Kırklı Yaşlardan Sonra ki Farkındalıklarım

YAZAR : Çarşamba, Ocak 14, 2015
KIRKLI YAŞLARDAN SONRAKİ FARKINDALIKLARIM *
Bazı şeyler için artık sabrım yok;
ukala biri haline geldiğim için değil,
aksine hayatımda artık beni mutsuz eden
ya da üzen şeyler ile
vaktimi daha fazla kaybetmek istemediğim
bir noktaya ulaştığım için…

Laf sokmalara, haddinden fazla eleştirilere
ve hangi türden olursa olsun
talep ve beklentilere artık sabrım yok.

Benden hoşlanmayan insanları memnun etmeye, beni sevmeyen insanları sevmeye
ve bana gülümsemeyen insanlara gülümsemeye yönelik arzumu kaybettim.

Artık yalan söyleyen
ve beni yönetmek isteyen insanlara
bir tek dakika bile harcamak istemiyorum.

Oyunların, ikiyüzlülüğün, sahtekarlıkların
ve ucuz övgülerin olduğu ortamlarda
bulunmak istemiyorum.

Çok bilmişliğe ve akademik ukalalığa tahammülüm yok.
Aynı şekilde boş dedikodulara da
bulaşmak istemiyorum.

Uyuşmazlıklardan ve karşılaştırmalardan
nefret ediyorum.

Farklılıklardan, hatta zıtlıklardan oluşan
bir dünyaya inanıyorum,
bu nedenle katı ve toleransı olmayan insanlardan kaçınıyorum.

Arkadaşlıkta sadakatsizlikten
ve ihanetten hoşlanmıyorum.

Birisine nasıl iltifat edileceğini
ya da cesaretlendirmek için ne diyeceğini bilmeyen insanlarla bir arada olamıyorum.
Abartılar beni sıkıyor.

Ve her şeyin de üzerinde,
sabrımı hak etmeyen hiç kimseye sabrım yok”.

MERYL STREEP
Yukardakiler Meryl Streep'in farkettikleri. Ben de 41 yaşında olan biri olarak  kendi farkındalıklarımı anlatayım.
* İnsanları daha çok tanımaya başladım. Söyledikleri şeylerin alt yazılarını görmeye başladım örneğin. Aslında ne demek istediklerini anlamaya başladım.
* Aslında hepimizin bencil olduğunu fark ettim. Önceden "şöyle yaparsam kim ne der" diye düşünürdüm. Şimdi ise benim ne yaptığımın önemli olmadığını, sadece karşımdaki insanın menfaatine uyarsa farkettiğini, ya da kendisine bir zarar gelme ihtimali varsa ilgilendiğini fark ettim. Dünya ve diğer insanlar genel olarak hiç birimizin umrunda değil. Sadece kendimizle ilgili şeyler umrumuzda.
* Ailemden ve sevdiklerimden daha önemli hiç bir şey olmadığını fark ettim. Gerçek sevginin değerini bilmek gerektiğini öğrendim.
* Hepimizin fark edilmeye ve önemli hissetmeye ne kadar aç olduğunu fark ettim. Son zamanlarda sosyal medyada sürekli nerde olduğunu, ne yaptığını paylaşan insanların aslında "beni fark edin" mesajı verdiklerini fark ettim.
*Ruhun yaşlanmadığını fark ettim mesela. Vücut yaşlanıyor ama ruh takılıyor biraz:))))
* Bir gün hepimizin öleceğini anladım. Her zaman bunu bildiğimizi söylesek te aslında çok sevdiğin birini kaybetmeden bunu gerçekten anlamadan söylediğimizi fark ettim(Keşke etmeseydim).K.K.
Devam edecek tabi ki bu kadarcık şey fark etmiş olamam öyle değilmi?

İdeal Kadın-İdeal Erkek

YAZAR : Pazartesi, Ocak 12, 2015
Kadın ve Erkek Bakış Açısına Göre İdeal Seksi Vücut Nasıl Olmalı?
İngiltere'de bir iç giyim firması olan Bluebella firması 1000 kadın ve erkek üzerinde "ideal kadın nasıl olmalı?" diye bir anket yapmışlar. İşte sonuçlar bunlar. Kadınlar daha zayıf olan kadınları tercih etmişler, erkekler daha dolgun hatlara sahip kadınları seçmişler. Sonuç: Zayıflamanıza gerek yok:))))

Kadın ve Erkek Bakış Açısına Göre İdeal Seksi Vücut Nasıl Olmalı?
Erkek ideal vücudunda iki cins içinde benzer gibi sanki. Kadınlarda daha çok fark var. Mesela her iki cinste Brad Pitt ve David Beckham beğenilmiş. 
Demek ki neymiş vücudumuza çok kafayı takmayıp ruhumuzu güzelleştirecekmişiz. Sonuç bu çıkmıyor ben öyle anladım, anlamak istedim:)))



Hayat Güzeldir

YAZAR : Cuma, Ocak 09, 2015
Selamlar
Bu gün size epey eski ama çoooook güzel bir filmden bahsetmek istiyorum. İnsanın ruhuna dokunabilen başarılı bir film. 

     Yıllar önce üniversitede okurken arkadaşlarla sinemaya gitmeye karar verdik. Üç kişiydik sanırım ve diğer ikisi istediği için girmiştim bu filme. "Amaaan İtalyan filmiymiş" diye burun büktüğümü hatırlıyorum. Ama kızlarla dedik ki "güzel değilse yarısında çıkarız" diye de konuştuğumuz ama bayılarak izlediğimiz bir filmdi.
Hatta filmi izledikten sonra 1 hafta kadar gülümseyerek dolaştığımı ve "ayyy çok güzeldi" dediğimi hatırlıyorum.

    Kendinizi mutsuz hissettiğinizde, depresyona girmeye niyetlendiğinizde falan bu filmi izleyin derim Kesin depresyondan falan çıkarsınız hatta kendinize "ben ne nankör bir insanım, insanların yaşadıklarına bak benim şikayet ettiğim şeylere bak" bile diyebilirsiniz ki ben dediğimden biliyorum.

    Aslında film yine Yahudi Soykırımı, Nazi Kampları gibi çok işlenmiş bir konudan bahsediyor. Shindler'in Listesi filmini de beğenmiştim ama bu bir numara bence.

   Başrolde ki adam yahudi ve İtalya'ya akrabalarının yanına geliyor. Yahudi olmayan bir kadınla evleniyor ama kadına olan aşkı da çok güzel. Sonra bir çocukları oluyor ve savaş çıkınca Alman Askerleri yahudi avına çıktıkları bir gün adamı dükkanından alıp apar topar trene bindiriyorlar. Adam oğlunu bırakmak istese de izin vermiyorlar. Eşi bunu öğrenir öğrenmez tren istasyonuna gidiyor "sen yahudi değilsin gelme" diyorlar  ama kadın "eşim ve oğlum o trende" diyerek trene biniyor. Sonra bunları bir kampa götürüyorlar. Baba ve oğul aynı yerde anne farklı bir yerde kalıyor. Adam çocuğuna bunların hepsinin bir oyun olduğunu,yarışma olduğunu ve eğer kazanırlarsa ödülün kocaman tanklara binmek olduğunu  anlatıyor.
Daha fazla anlatmayayım ama film de aile sevgisini sanki canlı bir şey gibi hissediyorsunuz. Çıktığımda ağlamaktan gözlerim şişmişti. Oyuncular da çok iyiydi hatta başrolde ki Roberto Benigni süper ötesiydi.
  Yani çok tavsiye ederim:))))
 Ayrıca film 3 dalda oscar ödülü almış(En İyi Yabancı Film, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Müzik olmak üzere).



Kız Gibi Olmak

YAZAR : Salı, Aralık 23, 2014

Günaydın
Bu videoyu izledim sabah sabah ve tüm feministlik hislerim kabardı. İzlemeniz tavsiye olunur:)))
Bu reklamı orkid hazırlamış. Nacizane burdan teşekkür etmek isterim.

Uyumsuz- Film

YAZAR : Salı, Aralık 16, 2014

Merhaba
Bu gün size Divergent - Uyumsuz filminden bahsedeceğim. Cumartesi gecesi oğlumla ev sineması yaptık ve bu filmi seçtik. İMDB Puanı 6,4 ama izleyici puanları 9,5 falan. Ben de filmi beğendim ama filmde kopukluklar vardı. Sanki geçişler çok hızlı ve üstünkörü olmuş. Filmin konusu son dönem çok popüler olan geleceğe dair kurgular. Açlık Oyunları , Labirent gibi kitap uyarlaması . Ben de bu tarzı çok seviyorum.

Filmin konusuna gelince; Farklı bölgelere ayrılmış bir dünya da bölgeler beş erdemi  temsil etmektedir. Bilgeler, Fedakarlar,Korkusuzlar,Adiller ve Grupsuzlar. On altı yaşına gelen her bireye hangi grupta yaşayacakları sorulmaktadır. Kendi ailesinin olduğu grubu da seçebilir farklı bir grubu da. Başrol oyuncusu Tris'in ailesi Fedakarlar grubunda yaşamaktadır ve ülkeyi Fedakarlar yönetmektedir. Ancak Tris orada kalmayı istememektedir.

Test Sahnesi
On altı yaşına gelen bireylere bir test uygulanmakta ve ona göre yönlendirilmektedirler. Teste giren Tris'in çok onaylanmayan bir tür olan "Uyuımsuz" yani erdemlerin hepsini ya da bir kaçını bir arada taşıyan tür olduğu ortaya çıkar. Ama sistem Uyumsuzları bir tehdit olarak algıladığından testi yapan kişi Tris'i korumak için yalan söyler. Seçim günü Tris korkusuzlar grubunu seçer ve orada Four'la karşılaşır. Uyumsuz olduğunu herkesten gizlemek zorundadır. Sistemin sloganı "grup soydan önce gelir". 

Seçim sahnesi.

Daha fazla anlatmayayım bence heyecanı kaçmasın. Filmin başrol oyuncusu kız Shailene Woodley'i "Aynı Yıldızın Altında" filminde Hazel Grace olarak izlemiştik. Ben başarılı buluyorum kendisini. Farklı da bir güzelliği var. Four karakterini oynayan Theo James'te çok iyi bir seçim olmuş bence.
Herkesi uyuşturdukları bir bölüm var. Tris Four'un yanına gidiyor ve onun da uyuşmuş olduğunu sanıyor ama Four bir anda onun elini tutuyor. İşte bu sahne filmi anlatan bir sahne. Filmle ilgili ayrıntıları unutsamda bu sahneyi unutmam kanaatindeyim. 



Filmi kesinlikle tavsiye ederim.Özellikle bu tarzı seviyorsanız.

Bunlar da başrol oyuncularının dövmeleri.



Blogger tarafından desteklenmektedir.