erkek kardeş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erkek kardeş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Görümce Filmi

YAZAR : Çarşamba, Aralık 28, 2016
Görümce, görmeyeyim seni ömrümce" , "Görümce göz yaşı, gördüğün zaman vur taşı" gibi hakkında sevgi dolu sözlerin olduğu müssese.)))görümce filmi ile ilgili görsel sonucu

Bugün annem ve arkadaşım Hülya ile bu filme gittik. Gupse başroldeydi ve ben hiç bir şey yapmasa bile onun mimiklerine gülüyorum. Film beklediğim gibi gülmekten gözlerimden yaşlar getirdi. Ama ben kolay gülüp kolay ağlayan, duygularını yoğunluğuyla yaşayan bir insan olduğum için çok komikti yorumuma katılmayabilirsiniz.

görümce filmi ile ilgili görsel sonucuGörümce kavramı sadece ülkemizde mi var bilmiyorum ama filmden çıkarken annem ve arkadaşımla ortak kanaatimiz fazla abartılı olmakla birlikte yaşananların gerçek olduğu yönündeydi. Yani gelin-kaynana anlaşmazlığı gibi gelin-görümce anlaşamaması diye de bir gerçek var. Nedense görümceler genel olarak erkek kardeşlerine hiç kimseyi yakıştıramayıp, kıskanırlar, paylaşmak istemezler. Ben görümce olmadığım için böyle bol keseden konuşuyor da olabilirim tabiii:))))
Aslında çok duygusal bir filmdi bence. Konusuna gelirsek; Yeliz yani Gupse erkek kardeşine aşırı bağımlı, anne ve babasını kaybettikten sonra kardeşine annelik yapmış abla rolünde.Daha önce sözlenmiş ve sözlüsü tarafından terkedilmiş, hayattaki tek amacı kardeşi. Onun dışında iki kokoş arkadaşı ve yıllardır hizmetçileri olan sürekli kovdukları emektar hizmetçileri var. Ama aslında çok yalnız bir kız. Film boyunca yaptıklarına kızmakla birlikte içten içe üzüldüm. Ama yinede yaptıkları yenilir yutulur şeyler değildi. Erkek kardeşi evlenmeye karar verince ayırmak için yapmadığı şey kalmıyor ve bunlarda filmi komik hale getiriyor. 
İlgili resim 
Güzelim gelin adayı Deniz'e şaşı ve ....... yere yakın diyor film boyunca. En sonunda herşey tatlıya bağlanıyor ama film olduğu için bence yoksa gerçek hayatta kadınların hiç birisi o kadar anlayışlı olamaz yaniiiii:)))) 
Yani eğlenceli vakit geçirmek istiyorsanız tavsiye ederim. Biz çok eğlendik.
görümce film ile ilgili görsel sonucu



Kardeş Kıskançlığı

YAZAR : Çarşamba, Haziran 08, 2016
Geçenlerde nereden geldiyse aklıma kızım yeni doğduğu zamanlarda yaşadığım kardeş kıskançlığı geldi. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kardeş kıskançlığı son derece normaldir(kendimden de biliyorum ayrıca . Benden 3 yaş küçük kardeşimle hala kıskançlık yaparız ki biz)
Oğlum bir kardeşi olmasını çok istemişti. Hatta 4 yaş civarlarında kreşte " benim kardeşim olacak" diyormuş herkese. Ben onu almaya gittiğimde öğretmenler beni hep tebrik ediyorlardı. "Aaaa hamile misiniz?" diyorlardı. Neyse efendim biz de bu zibidiye inandık. Çünkü anne babalar ilk çocuğu kendileri için ikinci çocuğu da ilk çocuk için isterlermiş dedik. Çünkü öyle duyduk:)))
Hamile kaldığım ilk ay  tatile gitmiştik. Arda'ya da hamile olduğumu kimseye söylememesini tembihledik. Söylemedi, söylemedi ama plajda yanımızdakilere, yoldan geçenlere ,yani herkese "biliyor musunuz biz aslında 4 kişiyiz" dedi.
Karnım büyümeye başlayınca Arda da kıskanmaya başladı kardeşini. Mesela bir gün arkadaşına "biliyor musun Sarper annem kardeşimi her gün yanında işe götürüyor ama beni kreşe bırakıyor, beni yanında götürmüyor" dediğini duyduğumda kulaklarıma inanamadım ve doğumdan sonra yaşayacaklarım için endişelenmeye başladım(yeterince endişelenmemişim:))))

Ve sonra Ezgi geldi. Annesiyle baş başa , sürekli mıç mıç bir ilişki yaşayan Arda Paşa buna epey bozuldu. Çünkü annesi onunla o kadar ilgilenmiyordu artık(çok haklı) . Eve gelen misafirler bile onunla ilgilenmiyordu. Ama ben Arda içinde küçük hediyeler alıp gelen misafirlere veriyordum ve "bunu sana aldık der misiniz?" diyordum (bunu şiddetle tavsiye ederim, çok işe yarıyor). Kıskançlığın boyutlarını en aza indirgemeye çalışıyordum. Ama bu duygu epey güçlüdür, bilenler bilir:)))
Bir gün Arda yine  Ezgi'nin tepesinde yine sıkıştırıyorken Ezgi tırnaklarıyla Arda'nın yüzüne bir faça attı ki görünce içim cız ettti. Aslında fena halde hak ettiğini düşünüyordum ama ikisi de sizin yavrunuz olduğu için kalbiniz acıyor tabi. Tırnak izi geçmezmiş, bunu da tecrübeyle öğrenmiş olduk. Hala Arda'nın yüzünde kardeşinin bıraktığı iz var ve ben o gün Ezgi'ye bakıp "bu kız başının çaresine her türlü bakar" diye düşündüm(hala da öyle düşünüyorum:)))
Arda okula Ezgi yürümeye başladığı yıl hayatımın en renkli, en cinnetli, en psikopat yılıydı. Cehenneem azabı dediklerinde aklıma gelir halen:))) O derece yani. En zorlandığım yıl, saçlarımdaki beyazların arttığı, annemin neden yaşlandığını anladığım zamanlardı.
Şimdi büyüdüler. Kardeş kıskançlığı bitti dememi beklemiyorsunuz heralde:) Halen devam ediyor ama ben artık kapıyı kapatıp televizyonun sesini açıyorum:) Sonra mutfağa yanıma gelip "ama anne Ezgi şunu yaptı, ağabeyim bunu yaptı vb......" bitmez tükenmez şikayetler ettiklerinde oldukça sakin bir şekilde "bunu çözebileceğinizi düşünüyorum, aranızda halledin sonra bana da anlatın olur mu? ben merak ederim" diyorum. İnanır mısınız kestim ayaklarını:))))Gelmiyorlar artık.
Gelelim yazının ana fikrine: çocuklarınız kavga ettiğinde ellerinde birbirlerine zarar verebilecek kesici ve delici alet yoksa karışmayın. Varsa ellerinden alın , gene karışmayın(ha bu arada gözünüz üzerlerinde olabilir ama bunu onlara belli etmeyin). Asla haklının kim olduğunu bulmaya, ilk kimin başlattığını tespit etmeye kalkmayın. Yok çünkü:))) Bu hataları yapmış birinden tavsiye. 

Kız kardeşimle çok kavga ettiğimiz dönemlerde annem "biriniz Amerika'ya biriniz Almanya'ya gidin, o kadar çok özleyin ki birbirinizi burnunuz sızlasın" diye beddua ederdi bize(ne kadar canından bezdirdiysek kadıncağızı). Bizde "ne özleyeceğim be bu gerizekalıyı" gibisinden sevgi dolu laflar ederdik. Sonra aynı ülkede ama farklı şehirlerde üniversite okumaya gittiğimizde en çok özlediğimiz kişi birbirimizdik. Özledim yani o gerizekalıyı:))) Kardeşlik güzel şey vesselam. Ne onunla ne onsuz olmaz:)))) Kardeşlerinizin değerini bilmeniz dileğiyle.
Blogger tarafından desteklenmektedir.