diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İntermittent Fasting- Aralıklı Beslenme

YAZAR : Pazartesi, Ağustos 27, 2018
intermittent fasting türkçe ile ilgili görsel sonucu
Son zamanlarda bende ki trend bu. Aralıklı beslenme . Yani yaklaşık 13-14 saat açlık dönemlerinden sonra10 saat içerisinde yemek. Önce intermittent fasting-aralıklı beslenme ile nasıl tanıştım anlatayım. Aslında bir tür oruç gibi bu beslenme şekli ama su içebiliyorsunuz, sıvı şeyler tüketebiliyorsunuz, sadece katı beslenemiyorsunuz . Diyet sitelerini araştırırken geçen yıl hakkında bir şeyler okumuştum ama uygulamanın çok zor olabileceğini düşünerek yapmaya yeltenmemiştim. Sonrasında Gündem Özel'in bir programında Profesör Dr. Yavuz Yörükoğlu bahsetti bu besleenme şeklinden,  hatta öyle çarpıcı şeyler söyledi ki ilk o zaman yapabileceğimi düşünmeye başladım. Mesela dedi ki; "kahvaltı günün en önemli öğünüdür yalanını yıllar önce Amerika' da bir süt firması ürünlerini satmak için , bir adama doktor forması giydirip süt içerken "kahvaltı günün en önemli öğünüdür" sloganını söyletmesiyle başlamış, yani araştırmalarım sonucunda bunun bilimsel  bir alt yapısı olmadığını gördüm ve nereden çıkmış diye araştırdığımda bu reklamı buldum. İnsanlar uyanır uyanmaz bir şeyler yemek zorunda değil, hatta uyandıktan sonra uykuyla birlikte geçen 13-14 saat süresinde aç kalmanın ideal kilo ve genç kalmada çok etkili olduğuna dair çok sayıda araştırma bulunuyor. İnsan aç kaldığında insülün direnci dengelenir, büyüme hormonu salgılanır ki bu bizim genç kalmamızı sağlayan şeydir. Yani genç ve fit kalmak isteyenler en az 13-14 saat açlık periyotları yapmalıdır". Çok çarpıcı değil mi? Günümüzde herkes fit olmak ve genç görünmek istiyor.
İlgili resim

Bahsettiğim programdan sonra da denemeyi düşünüp yine vazgeçmiştim. Geçenlerde sosyal medya kafe de bir diyet listesi gördüm. 15 günde 9 kilo verdiren, metabolizmayı hızlandıran diyet diyordu. İçeriğine baktığımda protein diyeti gibi bir diyet olduğunu gördüm ama sabah kahvaltısında kahve vardı ve özellikle ilk gün kahvaltıya yer vermemesi dikkatimi çekmişti. Bir süre bu diyeti yaptım. Aç karnıma kahve içebileceğim hiç aklıma gelmemişti hatta şekerim düştüğü için yapamam sanıyordum. İkinci gün neskafenin yanında tost ekmeği  dilim yiyebiliyorsunuz ama ben sonraki günlerde de yemedim. Diyeti yaparken aslında sabahları bir şey yemeden çok rahat durabildiğimi fark ettim. Ben zaten uyanır uyanmaz kahvaltı edebilen biri değilim. Biraz uyanıp kendime gelmem gerekiyor. Yani düşündüğüm kadar zor olmadı o kadar süre aç kalmak ve açken kahve içmek. Hatta yapabildiğim en kolay diyet bile diyebilirim. 
Bu tür beslenme ile ilgili yazılar okudum, videolar izledim. Avrupa ve Amerika'da oldukça popüler bu tip beslenme şekli. Yapanlar faydalarını anlata anlata bitiremiyorlar. Sonuç olarak son dönem böyle besleniyorum ve zorlanmıyorum. 
Diyetle ilgili bazı şeylerden bahsedecek olursam ilginç bir bilgi olarak; "her zaman gece yemek yemeyin derler ama asıl yapılması gereken 13-14 saat açlık dönemleridir" diyor bu diyeti öneren bir doktor. Bazıları bu açlık döneminin 16 saat olduğunu yazmış ya da anlatmış. Belki ileride 16 saati de denerim ama şimdilik 13-14 saatlik periyot halinde yapıyorum.
Gelişmeleri yazacağım zaman zaman. Ama yine de siz doktorunuza danışmadan bu diyeti uygulamayın uyarısını yapayım. Çünkü her insan farklı ve birimize iyi gelen herkese iyi gelmeyebilir. 

Deneyimli Diyetçiden Tavsiyeler :)

YAZAR : Salı, Temmuz 17, 2018
diyet karikatür ile ilgili görsel sonucu
Bir zamanlar (10 yıl kadar önce bir zamanlar:)) bir  komşum vardı. Adını gerçekten hatırlayamıyorum ama hatırlasam bile gerçek adını yazmayacaktım zaten, Elif Hanım diyelim. Elif Hanım benden yaklaşık 10-15 yaş büyük ve oldukça kilolu bir hanımdı. Çocukları olduktan sonra işini bırakmış ben tanıdığım dönemde ev hanımıydı ve  kiloluydu, eskiden zayıfmış. Eskiden hangimiz zayıf değildik ki:( Neyse efendim komşu olduğumuz dönemde Elif Hanım akupunktur diyeti yapmaya başladı. Ankara'da çok ünlü bir akupunktur doktoru var , ona gitmeye başlamıştı. Eşi eve elinde koli koli sodalarla geldi ilk akşam. Sonraki süreçte sanırım kadıncağız bir kaç gün diyeti yapabilmiş sonra da bırakmıştı. Ben sorduğumda ilk günündeydi  diyetinin ve acayip motive bir şekilde anlattı diyetini. Sonraki günlerde karşılaştığımda diyetin nasıl gittiğini sordum. Zor ama iyi gidiyor dedi. Bir kaç gün sonra sorduğumda "bıraktım diyeti ve bana bir daha bu konuda soru sormazsan sevinirim" dedi. Biraz bozulmakla birlikte zarif bir şekilde söylediği için yine de hak verdim ona. Çünkü sonrasında bende yaşadım böyle olaylar ve ancak o zaman anladım. Sonrasında bana dedi ki "bu kadar kilo almayı beklememek lazım. Baktın bir kaç kilo almışsın hemen acil müdahale etmelisin. Yoksa battı balık yan gider diyerek kilo almaya devam ediyorsun". Beni çok etkiledi bu cümle ve ne zaman bir kaç kilo aldığımı düşünsem aklıma Elif Hanım geliyor ve hemen diyete başlıyorum. 
Doktor Mehmet Öz'ü bilmeyen yoktur sanırım. Onun bir konuşmasında da benzer bir şey söylediğini duymuştum. "En sevdiğiniz kot pantolonunuz size dar gelmeye başladığı anda diyete başlayın ve bu yüzden lastikli pantolonlar giymeyin ki sizi uyaran bir şey olsun" . 
İdeal kiloda olmaya çalışın ve kilo alırsanız hemen müdahale edin diyor yani. Gençken 3-5 kilo alır hemen verirdim. Ama yaşla birlikte kilo vermek zorlaşıyor. Daha fazla uğraşmanız gerekiyor zayıflamak için. 

diyet karikatür ile ilgili görsel sonucu

Benim ve zannediyorum bir çok kişinin, yaptığı hatalardan biri diyet yaparken kaçırırsak ucunu bırakıyoruz. Yani bir kere pasta yedik diye gemileri yakıp vazgeçiyoruz. İşte burada bırakmamak devam etmek gerekiyor. İşte burası zurnanın zırt dediği yer:)))
Birde zayıflama konusunu çok fazla gündemimiz haline getirmemek , sürekli muhabbetini yapmamak gerektiğini de düşünüyorum. Sessizce köşede yapın diyetinizi sporunuzu:))))
Anlattıklarımı maddeler halinde sıralar isek; 
1. İdeal kilomuzu 3-5 kilo aştığımızda hemen diyete başlıyoruz. Ya da kot pantolonumuz sıkmaya başladıysa, bu bir işaret diyoruz ve diyete başlıyoruz.
2.Diyeti bir kere bozduk diye vazgeçmiyoruz 2. kez de vazgeçmiyoruz ve 3. kez olmaması için dikkat ederek diyete devam ediyoruz.
3. Herkese diyetteyim demiyoruz. Sessizce diyete devam ediyoruz:)
Deneyimli diyetçiden tavsiyeler:)))) 

Ünlülerin Zayıflama Sırları - 1 Uraz KAYGILAROĞLU

YAZAR : Çarşamba, Eylül 20, 2017
Yeni bir yazı dizisine başlıyorum. Ünlülerin zayıflama hikayeleri. Nasıl zayıfladılar? Nasıl karar verdiler? Ne yediler? Ne içtiler? Onlar hep göz önündeler ve fiziksel özellikler onlar için çok daha fazla önemli. 
Ünlülerin zayıflama sırları
Geçen yıl ailecek severek izlediğimiz “Baba Candır” dizisinin biraz deli karakteri Haluk GÜNEY ‘i canlandıran Uras Kaygılaroğlu tam 64 kilo vermiş. İlk duyduğumda çok şaşırdım. Hiç eski kilolu fotoğrafını görmemiştim. Pazar günü Pazar Sürprizi’nde zayıflayan ünlülerle ilgili yapılan bir programda gördüm. Sonrasında nasıl ve neden zayıfladığıyla ilgili farklı programlarda yaptığı konuşmaları derledim sizin için. İlham verir belki, faydalı olur. Bazen bir tek cümle insanın bam teli olabilir. Bir bakış açısı farkındalık sağlayabilir. İşte bu yüzden kendi cümleleriyle zayıflama hikayesini paylaşıyorum sizlerle.
15-08/08/uraz-kaygilaroglu-dizisponsorlaricom_2.jpg 
 "Tıbbi bir operasyon falan geçirmedim. Diyetle kilo verdim. Bir gün kuzenim Meriç ile giyinirken ki kendisi çok zayıftır. Çorabımı çekmek için eğildim. O sırada kuzenim 'Eğil de bir göbeğine bak' dedi. Normalde ayı vb... hayvan benzetmelerine çok maruz kalsam da o laf benim çok ağrıma gitti. Sonra yememeye başladım ve 15-20 kilo verdim..
Ünlülerin zayıflama sırları 
Sonra baktım yine kiloluyum. Yine yemeye başladım. Ama annem artık sağlığımdan dolayı çok endişeleniyordu ve bana 'Sen uyurken yatağından garip sesler geliyor. Zayıfla artık, öleceksin' diyordu. Onun ısrarları üzerine bir diyetisyene gittim. Eve geldiğimde annem listeyi gördü ve 'Bu listeyi sana diyetisyen vermiş olamaz burda çok yemek var' diyerek bana inanmadı. 

Böylece benim diyet sürecim başladı ve 2 sene sürdü. 140 kilodan 76 kiloya indim."
.

uras kaygılaroğlu nasıl kilo verdi ile ilgili görsel sonucu 


"Zayıflama kararını nasıl aldınız?
İki sene de 62 kilo verdim. Öyle 3 ayda verilen 30 kilolar sağlıklı şeyler değil, bunu herkesin bilmesini isterim. Bir de asla ve asla takviye ilaçları, zayıflama haplarını ve fazla araştırmadan yaptırılan mide küçültme ameliyatlarını tavsiye etmiyorum. Bir insanın bir şeyi istedikten sonra yapamaması mümkün değil, bir insan bir şeyi kafasına koyarsa o şey gerçekleşir. Gerçekten istedim ve zayıfladım.
Nasıl oldu bu mucize? Günde 6 öğün yemek yedim. Daha çok ızgara ve sebze ağırlıklı beslendim. Ana öğünlerimin yanında muhakkak salata yedim az yağlı. Yoğurt ayran, bunlar çok önemliydi ve faydalıydı. Kalorisi düşük ama metabolizmayı hızlandıran şeyler yedim".
Bence can alıcı cümle "Bir insanın bir şeyi istedikten sonra yapamaması mümkün değil, bir insan bir şeyi kafasına koyarsa o şey gerçekleşir".

Diyette Başarılı Olmanın Sırrı

YAZAR : Cuma, Eylül 15, 2017
Diyette başarılı olmanın sırrını buldum:))) Hazır mısınız? Söylüyorum. Aslında sadece diyette değil hayatın hangi alanında başarılı olmak istiyorsanız onun sırrı. İstikrar ve disiplin. 
diyette  karikatür ile ilgili görsel sonucu
Eğer son başladığım diyette(bu sabah:))) başarılı olursam "Diyette İstikrarlı Olmanın 101 Yolu" adında bir kitap yazacağım:)) Adı bile hazır yani:)
İşin komik yanı bir tarafa neden sürekli rejimdeyiz hiç düşündünüz mü? Yani başarılı olsak istediğimiz kiloya çoktaaaan inmiş olurduk, öyle değil mi? Ben cevap vereyim, çünkü insan en iyi kendinden bilir, istikrarlı değiliz, hevesle başlayıp en fazla 3 gün sonra bırakıyoruz da ondan(teoride desen zehir gibi, pratik dersen sallanmakta:))))
istikrar lugat 365 ile ilgili görsel sonucu
"Her şeyde olduğu gibi zayıflamaya çalışırken de içsel motivasyon çok önemli. Eğer yeterince güçlü değilse zaten devam etmiyorsunuz.
Bana alışkanlıklarını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim". Bir yerde okumuştum şu yazıyı:" Bir gün fast food yerseniz kilo almazsınız, haftada 2 kere tatlı yerseniz kilo almazsınız sorun her gün yemenizde" diyordu. Yani alışkanlıklarımız ve gündelik rutinlerimizde yapacağımız ufak değişimler bile şok diyetlerden faydalı.
diyette  karikatür ile ilgili görsel sonucu
Diyet kola önemli tabiii:)))))

Öncelikle rutinimizi değiştirmemiz gerekiyor . rutinler çok güçlü. İstikrar ve disiplin zayıflamada olduğu gibi başarılı olmak istediğiniz her alan için olmazsa olmaz. 
O zaman ne yapıyoruz? Kendimize gerçekçi hedefler, daha ulaşılabilir hedefler koyuyoruz ve yaşam şekli haline getiremeyeceğimiz şeyleri rejim yapıyoruz düşüncesiyle bir süre yapıp bırakmıyoruz. Çünkü bıraktığınızda aynı şey olmaya devam ediyor. Bir diyete başlarken "ben bunu sürdürebilir miyim?" diye sormamız gerek. Cevabımız "evet"se yapmaya başlamak gerek. 
Şu aralar yine zayıflama (aslında sağlıklı beslenme), sağlıklı yaşam konularında yazacağım . Çünkü ilgi alanım(çünkü zayıflamam gerek:((((). Felsefesini mantığını bir çözdük mü tamamdır bu iş arkadaşlar:)))
Hadi kolay gelsin:)))



Ekmeksiz Bir Hayat Mümkün:)

YAZAR : Çarşamba, Eylül 07, 2016

*"Ne yersen O'sun"un resim hali:)))) Bir süredir ekmek yemiyorum ve ilk 5 günde 1 kilo zayıflamışım. Ama ondan bile önemlisi şekerim düşmüyor, tatlılara saldırmıyorum, açlık krizi yaşamıyorum ki yaklaşık 2 yıldır bu sorunla yaşamak hayat kalitemi çok düşürüyordu. Acıkmaktan nefret eder hale gelmiştim. Önce yemeğe saldırıp tıka basa yiyordum sonra da şekerim yükseliyor, Garfield gibi yarı uykulu dolaşıyordum, ya da en iyisi gidip uyuyordum. Bu kısır döngü devam edip duruyordu. Bir sürü yerde "tatlı ve ekmeği kes" muhabbetini okumama rağmen cesaret edememiştim. Galiba bir bilgiyi çok fazla duyarsanız önemini kaybediyor. Yani anlatmak istediğini anlamanıza engel oluyor çok duymak. Duymamaya başlıyorsunuz gerçekten. 
Genelde ben canım ne isterse yer sonra da "parası neyse veririz" der gibi ne kadar gerekiyorsa spor yapar harcarız mantalitesinde bir insandım. İki yıl öncesine kadar da bu mantalite beni gayet idare etmişti. Sonra yetmemeye başladı, kilo aldım, kilo aldıkça yeme isteğim arttı. Ve ne kadar spor yaparsam yapayım sadece mevcut kilomu korudum. 
Bir gün internette bir adamın hikayesini okudum. Adamda şeker hastalığı, kolesterol, tansiyon vb.... o kadar çok hastalık varmış ki adam 140 kilo falanmış. Bir gün canına tak etmiş ve Raw Beslenme(Çiğ Beslenme) düzeni uygulamaya başlamış. Adam 6 ayın sonunda 80 kiloya düşmüş ve hiç bir sağlık sorunu kalmamış, inanılır gibi değil. Sporda yapmış tabi.Bunu okuduktan sonra bende yapayım diyerek gaza geldim ama çok ciddi bir değişiklik olduğundan bir iki öğün sonra bıraktım. Bir gün yapabilirim belki.
Geçenlerde D&R da gezerken "Tahıl Beyin" ve "Buğday Göbeği" isimli kitaplara rastladım. Yazar kitabın arka kapağında eğer ekmek yemezsek , buğday unu içeren şeyler yemezsek kesinlikle kilo vereceğimizi, tip 2 şeker hastalığının iyileşeceğini , cilt sorunu ve allerjilerin geçeceğini söylüyordu. 
Neyse kısa keseyim, ekmek yememeye başladım ve hayatımdaki inanılmaz değişime inanamadım:))) Çünkü inanılmazdı:)))
ekmeği keserek karikatür ile ilgili görsel sonucu
Burası önemli: Arkadaşlar zayıflamak ya da tip 2 şeker hastalığından, insülin direnci gibi hastalıklardan kurtulmak istiyorsanız ekmeği keseceksiniz. Dilim dilim kesmeyeceksiniz ama hayatınızdan çıkaracaksınız. Ve bunu sadece kahvaltıda bile yemeyerek yapacaksınız. Çünkü güne nasıl başlarsanız öyle devam ediyor. Şarteli açmayacaksınız yani. Başta çok zor gelebilir ama inanın bir kaç günde alışıyorsunuz. Çünkü ekmek yemek bir alışkanlık ve tüm alışkanlıklar gibi değiştirilebilir.
Birazcık irade yeter. Umarım sizlerde motive olursunuz.  İnşallah devam edebilirim ekmeksiz bir hayata. Ama ekmek yemediğim zaman öyle sağlıklı hissediyorum ki kendimi bundan vazgeçemem gibi geliyor. Bu arada daha sonraki yazılarımda ekmek yerine yediğim kefir ve cevizden bahsedeceğim. Tok tutuyorlar ve tatlı istemiyor canınız. Şimdilik bu kadar, kendinize iyi bakın, iyi beslenin:)))

Blogger tarafından desteklenmektedir.