kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bu Ayki Kitap Kulübü Kitabımız:Tanrı Daima Tebdili Kıyafet Gezer

YAZAR : Pazartesi, Haziran 01, 2020
D&R - Kültür Sanat ve Eğlence Dünyası

Ocak ayından beri Biz Kimiz Kadınız Kitap Kulübü buluşmaları yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl Aralık ayında böyle bir kulp kurmaya karar verdim . Benim gibi kitap severler buluşup kitap konuşalım istedim. İlk kitabımız Markalaşan Kadınlar kitabıydı.. Biz Kimiz Kadınız'a uygun kitaplar olsun istedim. Kadınlarla ve psikoloji&kişisel gelişimle ilgili kitaplar ağırlıklı olmak üzere kitaplar okuyup yorumluyoruz.
İlk buluşmamızı Next Level AVM Keifi kafede yaptık. Ortam biraz daha sakin olur sanmıştım ama cumartesi günü olduğu için kalabalıktı. Merkezi bir yer olduğu için orayı seçmiştim. İkinci buluşmayı da orada yapalım dediler ancak yine kalabalık ve gürükltülü olduğu için 3. buluşmada biraz daha sakin bir yer seçmiştik ki korona çıktı:))) 21 martta yapacaktık toplantımızı ama tedbirler kapsamında iptal ettik biz de. 
2. kitabımız Şiddetsiz İletişim kitabıydı , kulüpten arkadaşımız aynı zamanda blogger olan Gülşak Önen önermişti. Kitabı okuyan herkes çok akıcı değil ama çok güzel şeyler öğrendik benzeri yorumlar yaptı. Bunun üzerine daha çok roman tarzı olsun bir sonraki kitabımız dedik ve Dr. Gülseren Budayıcıoğlu'nun  Camdaki Kız kitabını seçtik 3. kitap olarak.  Buluşmayı ertelediğimiz için bir türlü konuşamadık kitabı. Bunun üzerine instagramda canlı yayın yaptık ve konuştuk. Benim ilk canlı yayın denememdi. Biraz heyecan ve acemilik vardı ama güzel konuşmalar oldu. 


Bu ayki kitabımız Tanrı Daima Tebdili Kıyafet Gezer. Roma görünümlü kişisel gelişim kitabı:) 
Kulüpten bazı arkadaşlar kişisel gelişim tarzı sevmediklerini söyleseler de uyum sağladılar ve seçtiğimiz kitapları sevdiler. 
Tanrı Daima Tebdili Kıyafet Gezer kitabı yazar Laurent Gounella'nın bir kitabı. Yazarın aynı tarzda başka romanları da var. 
Roman kurgusu içinde mesaj verme şeklini çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Çok akıcı bir anlatımı var. 
Kitabı tavsiye ederim. Kitapla ilgili ayrıntılı yorumumu da yazacağım. Bugünlük bu kadar.

TANRI DAİMA TEBDİL-İ KIYAFET GEZER... — Steemit

Kitap. Sadece kitap.




Markanızı Nasıl Pişirirsiniz?

YAZAR : Çarşamba, Mart 29, 2017
markanızı nasıl pişirirsiniz ile ilgili görsel sonucu

Olağan D&R ziyaretlerimden birinde "Markanızı Nasıl Pişirirsiniz?" adında ki yukarıda fotoğrafını görmüş olduğunuz kitaba rastladım. O gün bir sürü kitap aldığım için "bunları okumadan almayayım" düşüncesiyle almaktan vazgeçmiştim. Sonra o kitapların birini bitirdim ve diğerini yarıladım ama dayanamayıp kitabı almaya karar verdim.
Kitabın bu kadar ilgimi çekmesi kadın girişimciler için yazılmış olması:) Kadınlara faydalı olma niyetindeki her şeyi seviyorum. Kadınların birbirlerini daha çok desteklemeleri gerektiğini düşündüğüm için özellikle sevdim bu kitabı.
markanızı nasıl pişirirsiniz ile ilgili görsel sonucu

Kitabın arkasında yazan tanıtım yazısı bu. Tasarımı, içindeki resimleri  ve anlatım tarzı çok güzel. Sizinle konuştuğunu düşünüyorsunuz Yazar Banu Samancı'nın. Kitabı aldıktan sonra internet sitesini keşfettim. Burada yardım ettiği kadınların başarı hikayelerini de okuyabiliyorsunuz.
Aslında sadece bu kitabı alıp yapmak istediğiniz fikirlerinize uyarlayarak bir marka oluşturmanız mümkün ki artık günümüzde birbirinin taklidi olmayan, özgün ürünler,tasarımlar ve markalar trend. Yani siz niye bir marka olmayasınız ki? Bu soruyu yazar da soruyor ve diyor ki:""keşke deneseydim" demenizi istemiyorum, bu yüzden bu kitabı yazdım".
Kadınların güçlü olması ve iyi hissetmesi gibi bir misyonum olduğundan ve güçlü olmak demek çoğunlukla maddi anlamda özgür olmak demek olduğu için kadınların girişimci olmalarını can-ı gönülden destekliyorum. Sevgili Banu Samancı'ya da buradan teşekkürlerimi gönderiyorum. İyi ki böyle kadınlar var ve arttıkça daha da güçleneceğiz. 
Kitabı almanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Ama isterseniz önce web sayfasını ziyaret edebilirsiniz. www.banusamanci.com

Kitaptan alıntılarla yazımı noktalıyorum. 
"Ben hayallerini gerçekleştirmiş mutlu kadınların , mutlu bir toplum yaratacağına inanıyorum. Biz kadınlar her şeyi güzelleştirebiliriz. Hepimiz özeliz; hepimizin içinde gün yüzüne çıkmayı bekleyen harika fikirler var. Zaman geçiyor ve bir yerden başlamak lazım. Bu yer bu kitap olabilir. Biz karar verirsek değişim zaten başlar. Neden şimdi olmasın?"

"Bir ülkenin kadınları ne kadar mutluysa, o ülke o kadar mutludur. Birlikte ülkemizi daha mutlu bir yere taşıyabiliriz"

Kadın Olmayı Hatırlamak

YAZAR : Cuma, Kasım 20, 2015
Kadın Olmayı Hatırlamak

Bülent Gardiyanoğlu'nun Kadın Olmayı Hatırlamak kitabından bahsetmek istiyorum. Her kadının kendinden bir şeyler bulabileceğini düşünüyorum. Kitapta çok büyük çoğunlukta kadının kadın olmayı sevmediğini ve daha anne karnındayken erkek çocuk isteyen anne-babaları yüzünden istenmeyen çocuk olduklarını hissettiklerini söylüyor ki ben buna canı yürekten katılıyorum. Kadın kimliğimizle barışmadan geçen mutsuz yıllar. Ne yazık! Erkek olması istenipte kız doğmuş çocuklarda bu değersizlik duygusu daha yoğun. Kitapta yazar "erkek gibi kız" tanımlamasının bir övgü değil bir haksızlık olduğunu vurguluyor ve "neden erkek gibi olsun ki kadın,kadın kadın gibi olmalı" diyor. 
Benim kendimi bildim bileli kadınları aşağılayıp erkekleri yücelten atasözlerine, deyimlerine karşı allerjim vardır. "Erkek adam sözünü tutar" Yani kadın sözünü tutmaz. 
Çok sayıda örnek var ama ben bunları değil de kitapta yazanları düşünmeyi tercih ediyorum. Kadın olmayı sevdiğimi, anne olabilmek gibi bir özelliğin kadına verilmiş olmasının kutsallığını, her şeye ve herkese rağmen sevdikleri için her şeyi yapan kadınların çok değerli olduğunu düşünmeyi seçiyorum. 

 
Yukarıda resmini görmüş olduğunuz adam(!) Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu imiş. Kendisini tanımam etmem. Ama televizyonda yaptığı bir konuşma beni çileden çıkardı. 
"Bana önce adamlığı, adam gibi yaşamayı ve adam gibi ölmeyi öğrettiler. Ben kadın gibi 100 sene yaşayacak yerde adam gibi bir sene yaşarım. Sonucunda ölüm de varsa bir gün yaşarım, ertesi gün ölürüm.”
Bu sözlerin ardından bir tepki bekledim şahsen kadın derneklerinden ama ya ben göremedim ya da herkes o kadar kanıksamış ki bir tepki göremedim. Zaman zaman annemin kullandığı benim çok sinir olduğum replik gelir aklıma "kadınsan aşağılıksın, 2. sınıfsın" . Öyle belletilmiş çünkü bize yıllarca. "Kadınsan sus otur" "erkeğin elinin kiri" vb...... binlerce iğrenç laf. Feministliğim tavan yaptı gene. Oysa ki okuduğum kitaptan bahsedecektim ben:) Ama İbrahim Hacıosmanoğlu kardeş sana 2 çift söz etmeden geçemeyeceğim. Öğrendiğini sandığın adamlık bu mu? 


"Sana ruh üflendiğinde sen bir kadının karnındasın. Ağladığında bir kadının kucağındasın. Aşık olduğunda bir kadının kalbindesin.
Ona güzel davran...
Aid el-Karni"
 Söyleyecek o kadar çok şey var ki zarafetimden susuyorum yada belki susmak kadına öğretildiğinden susuyorumdur. 

Salı Seçmeler

YAZAR : Salı, Ağustos 18, 2015
Merhabalar Herkese
Bugün çok enerjik bir şekilde söyledim merhabayı. Bu enerjinin size bulaşması ve tüm gün sürmesi temennisiyle:)
Babam ilkokul öğretmeniydi ve tüm resmi bayramlarda bizi "bugün yine mutlu günlerimizden birini yaşıyoruuuuuz" diye bağırarak uyandırırdı. Yıllar önce emekli olmasına rağmen bünye alışmış tabi o repliğe:))))
Bakalım sosyal medyadan neler dikkatimi çekmiş bugün ve neleri sizinle paylaşmalıyım demişim.




Çok doğru değil mi ne yazık ki? Bunu paylaşayım da kendime ve okuyan herkese bir hatırlatma olsun dedim:(


Buna da bayıldım. Bir süredir düşündüğüm bir şey yapabilecekken yapmadıklarımız yüzünden sorumlu olduğumuz. Şöyle bir söz var belki okumuşsunuzdur.Beni her okuduğumda çok etkiler. "Dünya çok acı çekiyor ama sadece kötü insanların zulmünden değil, bunlara sessiz kalan iyi insanlar yüzünden".



Kesinlikle çok zor:))))) Sizce de öyle değil mi? Aaaa pardon uçağı olanlar üzerine alınmasın:))))


Bu da bizden olsun . Kızımla aşkımızın nişanesi:) Ve tatil. Geçmişte kaldı. Deniz insana ne kadar iyi geliyor. Uyumak, sevdiklerinle beraber olmak, rutine ara vermek demek benim için tatil.


İşte idealimdeki çalışma saatleri. Tüm yetkililere buradan çağrı yapıyorum. Bu çalışma saatleri değerlendirilsin lütfen:)))))

*Zor insanlarla baş etmek ne kadar zor(çok anlamlı bir cümle oldu yeniden Amerika'yı keşfettim). Her şeyden seni suçlayan insanlarla, yaptığın hiçbir şeyi beğenmeyip eleştirenlerle.
 Dün arkadaşım bir kitaptan bahsetti "Duygusal Vampirleri Tanıyın" gibi bir adı vardı tam hatırlayamadım. Tamam dedim tanıdık "eeee sonra ne yapacağız?". Onu çıkar hayatından, bununla görüşme , şununla konuşma ne olacak sonra, yapayalnız bir dünya çekilmez olur. Ve tamam kitaba göre diyelim ki tanıdık bu arkadaşları ya bunlar hayatımızdan çıkaramayacağımız kişilerse. Annemiz, babamız ,kardeşimiz,çocuğumuz, eşimizse mesela o zaman ne yapacağız. Teşhisi koyup oturacağız. Bunun kime faydası olacak? ."Bilmemek mutluluktur" bazen. Eğer bilmek gereksiz farkındalığa sebep oluyorsa. Bilmen hayatında olumlu bir değişikliğe sebep olmayacaksa bilmemek daha iyi.
Doktor bir arkadaşım çok sık tuvalete gittiğimi farketmiş olacak ki bana "senin mesanen mi küçük acaba?" dedi. "Bilmem" dedim. İstersen bunu anlamanın yolları var , mesela ölçüm yapabiliriz, şöyle yaparız,böyle yaparız vb... bir sürü şey anlattı ve anlattıkları  bayaaa zahmetli şeyler. Ben "eee sonra" dedim. "Anlarız mesanen küçük mü değil mi? dedi. "Eeeee anladık sonra ne olacak? Büyütecek bir yöntem mi var?" dedim.Arkadaşım düşündü ve güldü "yok" dedi. O zaman bunu tespit etmemizin ne anlamı var deyince "evet doğru söylüyorsun gereksiz bir bilgi" dedi. Bunun gibi bir sürü gereksiz bilgi var aslında. Öğrenmesek te hayatımızda bir değişikliğe sebep olmayacak hatta öğrenirsek hayatımızı olumsuz etkileyecek.
Velhasıl kelam ben diyorum ki bilgiyi alırken seçici olmak lazım. İşimize yaramayacak şeylerle güzel kafamızı meşgul etmemek lazım:)

    Sevgiyle kalın.......
Blogger tarafından desteklenmektedir.