Resident Evil Son

YAZAR : Salı, Şubat 28, 2017
resident evil son ile ilgili görsel sonucu

Cumartesi akşamı Resident Evil The Final Chapter filmine gittik. Film 4Dx . Ölen zombilerin kanları yüzünüze sıçrıyor sanki ıyyyk...:) 

resident evil son ile ilgili görsel sonucu

Mila Jovovich biraz yaşlanmış ama yine de çok güzel kadın. Kaş göz gerisi söz:))) 
Bu filmde her şeyin açıklaması var . Her şey Umbrella şirketinin başının altından çıkmış. Dünya nüfusu biraz azalsın demişler. T virüsünü yaymışlar. Son dönem dünya nüfusunun azalması gerektiği konusu çok popüler. Sürekli bu konuyu işlemeye başladılar, kitaplarda filmlerde.
Görsel efektler çok iyiydi ama saçmalıklarla doluydu. Yuhhh o kadar da değil dedirten çok sahne vardı. 
resident evil son ile ilgili görsel sonucu
Anlamadığım şeylerden bir tanesi birini öldürmek istersen kafasına sıkarsın kurşunu biter. Ama bu kötü adamlar baş roldeki karaktere türlü eziyetler ediyorlar da kafasına bir kurşun sıkmıyorlar arkadaşım. Anlaşılır şey değil.
Filmin sonunda "ne eziyet çektin be Alice , çilen bitmedi" dedim :))) Film boyunca zombiler, kötü adamlar ve canavarlarla savaştı.
Sonuç olarak ben dedim ki keşke bu filmi çekmeselermiş:)))) 

resident evil son ile ilgili görsel sonucu
Bu arada bu filmi çekmek için Mila Jovovich'in hamileliğini ve doğumun beklemişler. İlk filmden bu yana 15 yıl geçmiş. Bu da filmle ilgili kısa bilgi olsun:)))

Bazı Günler Uğursuz Olabilir mi?

YAZAR : Cuma, Şubat 24, 2017
uğursuzluk karikatür ile ilgili görsel sonucu
Bazen insanların "bugün ne berbat bir gün" dediğini duyarım ve edebiliyorsam itiraz ederek "böyle demeyin , gün berbat olmaz ve öyle derseniz negatif elektiriği daha çok çekersiniz ve berbat şeyler artar" derim. Yani çok komik gelir belirli zamanların, bazı yerlerin hatta bazı insanların uğursuz addedilmesi. Tamam her şeyin enerjisi vardır ama nazar bile siz inanmazsanız değmez yaniii. O kadarda savunmasız değiliz ya da şöyle diyeyim "bana nazar değecek, ay şu kadın bana çok fena baktı kesin bir şey olacak vb...." gibi şeyler düşünürseniz düşünce enerjinizi o korktuğunuz kişinin enerjisine açmış olursunuz. İstemeden de olsa "kendini gerçekleştiren kehanet" olur bu. Yani aslında bazen sadece siz öyle olacak diye düşündüğünüz için olur bazı şeyler.

kara bulut hd ile ilgili görsel sonucu

Yani bu düşünce tarzı genel bakış açımdır benim. Neye odaklanırsan o çoğalır hayat felsefem olduğu için.  Ama geçtiğimiz çarşamba benim için öyle bir gündü. Halen demek istemiyorum ama gerçekten kötü bir kaç şeyin üst üste gelmesinden sonra kendimi "bu gün ne uğursuz bir gün arkadaş yaaa" derken yakaladım. Sonra da hemen toparlandım ama böyle düşünmeden edemiyorum. 
O günün sabahında kız kardeşim aradı ve kalbinin sıkışmasından dolayı acilde olduğunu, anjiyo olacağını söyledi ağlayarak. Yaşı daha çok genç olduğu için konduramadığımız bir şey sonuçta. Kız kardeşim için çok endişelendim. 
Öğlen annem aradı ve telefon dolandırıcısı bir adamın onu aradığını ve tanıdığını söylediğini, hatta kendisinin polis olduğunu söyleyerek tehdit ettiğini  ağlayarak anlattı. Annem için çok endişelendim ve üzüldüm.
Akşam üzeri işten eve gelirken de arabayla ben yolda kaldım:( Arabayı alalı daha 1,5 yıl oldu ve , yeni bir araba ve yolda kalması çok beklenen bir şey değil. Bu arada son zamanlarda benim aynı yolda 4. kez kalışım:))) İlk ikisinde suç benimdi tamam kabul ediyorum ama son ikisinde hiç bir suçum yok:)))
İlgili resim
Akşam eve gittiğimde "neyse ki bitti bugün " diye düşündüm. Ve yine de şükrettim. Bu olayların sonuçları çok daha kötü bitebilirdi. Kaza yapabilirdim mesela ya da sevdiklerime bir şey olabilirdi. "Uğursuz bir gün diye düşünerek bile isyan ettiysem affet Allahım" dedim. Sonuçta bana "sahip olduklarının kıymetini bil" demek için uyarı gönderdin belki de.
Uğursuzluk falan hep batıl inanç arkadaşlar. Bunlar Pagan'lardan günümüze gelmiş boş inanışlar. Yani maddelerin böyle bir gücü yok. Yani bir şeyleri uğursuz diye düşünmeye başladığınızda kendinizi çimdikleyin ve hemen o frekanstan çıkın:)))))
Ya da elinizi yumruk yapıp 3 kere tahtaya vurun:))))

En Popüler TED Konuşması- Eğitim Sistemi Üzerine

YAZAR : Perşembe, Şubat 23, 2017
en popüler ted konuşmacısı sir ken robinson ile ilgili görsel sonucu

TED Konuşmalarını biliyorsunuz, daha önceki yazılarımda da bahsetmiştim. Bugün onlardan en çok izlenen konuşmadan bir alıntı paylaşmak istiyorum. Sir Ken Robinson 'un "Okullar Yaratıcılığı Öldürüyor mu?" isimli konuşmasından;

"Geçenlerde resim dersindeki ufak bir kızla ilgili harika bir hikaye duydum-bunu anlatmaya bayılıyorum. Altı yaşındaki kız arka sıralarda resim çizmekle uğraşıyordu, öğretmen bu kızın asla odaklanamadığından şikayetçiydi ama bu derste işler değişmişti. Öğretmen büyülenmişti. Kızın yanına gitti ve sordu, "Ne çiziyorsun?", Kız, "Tanrı'nın resmini çiziyorum," dedi. Öğretmen , "Ama kimse Tanrı'nın neye benzediğini bilmiyor ki" deyince kız, "Birazdan bilecekler" dedi.:)))))

dikkat eksikliği dans ile ilgili görsel sonucu

Bir başka hikaye;
"Gillian Lynne'i ( Amerika da ilk dans okulunu açan ve dünyaca ünlü Cats ve Operadaki Hayalet Müzikalini yapan kişi) Tanıyor musunuz?Bir gün ona "nasıl dansçı oldun" diye sordum. İlginçti. Okuldayken gerçekten umutsuzmuş. Okul ,1930'lu yıllarda, ailesine bir mektup yazmış; "Gillian'ın bir öğrenme bozukluğu olduğunu düşünüyoruz". Konsantre olamıyor sürekli yerinde kıpırdanıp duruyormuş. Sanırım bugün olsa Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu derlerdi. Değil mi? Ama bu 1930'lardaydı ve DEHB henüz icat edilmemişti:)))) İnsanlar bundan mustarip olacaklarını bilmiyorlardı. Her neyse, ailesi Gillian'ı bir uzmana götürmüş. En sonunda doktor gidip Gillian'ın yanına oturmuş ve şöyle demiş "Annenin bana söylediklerini dinledim, şimdi onunla özel olarak konuşmam gerek. Burada bekle, hemen geleceğiz" . Doktor odadan çıkarken masasındaki radyoyu açmış. Annesiyle konuşurken; "Burada durun ve seyredin" demiş. Odadan çıkmalarıyla Gillian ayağa kalkıp müzikle beraber hareket etmeye başlamış. Bir kaç dakika izledikten sonra doktor anneye dönüp "Bayan Lynne, Gillian hasta değil, o bir dansçı. Onu dans okuluna götürün".

Çocuğunuzda bir sorun olduğunu söylediklerinde bu hikayeleri düşünün lütfen.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau

YAZAR : Çarşamba, Şubat 22, 2017
kanada başbakanı ile ilgili görsel sonucu
Yukarıdaki resim bir Holywood yıldızına ait değil arkadaşlar. Kendisi Kanada'nın yakışıklılığı ve karizmatikliği ile ünlü 43 yaşındaki Başbakanı Justin Trudeau. 


Sabah arabada işe giderken Kadir Çöpdemir ve Pascal'ın birlikte yaptıkları radyo programını dinledik. Yukarıda görmüş olduğunuz fotoğrafta Ivanka Trump'ın(Donald Trump'ın kızı) Kanada Başbakanı'na bakışını görüyorsunuz. Sabah Kadir Çöpdemir de programında bundan bahsediyordu. Nasıl hayran hayran bakıyor ama değil mi? Eee haksız da değil adam yakışıklılığı ve karizmasıyla fenomen olmuş. 
Nurgül Yeşilçay: Yeni Başbakan'ı Gördünüz mü Kızlar?
Nurgül Yeşilçay Twitterdaki hesabından "Kanada'nın yeni Başbakanını gördünüz mü kızlar" diye bir paylaşım yapmış:))) Kayıtsız kalamamış anlaşılan(benim gibi:))))
Başbakan hem kaslı, hem dövmeli hem de boksör fark ettiğiniz üzere:))) 
kanada başbakanı ile ilgili görsel sonucu
Ayrıca hayır kurumları için striptiz yapıyor, eşcinsel haklarını savunuyor, kürtaja devletin değil kadının karar vermesi gerektiğini söylüyormuş. Kendisini de "feminist" olarak tanımlıyormuş:))) Daha fazla şey bilmek istemiyorum, nayıııır:))))


kanada başbakanı ile ilgili görsel sonucu

Kanada Başbakanı Trudeau'nun kırmızı çorapları

Kanada Başbakanı Trudeau'nun kırmızı çorapları
Ama en çok bu fotoğrafa bayıldım. Çoraplar konusu kalbimi fethetti resmen:)))) Kendimden bir şeyler buldum sanırım. Çünkü benim çoraplarım da hep puanlı, noel babalı, çizgi film karakterli falandır ve pantalonun altından görünmesin diye saklamaya çalışırım . Ama işte bu fotoğrafta adama aşık oldum resmen:))))


Bu da eşi ve seçim başarısını kutlama anları. Ne tatlılar değil mi? 

İlgili resim

Adam karısını seviyor, hadi herkes işine baksın artık:)))))
Dağılın:)))




Ahhh Bu Kilolar

YAZAR : Salı, Şubat 21, 2017
kilo karikatürleri ile ilgili görsel sonucu

Yine takıldım "niye kilo veremiyorum beeen" diye zırlıyorum. Ama bu gün size komik bir hikaye anlatacağım. Tombiş, sevimli ve yemek yemeye bayılan bir kadınla, yediğine içtiğine çok dikkat eden çok formda bir kocası varmış. Kadın mantı yerken adam "aman allahım kaç kalori bu kalbe zararlı, yok şuna zararlı, yok buna zararlı vb...." gibi şeyler söylermiş ama kadın hiç takmadan keyifle yermiş. Gelsin tatlılar gitsin börekler derken kadın 50'li yaşlarında şeker hastalığından vefat etmiş. O öldükten sonra kocası yediğine içtiğine maksimum dikkat ederek ve spor yaparak sağlıklı yaşamış ama fani sonuçta o da 70 yaşında kalp krizi geçirip ölmüş. Karısından 20 yıl fazla yaşamış. Öbür tarafa gittiğinde karısı onu karşılamış. Çok güzel yemeklerin olduğu bir masaya getirmiş. "Hadi gel hayatım yemek yiyelim" demiş. Adam masaya bakmış tatlılar, hamurlar , kalorili yemekler "ayy ben bunları yiyemem kilo alırım, sağlığa zararlı" demiş. Karısı da "burada öyle sorunlar yok sevgilim istediğini ye hiç bir şey olmuyor " demiş. Adam o an büyük bir pişmanlıkla "ah ah" demiş, " ben niye dünyada acı çekerek 20 yıl fazla yaşamışım ki bilseydim senin gibi her istediğimi yerdim" demiş. 
Yaaa belki de öyle diyeceğiz hanımlar , ne biliyoruz ki:)))))
Blogger tarafından desteklenmektedir.