8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun

YAZAR : Perşembe, Mart 08, 2018

mehmet aslantuğ hülya avşar sözleri ile ilgili görsel sonucu

"Kadın evinde üretimden çekilip bütün istikbalini bir adamın vicdanına, aşkına, samimiyetine, günün sonunda bir gün aklının karışmasına, yanılgılarına bırakmamalı”

Bu kadınlar gününe Mehmet Aslantuğ'un bu sözleri damga vurdu. Sosyal medyada bloglarda çok paylaşıldı, üzerine konuşuldu. E benim bloğumun ismi de "biz kimiz kadınız" olduğuna göre bende 2 satır konuşmalıyım dedim:)

Kesinlikle sözlerini çok beğendiğimi söylemeliyim. Sanatçı kişiliğini , duruşunu zaten beğendiğim bir insandır Mehmet Aslantuğ. Söylediği sözlerde çok doğru , hiç bir insan bence hayatını başka bir insanın insiyatifine bırakmamalı ve bence kadınlar daha fazla hassas olmalı bu konuda. 

kadınlar günü ile ilgili görsel sonucu

Eskiden tanıdığım benden yaşça büyük bir erkek arkadaş derdi ki; "ey kızlar aptal olma lüksünüz yok, gözünüzü açın" bende şu aralar diyorum ki "ey kadınlar güçsüz olma lüksünüz yok, ayağa kalkın silkelenin, gücünüzün farkına varın" . 
Üreten insan mutludur. Üretin ki dünya daha güzel bir yer olsun sayemizde. Üretime katılın ki maddi özgürlüğünüz olsun.  Dokunun güzelleştirin. Biz güzelleştirmeyi çok iyi biliriz. 
 
Kadınlar günü dolayısıyla paylaşılan okuduğum bir araştırma sonuçları beni çok mutsuz etti. Eşinden şiddet gören kadınlarla ilgili yapılan bir araştırmada bu kadınların %70-80'i bu şiddetin kendi iyiliği için olduğunu düşünüyor ve şiddet gösteren kişiye  hak veriyormuş. Bu araştırmayı yapan bayanlardan birisi böyle bir şey olamayacağını, şiddetin hiç bir  türlüsünün haklı bir gerekçesi olamayacağını anlatmaya çalıştıysa da asla fikirleri değişmemiş. İşte bu çok acı bir durum. 
Kimsenin size maddi manevi şiddet uygulamasına izin vermemeliyiz, yaşamak için illaki bir erkeğe muhtaç değiliz. 
Bizi hak eden ,kadına  değer veren adamların artması dileğimle......








Ne Istediğinize Dikkat Edin

YAZAR : Pazartesi, Mart 05, 2018
olumlu düşünce ile ilgili görsel sonucu
Kimin olduğu belli olmayan bir yazı buldum. Sizinle de paylaşmak istedim. Güzel anlatıyor:)

"Kullandığınız her sözcükle bir anlaşma imzalarsınız.
Hem kendinizle
hem karşınızdaki ile..
Hemde tüm evrenle!
*Bir insan gelecekte ne yaşayacağını merak ediyorsa;*
*bugün ne konuştuğuna baksın.*
Olasıdır ki bugün en çok konuştuğunuz şey yarının deneyimi olacak.
Peygamber efendimizin bir hadisi vardır der ki *"Bela insanın diline bağlıdır!"*
Bir rivayete göre
Peygamber Efendimiz hasta olan birisini ziyarete gittiğinde hangi duaları ettiğini sormuş,
o da; *"Allahtan sabır"* dilediğini söylemiştir.
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz.
*"Musibetimde bana sabır ver"* yerine
*"Rabbenâ âtina fiddünyâ haseneten... "*
*(Ya Rabbi bana dünyada da Ahirette de iyilik ver)*
*duasını neden okumuyorsun?"* demiş..
Ayrıca Peygamber yanından geçerken,
*"Ey Rabbim Sen'den sabır istiyorum"* diye dua eden bir kişiye,
*"Sen Allahtan bela istemiş oldun.*
*Bunun yerine O'ndan sağlık ve afiyet dile."* buyurmuş.
Olmasını *istemediğiniz* şeyleri dualarınızda dileklerinizde de anmayın.
*İstemediğiniz şeyleri sıralamayın.*
*Sadece OLMASINI İSTEDİĞİNİZ şeyleri söyleyin.*
"Ben hasta olmak istemiyorum "yerine,
*"Çok şükür ben sağlıklıyım."*
"Yaşlanmak istemiyorum" yerine
*"Ben her daim genç kalıyorum.."*
Yaşlanmak istemiyorum diyen insanların oradaki odağı yaşlanmaktır mesela..
*Ve sonucunda yaşlanmak kaçınılmazdır.*
*Öyle ki beyin negatifi algılamaz*
*söylenen her sözü gerçek kabul eder.*
Mesela siz *"Unutma"* dediğinizde "-ma"yı atar, onu *"unut"* olarak alır.
Onun yerine *"Aklında tut"* demek daha doğrudur.
Birisine *"Panik yapma"* dediğinizde daha fazla panik olacaktır.
Bunun yerine *"sakin ol"* demek daha uygundur.
Bu yüzden ne yapmak *istemediğimizi değil,*
*ne istiyorsak onu söylemeliyiz!*
Birisi size eğer sizi gördüğünde
*"hasta gibi görünüyorsun"* dediğinde,
eğer siz buna inanır
ve onaylarsanız
bu anlaşmayı imzalamış olursunuz
ve çok fazla sürmeden hasta olacağınıza dair sizi temin ederim!
Hastalık demişken bazı insanlar var hastalıklarına sıkı sıkı sahip çıkan...
*"Benim şekerim var!"*
*"Benim tansiyonum var!"*
*BENİM..!!!*
"Benim" diyerek siz bu kadar sahip çıkarsanız
o hastalık da sizi hayatta bırakmaz!
*Çünkü"Ben" diye başlayan her cümleyi bilinçaltı sahiplenir ve emir kabul eder.*
Bazen de kişi burada kurbanı oynamayı seçer.
Hatta bazen bundan hoşlanır bile..
Çünkü o hastadır
ve çevresinden daha önce görmediği ilgiyi görüyordur.
*Farkındalığı olan kişi ise o noktada bedeninin kendine verdiği mesaja bakar.*
Ve şu soruyu sorar *"Bilmem gereken şey ne?*
*Hayatımda neyi değiştirmem gerekiyor?"*
"Neden ben?" değil..
*"Nerede hata yaptım*
*ve bu hastalıkla bedenim beni uyarıyor?"* demeliyiz.
Büyüklerin çok söylediği bir söz vardır.
*"Bir şeyi kırk kere söylersen olur."*
Hiç düşündünüz mü neden acaba?
*Çünkü dil neyi çok söylerse;*
*bilinçaltı onu gerçek kabul eder,*
*beyin onu gerçekleştirmek için harekete geçer.*
olumlu düşünce ile ilgili görsel sonucu
*OLUMLU KONUŞMAK ve DÜŞÜNMEK işte bu yüzden çok önemlidir.*
Dr. şöyle der:
*"Olumlu kelimelere odaklanarak ve bunları yansıtarak genel sağlığınızı iyileştirebilir ve beynimizin işlevselliğini artırabiliriz.*
Enerjinizi hangi kelimeler üzerine odaklıyorsunuz? *Eğer hayatınızın istediğiniz kadar güzel olmadığını fark ettiyseniz,*
*olumsuz kelimeleri ne sıklıkta kullandığınızı not etmek için bir defter tutun.*
Gerçekten daha iyi bir hayatın ne kadar kolay ulaşılabileceğini gördüğünüzde şaşıracaksınız.
*Kelimelerinizi değiştirin, hayatınız değişsin..*
Sözlerinizle birlikte davranışlarınızda değiştiğinde siz değişmeye başlarsınız.
*Siz değiştikçe yaşamınızda değişir.*
*Bir bakarsınız ki yaşamınız söyledikleriniz, düşündükleriniz, davranışlarınız olmuş..*
Bu yüzden *olmasını* istediğiniz şey neyse ona odaklanın *olmamasını* istediğinize değil..!
Şimdi şu iki cümleye bakın. Ve iki cümlenin de ayrı ayrı size ne hissettirdiğini düşünün..
- Bugün hava çok güzel ama yarın yağmur yağacak.
- Yarın yağmur yağacak olsa bile bugün hava çok güzel!
Sadece iki kelime AMA ve OLSA BİLE kelimeleri cümledeki ifadeyi ne kadar değiştiriyor değil mi? İlkinde olumsuz bir duygu durumu ikincide ise her şeye rağmen mutlu olma durumu.
*“İslam’ın Güler Yüzü”*
isimli kitabında Profesör Hanımın çok ilginç bir tespiti var.
*“Bir kimse,”* diyor,
*“Çayını içerken, kaşığını bardağın içinde dolaştırırken çıkan ses, uzaydaki bütün zerrelerden duyulur.”*
Aman Yâ Rabbi...
Bu sözü okurken tüylerim ürperdi, kendimden geçtim.
Her şey ne kadar birbiriyle ilgili.
Bazı kimseler der ki, evimde kapım kilitli, perdelerim örtülüyken ben yapayalnızım. Kimseler yok.
İstediğimi yapabilirim.
Kimin ne haberi olacak.
Bugünkü modern bilime ne kadar aykırı bir düşünce.
Mesele hiç de o kimsenin sandığı gibi değil.
*Hepimiz, her an,*
*aklın alamayacağı bir gözetim, denetim içindeyiz.*
*Biz sâde düşüncelerimizden değil,*
*duygularımızdan da, bütün evrene karşı sorumluyuz.*
*İçimizdeki kinden, nefretten, intikam duygusundan yükselen eksi elektrik, dünyadaki bütün zerreleri ürpertiyor,*
*haberimiz var mı?*
*Veya içimizden yükselen ve içine yeryüzündeki*
*bütün insanları,*
*bütün hayvanları,*
*bütün nebadâtı,*
*bütün eşyayı içine alan*
*bir hayır dua,*
*bir güzel dilek,*
*dalga dalga bütün zerrelere,*
*iyinin, güzelin,*
*temiz, asil ve yüce olanın ışınlarını yayıyor.*
*Ne olur kalbimizi, kafamızı*
*hep sevgiyle, saygı ile,*
*edep ile, incelikle,*
*güzel duygularla doldursak."*
olumlu düşünce karikatür ile ilgili görsel sonucu

*Hz. ŞEMS der ki …*
*«Eğer hala KIZIYORSAN,*
kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.
*Eğer hala KIRILIYORSAN,*
gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir.
*Eğer hala KINIYORSAN,*
af makamına ulaşmamışsın (öfke ve kin seni cayır cayır yakıyor) demektir.
*Eğer hala Allah için sevmiyor ve sevginde ayırım yapıyorsan,*
hala vesveseye kapılıyor, içindeki sevginin yoğunlaşmasına engel oluyorsun demektir.
*Eğer hala ”BEN” demekten vazgeçmiyorsan,*
*dizginlerin hala nefsinin elinde*
*ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.*
*Eğer hala musibetlere yana yana üzülüyorsan, gerçeği bilmiyorsun demektir.*
Eğer hala şikayet ediyorsan, HAKİKATİ göremiyorsun demektir.
Hakikat der ki,
*"Ne sen varsın, nede ben var olan yalnızca HAKTIR."

*ALINTIDIR*

İnci Kefalleri Asla Geri Dönmez! - Mustafa Sarı

YAZAR : Pazar, Mart 04, 2018


Bu sabah yürüyüş yaparken tedx konuşması izlemek için youtube a bakarken "En İyi Tedx Konuşmaları" adında bir video gördüm. En iyi dediği için merak ettim tabiki. İyiki de etmişim. Gerçekten de izlediğim en iyi konuşmalardan biriydi. 20 dakikalık konuşmanın sonunda hem ağlıyor hem de gülüyordum. Tek kelimeyle bayıldım. 
Videoyu ilk başlattığımda açıkçası vazgeçmek üzereydim. Yani ilk başlarda sıkılacaktım az kalsın ama iyiki sabretmişim. Dediğim gibi dinlediğim en güzel ted konuşmasıydı.
Konuşmayı yapan Mustafa Sarı Hoca Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi. Su Ürünleri Fakültesinde doktorasını İnci Kefali balığı üzerine yaparken aslında kaçak avcılık sebebiyle bu balığın neslinin tükenmek üzere olduğunu görmüş. Bu konuda mücadele etmeye , inci kefalini korumaya almak için mücadele etmeye karar vermiş ama epey sıkıntılar, zorluklar yaşamış ama o inci kefali balığı gibi asla vazgeçmemiş. 
Onu dinlerken bu kadar kötü şeylerin olduğu, kötü insanların olduğu bir dünyada umut ışığı insanlarda olduğu için şükrettim. Dünya böyle güzel insanlar sayesinde dönmeye devam ediyor sanki. Mustafa Hoca öyle güzel anlattı ki hikayesini görsem ellerine sarılıp öpmek, "iyiki varsın güzel yürekli insan" demek istedim. 
Yaptığı mücadeleyi öyle güzel anlatıyor ki hocam, yaşadığı olumsuzlukları bile gülerek dinliyorsunuz. Mesela kaçak avcılık yapan balıkçıları nasıl ikna edeceklerini düşünürken eşlerini ikna etmenin mantıklı olduğunu fark etmişler ve kadınlar onlara öyle güzel destek olmuş ki sonunda başarılı olmuşlar. Bir şeyi değiştirmek istiyorsanız kadınlardan başlamanız gerek.
Şiddetle tavsiye olunur. Gönlünüzün bam teline basacak ve mücadeleyi bırakmak istediğinizde aklınıza gelip size devam etme motivasyonu sağlayacak, eminim. 

Pamuk Prensesin Uyanmak İçin Neye İhtiyacı Var?

YAZAR : Salı, Şubat 27, 2018
pamuk prensesin uyanmak için prense değil ile ilgili görsel sonucu

Kitaplar, masallar, filmler, toplum hep kadına "bir kurtarıcı bul" der. Tek başına kadın güçsüzdür ancak bir erkekle var olabilir. Pamuk Prensesi bir Prens gelir öperek hayatını kurtarır. Kül Kedisi'ni yine bir Prens kurtarır üvey anne ve kızlarının zulmünden. Filmlerde de aynı şeyler var hep. Kadına verilen mesaj "kadın tek başına güçlü değildir, olmamalıdır da zaten, anne olana kadar tehlike arz eden bir varlıktır, bir kocası olmalıdır, ancak anne olduktan sonra kutsaldır". 

kadına masalda bile rahat yok ile ilgili görsel sonucu

Yukarıdaki gazete haberini instagram da paylaştıktan sonra bir arkadaşım yorum yazmış. "Sırf bu yüzden kızıma klasik masallar yerine kendi çocukluğumu anlattım. Ara sıra klasik masal anlattığımda "bunlar gerçek hayatta olmayan şeyler" diye açıklama yaptım" demiş yorumunda. Ben yıllar sonra fark ettim mesela bu  mesajı verdiklerini. Farkında olmak en büyük adımdır değişimde.
Anneler fark ederse fark yaratır. Kadın öğrenirse çocuğuna öğretir ve cehaleti sadece kadını eğitmekle yenebiliriz.
Sonuç olarak bir prense ihtiyacın yok Ey Türk Kadını... Eğitime, motivasyona ve uyanık olmaya ihtiyacın var.

Hakettiğiniz Maaşı Size Hiç Kimse Vermeyecek- TEDX | Casey Brown

YAZAR : Salı, Şubat 20, 2018


Casey Brown'ın TEDX konuşmasını paylaşıyorum sizlerle. Ben beğendim ve durup düşündüm. Durup düşünmeme vesile olan konuşmaları, filmleri kitapları çok seviyorum. Casey Brown diyor ki ; "Hakettiğiniz maaşı size hiç kimse vermeyecek, bunu siz talep edeceksiniz. Eğer işinizden daha fazla maaş almak istiyorsanız öncelikle kendinize sormanız gereken sorular var. "Ben ne gibi bir değer yaratıyorum?" Yani kendi değerinizi tanımlayıp talep edeceksiniz" Ve kadınların erkeklerden daha az maaş almasıyla ilgili olarak ta diyor ki "Amerika da aynı işe erkekler 1 dolar alırken kadınlar 80 cent alıyor. Arada ki 20 centlik kaybı da kadınlar kabullenmiş maalesef". 
İzlemenizi tavsiye ederim. Ted X konuşmaları insanlara yeni vizyonlar kazandırıyor. 
Blogger tarafından desteklenmektedir.