psikosomatik hastalıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
psikosomatik hastalıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

EFT Duygusal Özgürleşme Teknikleri

YAZAR : Salı, Kasım 01, 2016
eft türkçe ile ilgili görsel sonucu

EFT(Emotionel Freedom Technique)

Türkçesi Duygusal Özgürleşme Tekniği olan EFT yukarıdaki resimde görülen noktalara tapping(hafif vuruş) yaparak olumsuz duygunun boşalmasını sağlayan bir yöntemdir. İğnesiz Akupunktur olarakta bilinir. Yani EFT noktaları vücudumuzdaki akupunktur noktalarıdır. Tıkanmış enerji tapping yapılarak yani kısa kısa vuruş yapılarak boşaltılır.
Çok basit bir yöntem olmasına rağmen dünya üzerinde çok fazla uygulayıcısı vardır ve çok güzel sonuçlar alınmaktadır. Özellikle psikosomatik hastalıklar EFT ile kolayca tedavi edilebilmektedir. Depresyon, Stres, Kaygı Bozukulu, Yeme Problemleri,Bağımlılıklar,Allerjiler,Öfke,Üzüntü gibi psikolojik sorunlarda etkili olduğu gibi Baş Ağrısı, Kas Ağrıları, Mide Sorunları,Yorgunluk Sendromu,Adet Öncesi Sendrom vb..... fiziksel rahatsızlıklarda da çok etkilidir. 
İlk uygulayıcısı ve geliştiricisi  Gary Craig ısrarla der ki:" Deneyimlemekte olduğumuz tüm olumsuz duyguların nedeni, bedenin enerji sistemindeki bir aksaklıktır".
EFT yönteminin en iyi yönü her türlü sorun için uygulanabilir olması ve öğrendikten sonra kendi kendinize de uygulayabileceğiniz bir yöntem olmasıdır. Başarı oranı %85-97 oranındadır. 


Psikosomatik Hastalıklar

YAZAR : Çarşamba, Mayıs 18, 2016
Geçenlerde çalıştığım hastanede bir doktor arkadaşımın yanına polikliniğe gittim. Onunla sohbet ederken bir tane yaşlı teyze geldi muayeneye. Doktor arkadaşım eğilip kulağıma dedi ki; "bak şimdi teyzeye "neyin var" diye soracağım, "her yerim ağrıyo yavruuuum" diye cevap verecek" . Bende "yaaa gerçekten mi, hep böylemi oluyor?" dediğimde "kesinlikle, neredeyse istisnasız böyle. Bu yaş grubu özellikle bayanlarda durum bu" dedi. Ve gerçekten de teyze içeri girince aynı diyalog geçti ve arkadaşım bana bakıp göz kırptı. Gülmemek için kendimi zor tuttum. Bu hikayeyi anlatmamın bir sebebi var tahmin edersiniz ki. Doktor doktor gezen , hastalıklarına çare bulamayan büyük bir kesim var . Sizinde çevrenizde vardır mutlaka.Hatta kendimizde görebiliriz bu rahatsızlıkları.
Bu tip rahatsızlıklara Psikosomatik Hastalıklar adı veriliyor. Eğer hayatımızda yolunda gitmeyen bir şeyler varsa , yoğun stres, üzüntü vb.....bunlar vücudumuzun bir yerlerinden kendilerini dışarı vururlar. En çok cilt rahatsızlığı veya mide-bağırsak rahatsızlığı şeklinde görülürler. Cilt yalan söylemez. Mide ve bağırsaklarda yalan söylemezler:) Mesela ben korktuğum da midem bulanır, stresliyken midem yanar. Hepimizde vardır . Önce cildimiz ve midemiz isyan ederler. Anadolu da yapılan bir araştırmada mide rahatsızlığıyla gelin-kaynana çatışması arasında anlamlı bulgular bulunmuş. Yani kayın validesiyle sorun yaşayan gelinlerin hemen mide ağrıları oluyormuş.
İfade edilmeyen duygular mutlaka bir yerden çıkmak zorundadır. Söylemezsek hasta oluruz. Cilt sorunlarının %80'inin psikolojik kökenli olduğuna dair araştırma sonuçları var. Eskiler derler ya "atma içine hasta eder" diye . Aynen öyle.
Eşimize dostumuza ben kendimi iyi hissetmiyorum bir psikiyatriste, psikoloğa gideyim yardım alayım diyemeyiz de midem çok ağrıyor, belim tutuldu vb.... diyerek doktora gidebiliriz. Yani toplumumuzda kabul edilmediği için kabul edilebilir bir rahatsızlıkla gideriz doktora. O birikmiş duygu mutlaka çıkacaktır ama bazen bizi çok hasta ederek çıkabilir.


Hasta olmamak için sizi gerçekten duyan insanlar olmalı etrafınızda. Bir sürü insan değil ama sizi duyabilen insan sayısı ne kadar çok olursa o kadar iyi olur ruh sağlığınız için. Çünkü bu insanların illa çözüm bulmasına gerek yoktur, bazen sadece anlattığımızda bile rahatlarız. Gerçekten bizi dinleyen bir insana anlattığımızda sorun hafifler. O yüzdendir ki insanlar daha çok psikologa veya danışmanlara daha çok giderler. Anlaşılmak isterler. Anlaşılmak çok güzeldir çünkü. "Derdini söylemeyen derman bulamaz" demişler ya. Siz anlatmadan neyi kendinize dert ettiğinizi bilemez sevdikleriniz. Bazen dermanı onlara anlatırken buluruz. Sesli düşünürüz ve fark ederiz. Bir düşünürün cümlesi geldi aklıma dostuyla konuşurken dostu konuştukları konu hakkında ne düşündüğünü soruyor. Düşünür de "seninle bu konuyu konuşmadan ne düşündüğümü nerden bilebilirim ki":))))
Konuşun, dertleşin, dertte dinleyin ama. İnsanlar konuşa konuşa anlaşırlarmış. Anlamak ve anlaşılmak,hepimizin derdi bu.

 Sevgilerimle......

Duyguların Yeri

YAZAR : Cuma, Şubat 12, 2016

DUYGULARIN YERİ... 
*Bir duygu yaşanmaya başladığında, vücuttaki bazı bölgelerdeki hisler de artmaya başlıyor. 

* Kişiden kişiye ufak farklılıklar da olsa, duyguların yaşandığı organlarda genel benzerlik var. 

* Bazı olaylar sonrası;
- midemi bulandırdı,
- hazmedemiyorum,
- kalbim sızlıyor, vs. denmesinin nedeni budur.

* Asıl önemli olan nokta ise "OLUMSUZ BİR DUYGUNUN SÜREKLİ YAŞANMASI" ya da "OLUMLU BİR DUYGUNUN uzun süre YAŞANAMAMASI" bu organlara zarar vermeye başlıyor.

*Cinsellikle ilgili sıkıntılar yaşayanların özellikle genital organlarda;
Sevgi ile ilgili sıkıntılar yaşayanların özellikle kalbinde,
Saygı ve Kabul ile ilgili sıkıntıların yaşanması özellikle baş bölgesinde,
Anksiyete (sürekli ve yoğun kaygı) yaşayanların akciğer ve midesinde,
Öfke sıkıntısı yaşayanların tüm sinir, sindirim ve boşaltım sitemlerinde sorunlar, kalıcı hastalıklar ya da kanserler yaşanmasının nedeni de budur.
Blogger tarafından desteklenmektedir.