marka olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
marka olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Markanızı Nasıl Pişirirsiniz?

YAZAR : Çarşamba, Mart 29, 2017
markanızı nasıl pişirirsiniz ile ilgili görsel sonucu

Olağan D&R ziyaretlerimden birinde "Markanızı Nasıl Pişirirsiniz?" adında ki yukarıda fotoğrafını görmüş olduğunuz kitaba rastladım. O gün bir sürü kitap aldığım için "bunları okumadan almayayım" düşüncesiyle almaktan vazgeçmiştim. Sonra o kitapların birini bitirdim ve diğerini yarıladım ama dayanamayıp kitabı almaya karar verdim.
Kitabın bu kadar ilgimi çekmesi kadın girişimciler için yazılmış olması:) Kadınlara faydalı olma niyetindeki her şeyi seviyorum. Kadınların birbirlerini daha çok desteklemeleri gerektiğini düşündüğüm için özellikle sevdim bu kitabı.
markanızı nasıl pişirirsiniz ile ilgili görsel sonucu

Kitabın arkasında yazan tanıtım yazısı bu. Tasarımı, içindeki resimleri  ve anlatım tarzı çok güzel. Sizinle konuştuğunu düşünüyorsunuz Yazar Banu Samancı'nın. Kitabı aldıktan sonra internet sitesini keşfettim. Burada yardım ettiği kadınların başarı hikayelerini de okuyabiliyorsunuz.
Aslında sadece bu kitabı alıp yapmak istediğiniz fikirlerinize uyarlayarak bir marka oluşturmanız mümkün ki artık günümüzde birbirinin taklidi olmayan, özgün ürünler,tasarımlar ve markalar trend. Yani siz niye bir marka olmayasınız ki? Bu soruyu yazar da soruyor ve diyor ki:""keşke deneseydim" demenizi istemiyorum, bu yüzden bu kitabı yazdım".
Kadınların güçlü olması ve iyi hissetmesi gibi bir misyonum olduğundan ve güçlü olmak demek çoğunlukla maddi anlamda özgür olmak demek olduğu için kadınların girişimci olmalarını can-ı gönülden destekliyorum. Sevgili Banu Samancı'ya da buradan teşekkürlerimi gönderiyorum. İyi ki böyle kadınlar var ve arttıkça daha da güçleneceğiz. 
Kitabı almanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Ama isterseniz önce web sayfasını ziyaret edebilirsiniz. www.banusamanci.com

Kitaptan alıntılarla yazımı noktalıyorum. 
"Ben hayallerini gerçekleştirmiş mutlu kadınların , mutlu bir toplum yaratacağına inanıyorum. Biz kadınlar her şeyi güzelleştirebiliriz. Hepimiz özeliz; hepimizin içinde gün yüzüne çıkmayı bekleyen harika fikirler var. Zaman geçiyor ve bir yerden başlamak lazım. Bu yer bu kitap olabilir. Biz karar verirsek değişim zaten başlar. Neden şimdi olmasın?"

"Bir ülkenin kadınları ne kadar mutluysa, o ülke o kadar mutludur. Birlikte ülkemizi daha mutlu bir yere taşıyabiliriz"

Marka Festivali 3 Ve Son

YAZAR : Pazartesi, Aralık 19, 2016
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, sahnede

2. gün Şeyda Coşkun'dan sonra Saadettin Saran'ın konuşması vardı. Açıkçası Saadettin Saran ismini herhalde Hülya Avşar'la olan ilişkisi dolayısıyla duyduk hepimiz. Ben biraz Fenerbahçe yönetiminde olduğuna dair hayal meyal bir şeyler duymuştum sanki. Futbolcuymuş mesela kendisi ve annesi amerikalı babası türkmüş. Özellikle fenerbahçeye gönül vermiş. Konuşmalarından hissediliyor. Ama iş adamı kimliği ve yaptığı sosyal sorumluluk projeleri beni çok etkiledi. Mesela doğuda bir çok yere spor salonu ve sinema salonları yaptırmış. Oradaki çocuklar taş atmasınlar, yapacak bir şeyleri olsun istemiş. Çok fazla alanda faaliyet gösteren bir şirketler grubunun sahibi. Çok karizmatik, fit bir adam ama konuşması esnasında sanki çok abartılmak istemiyor, çok kendinden bahsetmekyi sevmiyor gibi bir hali vardı. Mütevazi bir kişilik yani. Sohbet esnasında eskiden fakir olduklarını söyleyince sunucu inanamadı ve "aslında doğuştan zengin bir havanız var" dedi, salonda bir kahkaha koptu. Ama sunucunun ne demek istediğini anladı bence çoğu kişi de sadece bu kadar doğallıkla ifade etmesini komik buldu. "Nasıl insanları işe alıyorsunuz" diye bir soru geldiğinde "yeniliğe açık, sosyal ve sigara içmeyen" dedi. Yani ünlü bir üniversiteyi birincilikle bitirmiş olmak çok şey ifade etmiyor benim için dedi. Sadece okula gidip gelen, hiç bir sporla ilgilenmemiş,müzikle ilgilenmemiş, projelere katılmamış insanları seçmiyorum dedi. Belki gelecekte ülkemizde de sınava ve ezbere dayalı eğitim anlayışı bu tarz iş adamları sayesinde değişir. Akademik başarı bu kadar önemli olmaz.
Sonuç olarak ülkesine faydalı iş adamlarına çok ihtiyacımız var. Daha çok olsunlar inşallah. 



Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, sahnedeki insanlar, konser ve yazı








,Sonraki konuşma Demet Akbağ ve Cem Davran'ındı. Cem Davran daha çok moderatördü. Demet Akbağ'ın hayatından kesitlerle eğlenceli bir sohbet havasında geçti. Demet Akbağ nasıl rahat, doğal, eğlenceli ve kıpır kıpır bir kadın anlatamam. Enerjisi hepimizi canlandırdı. Demet Akbağ dedi ki "ben aşık olduğu işi yapabilen dünuanın şanslı insanlarından birisiyim". Tiyatrocu olma serüvenini anlattı. Oynadığı filmleri, dizileri, tiyatro oyunlarını. Geçmişe yapılmış bir yolculuk gibi izledim ben ama salonda çoğunluğu üniversite öğrencileri oluşturduğu için karakterleri tanımıyor olma ihtimalleri çok yüksekti. 
Btirirken hüzünlü bir şiir okudu Demet Akbağ "Gece güzel bir hikayedir aslında, eğer güzel anlatılırsa" isimli bir şiir.

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, gülümseyen insanlar, yakın çekim ve iç mekan

Bu da bizden bir fotoğraf olsun. İnstagramda da paylaştım. Ahiretliğimle dedim ve açıklama olarak ta "ahiretlik; Anadolu'da kanka demek" dedim. Kanka, son moda deyimlerle kardo vb...... Yani yakın arkadaş, dost falan anlamı var hepsinin. Ama ahiretlik demek öbür dünyada da birbirimizin arkadaşı olacağız demek. Şimdiki gençler bilmez:)))))Aslında bazı kelimeler ne kadar da güzel değil mi?

Ankara Marka Festivali 2 Şeyda Coşkun

YAZAR : Cumartesi, Aralık 17, 2016
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, ayakta ve ayakkabılar

Marka Festivali'ne 2. gün de yine öğleden sonra katılabildim. Şeyda Coşkun'u dinlemek istiyordum. Şeyda Coşkun'u bilmeyen var mı? Aaaa bilmiyor musunuz? Hayatta inanmam. Ünlüleri zayıflatan kadın olarak bilinir kendisi. Birazcık kıskanmış olabilirim itiraf ediyorum ama kim kıskanmaz ki. Hiç fazlası yok, acayip fit bir hatun. Çok güzel şeyler söyledi. Sizinle de paylaşacağım merak etmeyin. En can alıcı noktalarını yazacağım diğer konuşmaları bilmesek te olur yani.
Şeyda Coşkun 10 yılda marka olduğunu söyledi mesela. Ve"iyi bir şeyler yapmak, bir yerlere gelmek istiyorsanız mutlaka sabah erken kalkmalısınız" dedi. Kendisi her gün en geç 7.30 da kalkıyormuş. Benim gibi uykuyu seven birisi bu kısmı duymazdan geldi ama sizin için atlayamadı bu konuyu, yazmazdan gelemedi:)))) Belki erken uyanmayı sevenlerde vardır aramızda herkes benim gibi uykucu değil tabi ki. Ama ben erken kalkmak gerektiği konusunda ona hiç hak vermedim mesela. Hemen iç sesim itiraz etti "yok canım illa erken kalkmak gerekmez. Ya da o kadar erken kalkmak gerekmez falan dedi. Sonra dedi ki "insan mutluysa başarılı olur, uyumakta beni mutlu ediyor  o zaman inanırsak olur bence:))))" (Hayır bahane değil bikere)
Sonra dedi ki Şeyda Hanım "canınız korkunç bir şekilde tatlı çektiğinde durun bir düşünün bakalım acaba o an tatsız bir durum mu yaşıyorsunuz da bunu tatlandırmak için tatlı yemek istiyorsunuz? Tatlı yiyeceğinize çıkın yürüyün" dedi. "Ben öyle yapıyorum" dedi. "İnanın" dedi , "tatlıdan daha mutlu edecek ve faydalı dedi"( dedi,dedi,al dedi,git dedi, çocuklarını da dedi:))))). Buna hak vermemek mümkün değil tabiii . Ama bütün iş çıkabilmekte. Yeterli motivasyonu sağlayabilmekte. Herkes biliyor ki spor yapmak mutluluk hormonu salgılamamıza yarıyor.  Depresyona çok çok iyi geliyor. Yani bir parça çikolatanın hazzı bir kaç saniye sürerken yürümenin hazzı ve faydası gün boyu hatta ertesi gün bile sürüyor.


çikolata kalçada 30 yıl ile ilgili görsel sonucu
Karikatür durumun vehametini anlatmıştır sanırım.😊

Şeyda Coşkun birde dedi ki "çantanızda mutlaka bir spor ayakkabısı yada rahat bir ayakkabı taşıyın ve her fırsatta yürüyün". "Hani yürümeye zamanım yok" falan diyoruz ya, gün içerisinde kendimize böyle ufak tefekte olsa fırsatlar yaratabileceğimizi ve çok faydalı olacağını söyledi.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gece

Son olarak yanındaki sunucu Özge Uzun, Şeyda Coşkun'la birlikte tam 24 kilo vermiş. Şeyda Coşkun aslında spor hocası olduğunu , beslenme uzmanı yada diyetisyen olmadığını söyledi ama bu konuda da ekiple çalıştığını ve gece gündüz sağlıklı menüler düşünüp tasarladığını anlattı. 
Bir işe yüreğinizi koyarsanız başarılı olmamanız mümkün değil. Konuşmacılardan anladığım şey bu benim. Tutku.  Bu da nacizene Biz Kimiz Kadınız yorumu:)))

Blogger tarafından desteklenmektedir.