camdaki kız
gülseren buğdayıcıoğlu
gülseren buğdayıcıoğlu kitapları
kişisel gelişim kitapları
kitap tavsiyesi
psikoloji kitapları
Camdaki Kız Kitabı
YAZAR : kadriye
Salı, Temmuz 16, 2019
Aslında bu kitabı okuyalı biraz oldu, bir kaç ay önce okumuştum ama hakkında yazmadığımı fark ettim, bugün https://kaplandiary.blogspot.com/2019/07/camdaki-kiz-gulseren-budayicioglu.html blogunda okuduğumda. Yazısını okumak isterseniz linke tıklayabilirsiniz.
Yazarı Gülseren Buğdayıcıoğlu bir psikiyatrist ve Ankara'da büyük bir psikiyatri kliniği var. Kitaplarında hastalarıyla görüşmelerini anlatıyor ve bu esnada okuyucu da kendisinden bir şeyler buluyor ve kendiyle yüzleşiyor. En "olmaz artık bu kadarda" dediğiniz tiple bile aslında bir çok ortak yanınız olduğunu fark ediyorsunuz.
Yazar hayatımızda yaşadığımız her şeyin çocukluğumuzla ilgili olduğunu, çocukluğumuzda yaşadıklarımızla oluşturduğumuz bir kader motifimiz olduğunu ve yetişkin olduğumuzda da bu motifi tekrarladığımızı savunuyor. Psikoloji bilimi de bunu diyor zaten. Kader motifimiz kötü de olsa onu tekrarlama meylimizi anlatıyor kişilerin hayatlarından örneklerle. Hepimizin bir kader motifi olduğunu söylüyor ve okuyan kişi de kendi motifi üzerine odaklanıyor, yani ben öyle yaptım en azından:)))
Anlatım dili çok basit, herkesin kolayca anlayacağı şekilde anlatıyor hastalarıyla yaptığı görüşmelerini. Görüşmeler esnasında düşündüklerini de paylaşıyor satır aralarında, hatta onlara söyleyemediklerini bize söylüyor. Değerlendirmeleri ve özel hayatı ve kliniğinde yaşadığı şeyleri de paylaşıyor.
Kitapla ilgili en çok eleştirdiğim şey; çok fazla tekrar olması. Hatta sıkılıp aynı şeyleri okumaktan atladığım sayfalar oldu. Hatta itiraf ediyorum epey oldu:) Kral Kaybederse kitabını daha çok sevmiştim.
Sanki çok tutulan kitapların yazarları yeni kitap yazdıklarında o kitap gibi olmuyor. Aceleye mi geliyor, biraz zorlama mı oluyor , ne oluyor bilmiyorum ama o tadı vermiyor. Popülerlik, kapitalizm hep bunlar:)))
Kendi reklamını çok yaptığı yönünde eleştiriler var ama ben yapabilir diye düşündüğüm için olsa gerek rahatsız olmadım.
Biraz alakasız gibi olacak ama mesela ünlü Mona Lisa tablosu uzun yıllar pek kimsenin bilmediği, ziyaret etmediği bir müze köşesinde sergilenmiş. Bir gün tablo çalınmış ve bir süre sonra bulunmuş. Bu olaydan sonra aşırı popüler olmuş. O zaman fark edilmiş. İlginç değil mi? Bu konuyla şöyle bir alaka kurdum ben. Bir şeyin değerini belirleyen insanlar aslında çokta bilimsel verilere, geçerli sebeplere dayandırmıyorlar . Çok göreceli ve değişken bir şey bu değer meselesi. O yüzden reklam yapanlara hak veriyorum diyebilirim:),
Sonuç olarak kitabı tavsiye ederim kesinlikle, çünkü psikolojiden hiç anlamasınız bile kendinizi tanımanıza, davranışlarınızın sebeplerini anlamanıza vesile olacak bir kitap. İnsana bir şeyler katan kitaplar, eserler hep olsun.
