Babasız Kadınların Aşkları- Reha Muhtar

Babasız kadınların aşkları


"Biliyorum ki, babasız kadınların aşkları hayatın en dramatik, en trajik, en acımasız tablolarından biridir...

Aslında babasız kadın olmak zaten yeterince dramatik ve acımasızdır...

Ama babasız kadınların aşkları, dramatikliğin ötesinde trajiktir...

***


Küçük bir kızken, ölüm ya da başka nedenlerle kendisinden kopartılan baba, babasız kadının hayatı boyunca arayacağı en temel özlemi belirler...

Babasız kadın mutlaka ama mutlaka, içten içe, hep çok güçlü hep ona kol kanat gerecek erkeği arayacaktır...

Her kadının aradığından daha fazla arayacaktır...

Yakışıklılıktan, hoşluktan, çıtırlıktan hatta hoşgörüden fazla gücü arayacaktır...

O güce sahip erkeğin, onu, koruduğunu hissetmesi, babasız kadını güvende hissettirecektir...

***


Babasız kadınların erkekleri çoğu zaman serttir...

Babasız kadınların erkekleri, çoğu zaman pek yakışıklı ve çıtır değildir...

Babasız kadınların erkekleri, fazlaca hoşgörülü, kadına karşı töleranslı zevattan da değildir...

Babasız kadınların erkekleri hatta biraz kaba ve biraz serttir...

***


Olay başlangıçta basit görünür...

Baba özlemi duyan kız çocuğu ve ona bunu sağlayan güçlü kuvvetli bir erkek...

Oysa esas karışıklık bundan sonra yaşanır... Babasız kadın, aşkta mutsuzluğu yaşarken, bir sorunun cevabını bir türlü bulamaz...

Hayatına giren erkekler onu anlamamaktadırlar?” 

***


Onu bir erkek kolay anlayamaz, çünkü o kolay anlaşılabilecek kadar kolay değildir...

Güçlü ve kuvvetli bir erkek ister, ama ona şımarmak da ister...

O şımarıklığının, ya da tezatlarının da erkek tarafından anlaşılmasını arzu eder...

Erkeğin, babadan kalan öksüz ruhunu sonsuz derecede doyurmasını talep eder...

Onu delirtmekten, o güçlü ve kuvvetli adamın kimyasını bozmaktan da sonsuz gurur duyar...

***


Babasız kadının erkeği hem güçlü, hem kuvvetli olacaktır...

Babasız kadının erkeği, kadını, herkesten fazla koruyacak ve kollayacaktır...

Babasız kadının erkeği, onun öksüz kalan ruhunu doyurmak için, onu şımartacaktır... Babasız kadının erkeği onu her halükarda bırakmayacaktır...

***


Babasız kadın bunları ister...

Ama isterken, babaya karşı duyduğu güvensizlikler, onu zikzaklara da sürükler...

Karşısındaki erkekte bunları görmediği anda, müthiş hayal kırıklığı ve savrulmalar yaşar... Erkeğe duyduğu öfke, böyle durumlarda çocukken babaya duymuş olduğu öfkeyle birleşir ve katlanır...

Acıtmak eylemi, her ikisini de kapsayacak biçimde yapılır...

Sorumlu davranmaya çalışan erkeği, can damarından acıtacak bir eylem mutlaka yapılır...

Bu yapıldığında, erkek kroki olur...

Birkaç krokiden sonra, sorumluluktan kaçmaya koyulur...

Sorumluluğu haketmediğine inanır...

Erkek, babasız kadının sorumluluğundan kaçtıkça, babasız kadın daha da acıtıcı olur...

Yalvarmaz...

Daha fazla acıtır...

Bu acıtma bilinçsizdir...

Geçmiş öfkelerin birikimidir...

***


Babasız kadın gerçekte onu koruyan güçle erkekten kopamaz...

Derin özlemlerine cevap veren adamın yerine, o sırada bir şey koyamaz...

Ama koyamaması acıtmasını engellemez...

Acıttıkça bilinç dışı rahatlar...

Erkek o acıtmalar karşısında kadından kaçtıkça öfke daha da artar...

Bazen öyle bir an gelir ki, taciz kaçınılmazdır...

Kadın o anda erkeği taciz ederek, dikkat çekecektir...

Çekmek zorundadır...

Çekmezse erkeği kaybolacak, o ise erkeği kaybetmeyi göze alamayacaktır...

***


Babasız kadınlar, 20’li yaşlarda akılları bir karış havada acayip maceralarda olmazlar...

Psikopatça bağlanılan sevgililer, çok genç yaşta yapılan evlilikler, sonra boşanmalarla 20’leri geçirirler...

Gereksinim duydukları esas şey, bir erkeğin onların olduğuna inandıkları gücüdür... Onun koruyuculuğu esastır...

Onu bulduğunu düşündüğü an, fazla beklemez evlenir... Günlük heyecanlar yaşayacak, mood’da değildir...

Bir süre sonra, özlemlerinin karşılanamadığını görür...

Müthiş acılı bir süreçle kocadan ya da sevgiliden ayrılır...

***


Kendi psikopatından uzaklaşmaya çalışır... Oysa bilmez ki o psikopat kendi koordinatıdır... Acılı, dramatik, trajedik, hatta travmatik...

Babasız kadınların aşkları müthiş olur...

Aşk gibi aşktır onlar...

Kırıntı gibi değil, dağ gibidir onlar...

Ama bir yanardağ gibi...

Güzel, çekici ama patladığında hayatı mahvedecek gibi...

Patlamazsa o eşsiz doğada, tehlike içinde ama mutlu yaşarsınız...

Patlarsa, yapacak bir şey yoktur... 

Ölür gidersiniz!..

1 yorum:

  1. bence cok dogru sözler var maalesef,keske böyle olmasa ama sonucta hersey psikoloji iste :(

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.