hastalıkların sebebi
psikoloji
psikolojik rahatsızlıklar
psikosomatik hastalıklar
Psikosomatik Hastalıklar
YAZAR : kadriye
Çarşamba, Mayıs 18, 2016
Geçenlerde
çalıştığım hastanede bir doktor arkadaşımın yanına polikliniğe gittim. Onunla
sohbet ederken bir tane yaşlı teyze geldi muayeneye. Doktor arkadaşım eğilip
kulağıma dedi ki; "bak şimdi teyzeye "neyin var" diye soracağım,
"her yerim ağrıyo yavruuuum" diye cevap verecek" . Bende
"yaaa gerçekten mi, hep böylemi oluyor?" dediğimde "kesinlikle,
neredeyse istisnasız böyle. Bu yaş grubu özellikle bayanlarda durum bu"
dedi. Ve gerçekten de teyze içeri girince aynı diyalog geçti ve arkadaşım bana
bakıp göz kırptı. Gülmemek için kendimi zor tuttum. Bu hikayeyi anlatmamın bir
sebebi var tahmin edersiniz ki. Doktor doktor gezen , hastalıklarına çare
bulamayan büyük bir kesim var . Sizinde çevrenizde vardır mutlaka.Hatta
kendimizde görebiliriz bu rahatsızlıkları.
Bu tip
rahatsızlıklara Psikosomatik Hastalıklar adı veriliyor. Eğer hayatımızda
yolunda gitmeyen bir şeyler varsa , yoğun stres, üzüntü vb.....bunlar
vücudumuzun bir yerlerinden kendilerini dışarı vururlar. En çok cilt
rahatsızlığı veya mide-bağırsak rahatsızlığı şeklinde görülürler. Cilt yalan
söylemez. Mide ve bağırsaklarda yalan söylemezler:) Mesela ben korktuğum da
midem bulanır, stresliyken midem yanar. Hepimizde vardır . Önce cildimiz ve
midemiz isyan ederler. Anadolu da yapılan bir araştırmada mide rahatsızlığıyla
gelin-kaynana çatışması arasında anlamlı bulgular bulunmuş. Yani kayın
validesiyle sorun yaşayan gelinlerin hemen mide ağrıları oluyormuş.
İfade edilmeyen
duygular mutlaka bir yerden çıkmak zorundadır. Söylemezsek hasta oluruz. Cilt
sorunlarının %80'inin psikolojik kökenli olduğuna dair araştırma sonuçları var.
Eskiler derler ya "atma içine hasta eder" diye . Aynen öyle.
Eşimize
dostumuza ben kendimi iyi hissetmiyorum bir psikiyatriste, psikoloğa gideyim
yardım alayım diyemeyiz de midem çok ağrıyor, belim tutuldu vb.... diyerek
doktora gidebiliriz. Yani toplumumuzda kabul edilmediği için kabul edilebilir
bir rahatsızlıkla gideriz doktora. O birikmiş duygu mutlaka çıkacaktır ama
bazen bizi çok hasta ederek çıkabilir.
Hasta olmamak
için sizi gerçekten duyan insanlar olmalı etrafınızda. Bir sürü insan değil ama
sizi duyabilen insan sayısı ne kadar çok olursa o kadar iyi olur ruh sağlığınız
için. Çünkü bu insanların illa çözüm bulmasına gerek yoktur, bazen sadece
anlattığımızda bile rahatlarız. Gerçekten bizi dinleyen bir insana
anlattığımızda sorun hafifler. O yüzdendir ki insanlar daha çok psikologa veya
danışmanlara daha çok giderler. Anlaşılmak isterler. Anlaşılmak çok güzeldir
çünkü. "Derdini söylemeyen derman bulamaz" demişler ya. Siz anlatmadan
neyi kendinize dert ettiğinizi bilemez sevdikleriniz. Bazen dermanı onlara
anlatırken buluruz. Sesli düşünürüz ve fark ederiz. Bir düşünürün cümlesi geldi
aklıma dostuyla konuşurken dostu konuştukları konu hakkında ne düşündüğünü
soruyor. Düşünür de "seninle bu konuyu konuşmadan ne düşündüğümü nerden
bilebilirim ki":))))
Konuşun,
dertleşin, dertte dinleyin ama. İnsanlar konuşa konuşa anlaşırlarmış. Anlamak
ve anlaşılmak,hepimizin derdi bu.
Sevgilerimle......
