renkli severim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
renkli severim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ben Delilikleri Severim

YAZAR : Perşembe, Kasım 12, 2015


Sürekli söylediğim bir şey vardır "ben deli insanları severim, normaller çok sıkıcı". Deli derken, farklı düşünen ve diğer insanların söylediklerini umursamadan davranabilen ,cesur insanları demek istiyorum. Yoksa kimseye öyle deli demem, diyemem. 
Ya da isterseniz "çılgın" diyelim. En son bir blog keşfettim. http://miraserist.blogspot.com.tr/2015/09/uyursan-olursun.htm . Gülmekten öldüm. Siz de keşfetmelisiniz bence. Ya da olaylara komik açıdan bakmayı sevenler keşfetmeli.

Benim de bu deli sevme özelliğim babamın genlerinden geçmiş olmalı, zira annem çok ciddi bir kadındır. Ciddi, naif, alıngan. Şaka bile zor yapılır  "acaba alınır, üzülür mü" diye düşünmekten. Ama rahmetli babacığım komik adamdı. Tanıdığım en zeki insanlardandı kendisi. Belki de fazla zeka olaylara mizahi yaklaşmasına sebep oluyordu(zeki insanlar için bu dünya saçmalıklarla dolu olduğundan olabilir). Babamı her andığımızda onun söylediği komik bir şeyi hatırlayıp, birbirimize söyleyip gülüyoruz halen. Mekanın cennet olsun babacığım.
Babamın en yakın arkadaşlarından bir tanesi askerde psikolojisi bozulduğu için raporla terhis edilmiş bir gençti. Biz çocukken ondan çok korkardık. "Bildiğin raporlu deli" derdik. Çünkü bu genç çocuk durup dururken yere yatıp başını ellerinin arasına alarak "taaruz var yatın, yatın" diye bağırırdı. Bu da bizi çok korkuturdu ama babam onunla konuşmayı , arkadaşlık etmeyi çok severdi.

Bir gün tarlaya gitmiştik. Tarlanın etrafında neredeyse hiç ev olmadığı için tenha bir yerdi. Yanımıza 17-18 yaş civarında bir kız geldi. Öylece dimdik bize bakmaya başladı. Biz biraz korktuk. Ama babam "senin adın ne?" diye sordu kıza. Cevap yok. "Buralarda mı oturuyorsunuz?" Cevap yok. Öyle bön bön , boş boş , gözlerini bile kırpmadan babama bakıyor. Sonra babam "dur senin ismin tahmin edeyim" dedi. Yine cevap yok. "Ayşe mi?" dedi. Aynı bakış. "O zaman Fatma" dedi. Yine aynı bakış ve cevap yok. Babam bir sürü kız ismi saydı ama kızda aynı tepkisiz ifade öylece bakmaya devam etti. En son babam "Ali mi?" deyince yarım saattir tepkisiz duran kız "aaaaaa Ali olamı hiç?" diye bağırarak iytiraz etti. Biz orada koptuk. Öyle güldük ki kız sinirlendi sanırım(aslında suratında  yine aynı ifade vardı) bizim yanımızdan uzaklaştı. Yıllar sonra bile hatırladığımda güldüğüm bir anımdır bu. Yani kız bize sanki "biraz deli olabilirim ama Ali isminin erkek ismi olduğunu biliyorum ve bana erkek demenize izin veremem" dedi.
 
Geçenlerde bir arkadaşın nikahına gitmiştik eşimle. Nikahın başlamasını beklerken, bahçede bizim geldiğimiz nikahtan sonraki olduğunu tahmin ettiğim nikahın gelinini gördüm. Kıpkırmızı kısacık saçları vardı. Ama kızıl değil bildiğin kırmızı. Ve o saçlarını jöleyle dikleştirmiş, mini bir gelinlik giymişti. Yani standartlara aykırı bir gelindi. Eşime "ya ben bu gelinin nikahına katılmak istiyorum" diye yalvardım ama beni kolumdan tutup götürdü kendisi. Hatta "aşkım ben onunla tanışmak, arkadaş olmak istiyorum. Bayılıyorum böyle cesur insanlara" dedim ama dinletemedim. Çünkü benim eş kişisi de çok ciddi bir insandır.
Velhasıl az biraz çılgınlık güzeldir arkadaşlar. O kadar normal olmaya çalışıp sıkıcı olmaya ne gerek var. Hem sahi normal ne?


Blogger tarafından desteklenmektedir.