle değil mi? Kendimizi şefkatle teselli edebilmek kendini sevmenin yollarından biri. Misafirimizi teselli ediyoruz ama kendimizi etmiyoruz , o zaman misafire kendimizden daha mı çok değer veriyoruz?
Yani demem o ki hata yaptığınızda kendinize şefkat gösterin ve “altı üstü bir bardak bunun İçin kendimi hırpalamayacağım” deyin. Hatta “aferin ne güzel yaptın , oh iyi oldu vb….😂😂 “ cümleler de söyleyebilirsiniz 😂
Hiç bir eşya bizden daha değerli olamaz .
Kendini sevdiğini söyleyenler siz ne yapıyorsunuz bir hata yaptığınızda?

Çeşmenin Mesajı

YAZAR : Pazar, Mayıs 30, 2021

 


Konya’ya gidip Mevlanayı ziyaret edenler, Müzenin bahçesindeki çeşmeyi görmüşlerdir. Çeşmenin değişik bir formu var. Anlatayım; Çeşmedeki suyun bir çok çıkışı var. En üstteki musluk ikiye bölünüyor, aşağısındaki musluk ise üç farklı hale dönüşüyor. Sonraki katta iki ve en altta tek çıkışa dönüyor.


Çeşmenin mimarisinde anlatılmak istenen, bizler hayata tek olarak başlarız.


Çeşmenin en üstündeki gibi…


Ve sonra evlenip ikiye bölünürüz, ardından çocuklar gelir,


Su yolu tekrar bölünür ve çocuklar da tıpkı su gibi hayata akar gider.


Çocuklar gidince tekrar iki su yolu kalır, hayat yolunda biri diğerinden önce giderse tek başladığın yolu yine tek başına sonlandırmış olursun.


Hayat budur ve bir çeşme formu bile koca hayat yolunu anlatmaya yetmiştir…



Blogger tarafından desteklenmektedir.