değişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
değişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Konfor Alanı

YAZAR : Salı, Mayıs 05, 2020
öğrenmealanı Instagram posts (photos and videos) - Picuki.com

Konfor alanı son zamanlarda çok sık duyduğumuz bir kelime. Nedir bu konfor alanı? içinde kendimizi rahat hissettiğimiz, güvende hissettiğimiz aslında belki de bize zarar veren ama vazgeçemediğimiz alışkanlıklarımız diye tanımlayabiliriz. 
Bir hikaye anlatayım, konfor alanını çok iyi anlattığını düşündüğüm bir hikaye; 
Bir adamın aracı yolda arızalanır ve geç bir saat olduğu için yardım gelene kadar beklemek için  yakında ki köye gidip bir evin kapısını çalar. Aracının arızalandığını söyler ve o gece orada kalıp kalamayacağını sorar. Ev sahibi adam "tabi ki, buyurun" der. Güzel bir yemekten sonra otururlarken adam bir inleme sesi duyar, önce çok önemsemez ama ses sürekli olunca merak edip ev sahibine sorar. Bu inleme sesi nereden geliyor?" ev sahibi de "ağırda ki köpek inliyor"der. Adam "neden" diye sorar , ev sahibi "yattığı yerde bir çivi var , batıp onu rahatsız ediyor , o yüzden inliyor" deyince adam şaşırır ve "iyi de yerini değiştirsin o zaman, niye orada yatmaya devam ediyor ki?" der.  Ev sahibi "yerini değiştirecek kadar rahatsız etmiyor, inleyecek kadar rahatsız ediyor" der.
Bu hikayeyi ilk duyduğumda çok etkileyici ve düşündürücü geldi. Her gün bir şeylerden şikayet ederiz ama değiştirmek için bir şey yapmayız. Çaba göstermeyiz değiştirmek için , çünkü bizim konfor alanımızdır.
KURUMSAL KONFOR ALANI

Mesela işimizden memnun değilizdir, her gün şikayet ederiz, her gün bırakacağımızı söyleriz ama yapmayız. Ya da ilişkilerimizden şikayet ederiz ama yine aynı şeyleri yapmaya devam ederiz. Çünkü orası güvenlidir. Değiştirmek için sorumluluk almamız ve sonuçlarına katlanmamız gerekir. Sonuçlarının ne olacağını bilmeyiz ve bu bilinmezlik bizi korkutur. "Ne gerek var şimdi, otur oturduğun yerde" deriz kendimize ve ya değiştirmek isteyen insanlara. 
Konfor alanıyla ilgili okuduğum en çarpıcı cümlelerden biri; "Tanıdığım şeytan tanımadığım melekten iyidir" cümlesi. Yani bizi rahatsız etse de yapmaya devam ederiz. 
Herkes halinden memnunsa sorun ne o zaman derseniz, sorun "konfor bizi çürütür" yani değişim ve gelişim olmaz konfor alanımızda. Değişimin sürekli olduğu bir dünyada biz değişmezsek , değişime direnirsek gelişemeyiz, yeni şeyler üretemeyiz. Güvenli alan bu açıdan aslında o kadar da güvenli değildir. 
Konfor Alanı Nedir ve Konfor Alanı Dışına Nasıl Çıkılır? » Bilgiustam
Sizin konfor alanınız ne? Şikayet ediyor musunuz? Gerçekten değişmek , gelişmek istiyor musunuz?

Cuma Seçmeler

YAZAR : Cuma, Nisan 15, 2016
*Daha dün konuşuyorduk. Benim ruhum 20 falan yaşlarında dedim arkadaşlara:))) Baktım listeye 17'ymiş. Arabada yüksek sesle müzik dinlemeyi çok severim , kızımda öyle ama oğlum "insanlar bize bakıyor kısın şu müziğin sesini" der. Listeye göre  ben(17), kızım(12) oğlum (60) yaşında:))) (Oğlum gerçekte 13 yaşında)Yani kuşak çatışması yaşamamız normal:))) 


*Buna bayıldım işte. İlişkilerimizde hep bunu düşünüp davranabilsek hiç bu kavgalar, kırgınlıklar çatışmalar yaşanmazdı. Okyanusta bir damla olup biz yapalım mı bir süre? Dost olalım gerçekten, dost kalmadı bu devirde klişesi yapmayalım. Yok diye dertlendiğin şeyi sen ol bak aslında varmış göreceksin.
*Yani insan 7'sinde neyse 70'inde de odur lafının açıklaması. Bu huylarına rağmen bu insanla yaşayabilir miyim diye düşünü yola çıkmak lazım. 

*Size bir şey söyleyeyim mi düşüncelerimizin oluşturduğu enerjilerin konuşmamızdan daha çok birbirimizi etkilediğini düşünüyorum uzun zamandır. Yani karşınızdakine kelime olarak tek bir şey söylememenize rağmen birbiriniz hakkında fikriniz vardır. Yani biz konuşmadan ruhlarımız konuşur. Biz iletişim kurmadan çoktan iletişim kurmuşuzdur aslında. Yani aslında hepimiz biliriz birbirimizin içini. Kandırılmak için bile bizim iznimiz gereklidir.
*Unutma Kimse sana karşı değil, herkes kendinden yana:))))
*Huyum kurusun uzun süre ciddi olamıyorum. İşte bu yaaaa. O zaman dans, o zaman renk:)))))
* Eşime gösterdim bu sabah bu karikatürü. Payet ne demek, lame ne demek, stiletto ne demek anlamadım diye sordu. Oğlumda "ne diyor anne yaaa" dedi. Yani gerçektende erkekler bizim dilimize yabancı.

Blogger tarafından desteklenmektedir.