kadın kadına rekabet
kadın rekabeti
kıskanç kadın
Kadın Kadının Kurdu Mudur?
YAZAR : kadriye
Salı, Nisan 10, 2018

Geçtiğimiz hafta sonu bir arkadaşımla "Kelebekler" filminin galasına gitmek istedik ama galaya bilet bulamadık. Yine de vazgeçmedik ve kapıda şansımızı denemeye karar verdik. Sinema gişesinde görevli 4 erkek bir kadın vardı ve başları oldukça kalabalıktı. Ben öncelikle erkeklere yöneldim meramımı anlatmak için, meramım da boş yer kalırsa bilet almak isteğimizdi:) Bir erkek görevliye gittim "tamam hanfendi salon bir dolsun bakarız" dedi. Salon dolmaya başladı biz tekrar, bu sefer başka bir erkek görevliye gittik. O da aynı şekilde cevap verdi ama değişen bir şey olmadı. Arkadaşım neden bayan görevliden yardım istemediğimizi sordu bana, bende aslında oradaki bayanın bu talebimizi hemen çözebileceğini düşündüğümü ama bunu isteyip istemediğinden emin olamadığımı söyledim. "Herhangi bir şeyimizden hoşlanmazsa bizim bilet bulma ihtimalimiz sıfıra düşer, ama yardım etmek isterse de oradaki 4 erkeğin yapamadığını hemen yapabilir" dedim. Arkadaşım şansımızı deneyelim deyince "peki" dedim ve denedik. Görevli bayan bize gıcık olmadı ve gerçekten de hemen bilet buldu bize. Çünkü kadınların organizasyon ve iş bitirme yetenekleri erkeklerden daha iyi:))))

Ama işte bu yeteneklerini hemcinslerine kullanmaları maalesef o an ki
psikolojik durumlarına bağlı. Erkeklerin öyle değil mi sanki diyebilirsiniz.
Doğru, erkeklerinde öyle ama kadınlara nazaran çok çok az . Kadınlar erkeklerden
daha çok duygularıyla davranıyorlar. Peki böyle olmak zorunda mı? Hayatımızı
hemcinslerimize hayatı zorlaştırarak mı yaşamalıyız? yoksa kolaylaştırarak mı?
Yani Kadın kadının kurdu olmak zorunda mı? Bence değil, olmamalı. Leyla
Alaton'dan bahsederim zaman zaman , onun en sevdiğim cümlelerinden biri şöyle;
"her zaman senden daha güzel, daha şanslı, daha zengin, kocası daha iyi,
çocuğu daha başarılı, arabası, evi daha güzel vs..... bir kadın olacak. Bunlara
takılmamayı, kıskanmamayı öğrenmeli ve birbirimize yardım etmeliyiz. Hepimiz
kız kardeşiz. Hayat hepimize zor , kıskançlık çok yıpratıcı bir duygu, hiç
kimseye de faydası yok, hatta zararı var". Bu cümleyi aklımızda tutarsak,
farkında olursak çok şey değişir.


Her zaman şikayet ettiğimiz erkeklerin kadını ikinci sınıf gören davranışlarını
da değiştirmenin tek yolu annelerin değişmesinden geçer. Yani anneyi cahil
bırakırsanız, ezerseniz, aşağılarsanız, hor görüp taciz ederseniz sağlıklı
çocuklar yetiştirmesini bekleyemezsiniz. Önce kadına değer veren bir toplum
olmayı öğrenmemiz gerek. Bunu da yine biz kadınlar yapabiliriz. Yani kadın
olarak kendi değerimizi bilmeliyiz. Etrafımızdaki kadınlardan dolayı,
mesela kayın validesinin davranışlarından dolayı acı çeken bir kadın
kendisi kayın valide olduğunda aynı eziyeti gelinine yapmamayı öğrenmeli. Yani
zincir bir yerde kırılmalı. Her erkek masum bir çocukken nasıl oluyor da
tecavüz eden bir canavara dönüşebiliyor , bunu kadınların oturup düşünmeli ve kendi hatalarını fark etmeli.
Yani demem o ki cuvaldızı kendimize batırmalıyız. Dünya anneler sayesinde değişir
ve bunun olumlu yönde değişmesi için hepimiz çabalamalıyız.

Bir insanın kişiliğinin 0-6 yaşta
oluştuğu bilimsel gerçeğini göze alırsak , biz annelere, kadınlara çok iş
düşüyor. Hadi kız kardeş olalım. Bizden güzel de olsa zenginde, her ne olursa
olsun kadın dayanışması olsun aramızda.
