Mutlu Evliliği Sırları

YAZAR : Cumartesi, Nisan 04, 2015

Mutlu Evliliği Sırları

Selamlar
Bugün size iki araştırmadan bahsedeceğim . Birincisi "mutlu evlilik için yapılması gerekenler" ikincisi de Türkiye'de evlilik ve boşanma istatistikleri.

Mutlu evlilik için her şeyden iki tane edinin!

İki bin İngiliz çift arasında düzenlenen anketle ‘mutlu evliliğin formülüne’ ulaşılmaya çalışıldı. Sonuçları ‘Eşinizi Nasıl Baştan Çıkarırsınız?’ adlı kitapta yer alan araştırma sonucunda, evli çiftlerin sorunsuz bir şekilde birlikte olmaya devam etmesi için elli maddelik bir liste çıktı. Katılımcıların yanıtlarına göre sorunsuz evlilik için çiftlerin her şeyden ikişer tane edinmesi gerekiyor: İki araba, kendi özel tuvaletleri, özel televizyonları... 50 maddelik listede seks yapmak kendine ancak 20’nci sırada yer buldu. 50 evlilik sırrı arasında eşlerin birbirlerinin arkadaşları ve aileleriyle iyi anlaşmaları, Facebook ’ta eski sevgilileriyle arkadaş olmamaları, ayrı banka hesaplarına sahip olmaları gibi ‘şartlar’ yer aldı. Mutlu çiftlerin verdikleri tüyolar arasında karşıklık güven, doğumgünü ve yıldönümlerini hatırlama ve düzenli olarak ‘Seni seviyorum’ demek de var. Kitabın yazarı Andy Gibney, “Güven, uzlaşmak ve dürüstlük genellikle bir evlilikteki en önemli şeyler olarak görülür ama pek çok insana göre çözüm bu kadar da basit değil. Modern dünyada evlilikler yeni teknolojiye karşı da bir mücadele yürütmek zorunda. Farklı televizyon programı tercihleri ya da bilgisayar, tablet ya da mobil telefonlarda çok fazla vakit geçirmek gibi gündelik durumlar çiftler arasında sorun olabiliyor. Sürpriz hediye, dışarıda özel bir gece ya da birlikte kaliteli zaman geçirmek gibi romantik tercihler de ayrıca önemli” diyor. Gibney “Bir süre evli kaldıktan sonra ilişkinizi tehlikede hissettiğiniz anda bu ‘sırlar’ işe yarayabilir” diye ekliyor. (The Daily Mail)
Böylece, bir yıl içinde gerçekleşen tüm evlenme ya da boşanmaların, o yıl kayıtlara geçen toplam nüfusa bölünüp 1,000 ile çarpılması ile bulunan "kaba evlenme hızı" binde 7.8 ve "kaba boşanma hızı" da binde 1.7 olarak gerçekleşti. TÜİK verilerine göre, evlenen çiftlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 0.6 azalarak 600 bin 138'e, boşanan çiftlerin sayısı da yüzde 1.6 artarak 125 bin 305’e yükselmişti.
EN ÇOK EVLENEN KİLİS EN AZ EVLENEN İSE ÇANAKKALE
Kaba evlenme hızının 2014 yılında en yüksek olduğu il, binde 10.78 ile Kilis oldu. Kilis’i binde 9.97 ile Adıyaman, binde 9.65 ile Van izledi. Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 5.93 ile Çanakkale oldu. Çanakkale’yi binde 6.10 ile Gümüşhane, binde 6.14 ile Kastamonu izledi.
ERKEKLER 26'DA KADINLAR 23'DE EVLENİYOR
Ortalama ilk evlenme yaşı, 2014 yılında erkekler için 26.9, kadınlar için 23.7 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 3.2 yaş olarak gerçekleşti. Ortalama ilk evlenme yaş farkının en yüksek olduğu il 5 yaş ile Kars oldu. Kars’ı 4.7 yaş ile Ardahan, 4.2 yaş ile Bitlis ve Iğdır izledi. Ortalama ilk evlenme yaş farkının en düşük olduğu il ise 2.4 yaş ile Kastamonu oldu. Kastamonu’yu 2.6 yaş ile Ankara ve Karabük izledi.
BOŞANMA HIZI EN YÜKSEK ANTALYA'DA
Kaba boşanma hızının 2014 yılında en yüksek olduğu il, binde 2.87 ile Antalya oldu. Antalya’yı binde 2.72 ile İzmir, binde 2.53 ile Muğla izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0.11 ile Hakkari oldu. Hakkari’yi binde 0.21 ile Şırnak, binde 0.22 ile Bitlis izledi. Boşanmaların 2014 yılında yüzde 39.6’sı evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 21.8’i ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti.

Mekanın Cennet Olsun Kayahan

YAZAR : Cuma, Nisan 03, 2015

Hasbihal- 2 Nisan

YAZAR : Perşembe, Nisan 02, 2015
Hadi hasbihal edelim...
 
* Son günlerde yaşanan olaylardan dolayı bir kaç gündür aklımda bir fıkra var. Adamın biri falcıya gitmiş. Falcı kadın fincanı açar açmaz yüzünü buruşturmuş ve başlamış anlatmaya "sana 10 yıl çok kötü günler görünüyor. Açlık, işsizlik, sefalet, felaket, ayrılık, kayıplar daha neler neler.... Hep çok kötü şeyler yaşayacaksın" der. Adam duydukları karşısında önce şok olur ve çok üzülür. Tüh, vah diyerek bir süre hayıflandıktan sonra " neyse 10 yıl sayılı gün öyle böyle geçer ne yapalım 10 yıl sonra her şey düzelecek heralde" diye düşünerek sorar falcıya "eee 10 yıl sonra ne olacak, durum düzelecek mi? Mutlu ve huzurlu günler gelecek mi?" der. Falcı da "yooo 10 yıl sonra artık bu duruma alışmış olacaksın. Herşey aynı olacak ama sen alışacaksın" der. Bilmem anlatabildim mi? :)
 
* Saatlerin ileri-geri alınmasından dolayı herkes mi sorun yaşıyor yoksa sorun bende mi arkadaş. 1 haftadır yeni saat düzenine uyum sağlayamadı vücudum. Evde ki saatleri de ileri almam bir ayı bulur artık benim. Allahtan cep telefonları otomatik alıyor da geç kalmıyorum bir yere. Hele yatak odasındaki saat 10 dakika ileriydi zaten , bir de saatler 1 saat ileri alındı "şahdı şahbaz oldu" yani. Sabah uyanıyorum saate bakıyorum gördüğüm rakama 1 saat ekleyip 10 dakika çıkarıyorum. Sabah sabah beynim henüz uyanmamış oluyor ama ona hesaplama yaptırarak şok etkisiyle ayıltıyorum:) 
  
*Sabah sabah telefonunun üzerinde yazan  "2 gün etkinlik yok" yazısını "2 gün elektirik yok" diye okuyup bir panikledim. "Allah allah niye yaaa. Eyvah ne yapçaz şimdi" vb..... gibi tepkilerle rahatladıktan sonra düşünmeye başladım. Elektirik kesintisini kim bana haber veriyor ki, niye haber veriyor ki diye düşünüp tekrar okudum. Allahta beni bildiği gibi yapsın:)
 
Bu da günün komiği. Gözlere bakar mısınız Allah aşkına, konuşuyo gözler. Özür dilerim bir daha yapmıycam diyor sanki. Çok sevdim de siz de sevin istedim:)
Sevgiler......


Şeyda Coşkun Doğum Yapmış

YAZAR : Salı, Mart 31, 2015
Şeyda Coşkun doğum yapmış. "Eeeee bize ne" diyebilirsiniz. Ama demeyin. Hiç olur mu bize ne?
ŞEYDA COŞKUN DOĞUM YAPTI 
Ünlülerin yaşam koçu Şeyda doğum yaptıktan 3 gün sonra yukarıdaki fotoğrafı paylaşmış. Görüldüğü üzere 3 gün önce doğum yapmış bir kadından çok spor yapan bir manken gibi görünüyor. İşte bu fotoğrafın sosyal medyada çok konuşulmuş ve fotoğrafın altına yapılan yorumlardan bazılarını paylaşmak istiyorum.


"-Ne çabuk ayaklanmışsınız! 

-Lohusalık sizlerde farklı demek ki... 

-Bizimkiler 40 gün kilodan yatıyor anlaşılan

-Ben 40 gün kendime gelemedim, nasıl bir şeydir bu!

-Perşembe günü doğurup, pazartesi fotoğraf paylaşan anca Şeyda Coşkun olurdu zaten..

-Olmaz öyle şey!"

ŞEYDA COŞKUN DOĞUM YAPTI 
Bence de "olmaz böyle bir şey" arkadaşlar. İlk bebeğimi doğurup 2 gün sonra hastaneden eve geldiğimde tartıldım ve sadece 5 kilo zayıfladığımı görünce yıkıldım resmen. Toplam 17 kilo aldığım düşünülürse 12 kilom kalmıştı:( Çocuk 3 kilo 50 gram doğmuştu. Bazı gıcık arkadaşlarım doğumdan sonra bana "aaa bir tane daha var galiba onu doğurmayı unutmuşsun" gibi saçma espiriler bile yaptılar. Yani normal bir insan evladı kadın,değil 3 gün sonra 40 gün sonra bile Şeyda gibi görünmez. Hayır sadece kendimden bilmiyorum. Doğumundan bir kaç gün sonra bir çok kadın gördüm. Aynı benim gibiydiler. Valla Şeyda gibi görmedim hiç. 
Peki böyle mi olmalı? Yani "doğurdum bitti hemen eski halime dönmeliyim" gibi bir stres mi olmalı hayatımızda? Niye yaaaa. Benim doğumdan sonra düşüncelerim, kaygılarım kendimden uzaklaşmış bebeğe yoğunlaşmıştı. Önceliğim o olmuştu vücudum değil. Rejim falan yapmayı hiç düşünemedim çünkü sütüm azdı. Bol bol yedim bebişimi doyurabilmek için. Ama emzirdiğim süreçte çok güzel de kilo verdim. Ama kilo vermek gibi kaygılarımı ötelemiştim. Önce bebeğim doysun, büyüsün, sonra kilo veririm" diye düşünmüştüm ki halen öyle düşünüyorum. 
Yapmayın hanımlar kendinize bunu. Kimsenin yapmasına da izin vermeyin ne olur.Kilo alacağım kaygısıyla hamilelik ve emzirme esnasında rejim yapmayın. Sağlıklı beslenin her zaman tabi ki ama kilo almamak için de kendinize ve bebeğinize eziyet etmeyin. Yani bir kadının en güzel zamanları, kadın olduğunu hissettiği en özel zamanlar hamilelik ve emzirme dönemi. Bu dönemi de estetik kaygılarla kendimize zehir etmenin ne alemi var. Tamam Şeyda Coşkun çok hoş görünüyor. Eeeee. Ne yapalım. Aferin. O hanımefendi bundan para kazanıyor. Biz her türlü güzeliz kızlar. Şimdilik bu kadar.

                                                                                             Sevgiler..................

Kocan Kadar Konuş

YAZAR : Pazartesi, Mart 30, 2015

Kocan Kadar Konuş

Merhabalar
Cumartesi günü "Kocan Kadar Konuş" filmine gittik. Gülmekten gözlerimizden yaş geldi. Kitabını okumamıştım ama konusunu biraz biliyordum. Okumayı düşünmüştüm ama son zamanlarda nedense sadece okumayı düşünüyorum. Bir türlü eyleme geçmiyor. Neyse ki filme çektiler daha da okumam:(
Filmin başrolü Efsun (Ezgi Mola) 30 yaşına gelmiş ve evlenmemiştir. Bu durum ailesinde derin bir üzüntü ve endişe yaratmaktadır. 20 yaşında ki yeğeni de nişanlanınca kendisi de çevresinin etkisinde kalarak evde kaldım tribine girer. Tam bu esnada lise aşkı Sinan'la bir gece kulübünde tesadüfen karşılaşır. Sinan'la görüşmeye başlarlar ama Efsun bu sefer ailede ki diğer kadınların taktiklerini uygulamaya çalışır ve sonrasında komik olaylar. Ezgi Mola çok iyi oynamış. Murat Yıldırım için yakışıklılığı ile ilgili olarak bir kaç kez "yıkılıyoooo" tanımı yaptılar ki kesinlikle bence de:) Ama çok fazla bir rolü yoktu Murat'ın. Ebru Cündübeyoğlu'nun bir sahnede "Türk kızının birinci vazifesi nedir?" diyerek Efsun'a verdiği ders çok güzeldi. Türk kadının birinci vazifesi "trip atmaktır" diyerek yaptığı trip taklitleri kesinlikle harikaydı. 
 
Filmden bir sahne. Sinan'ın eski sevgilisiyle karşılaştıkları sahne:)

Hamam da kına gecesi sahnesi. Hala yapılıyor mu böyle gelin hamamları. Güzel bir gelenek. Ben çocukken bir kez katılmıştım. Sonra hiç kimse yapmadı. Ben de yapmadım. Niye yaaaaa. Yapan olursa bekar kızlar beni de çağırın lütfen. Gözüm açık gitmeyeyim şu dünyadan.

 
Bu kitap kapağı. Film  de kahve falı sahnesiyle başlıyor zaten." 1.80-1.82 boylarında, anası, babası , hiç akrabası yok, çöpsüz üzüm bir çocukla evleneceksin"  diyor falcı kadın. Ezgi Mola da diyor ki:"yazık öksüz mü? Ama belki görümcem olsaydı ben sevecektim" . Falcı Teyze de "saçma saçma konuşma kız kim sevmiş görümcesini, görümce görümce severim seni görmeyince" diyor.

 




Ezgi Mola da çok güzeldi. Bu kırmızı elbisesi ve kuzeni "sidikli"nin düğünün de giydiği siyah elbiseyle harika görünüyordu.

En son filmden çok beğendiğim bir alıntıyla yazımı sonlandırayım. "Dolapta ki kıyma bile 4 günde bozulurken ,yıllar sonra bile bu duygular nasıl taze kalabiliyor Allahım".....
                                                                                            Sevgiler.........



 


Blogger tarafından desteklenmektedir.