DEĞER MESELESİ


DEĞERLİLİK

 Bir Doz Karikatür Twitterissä: "Eşya :) #karikatür ...
Ünlü Mona Lisa tablosu uzun yıllar pek kimsenin bilmediği, ziyaret etmediği bir müze köşesinde sergilenmiş. Bir gün tablo çalınmış ve bir süre sonra bulunmuş. Bu olaydan sonra aşırı popüler olmuş. O zaman fark edilmiş değeri,  İlginç değil mi? Bu bilgiyi okuduğumda değer meselesinin ne kadar göreceli olduğunu düşündüm. Bir şeyin değerini belirleyen insanlar aslında pek bilimsel verilere, geçerli sebeplere dayandırmıyorlar . Çok göreceli ve değişken bir şey bu değerlilik- değersizlik tanımlamaları.
Değer nasıl belirlenir? Bir insanın değerini kimler nasıl belirler? Parası olan insanlar mı değerlidir? Olgun insanlar mı değerlidir? Çok güzel, yakışıklı olanlar mı değerlidir? Çok zeki olanlar mı? Bunları kim neye göre belirler?
Bazen çevrenizde görürsünüz, çok güzel olmayan , sıradan güzellikte ki kızların peşinden koşarlar, anlam veremesiniz. Ya da iş hayatında rastlamışsınızdır, ne sizden daha zeki, ne daha bilgili ne de sizden daha çalışkan birileri terfi eder , şaşırırsınız. Aslında onlar kendi değerlerini bilen insanlardır. Bilinçli ya da bilinçsiz olarak güzel, zeki , çalışkan vb…olduklarına inanan insanlardır.
Herkes değerlidir ama kendinin değerli olduğunu düşünen insanlar, değerli olduklarını insanlara kabul ettirebilenlerdir. Yani önce kendini değerli bulanlar ve buna inananlar diğer insanlarında buna inanmasını sağlarlar.

Ben çok güzel severim, çok güzek değer veririm, çok güzel ...

Biz daha çocukken oluşur bu değerlilik- değersizlik inancı. Değersizlik, yetersizlik, suçluluk duyguları ailemiz ve içinde yaşadığımız çevre tarafından şekillendirilir.  Yetişkin olduğumuzda bile bilinçli bir çaba sarf etmezsek eğer bu kalıplaşmış inançlarla sürürürüz hayatımızı ve zaman zaman “bu niye hep benim başıma geliyor vb…..”cümleler kurarız.
Anlaşıldığı üzere değerlilik bizim kendimize verdiğimiz değerle doğru orantılı bir şeydir. Kendinize değer vermez, buna inanır ve öyle davranırsanız insanlarda size öyle davranırlar. Ama değerli olduğumuz inanırsak bu davranışlarımıza yansır ve insanlar da buna göre davranır. Adı üstünde inanç, yani değiştirebilriz. O zaman değerli olduğumuza inanmak daha mantıklı, öyle değil mi?
Değersizlik inancı 0-6 yaşta oluşur, ve yetişkin olduğumuzda bile hayatımızı etkiler. Biz bilinçli bir şekilde bu konuyu fark edene kadar. Fark ettiğimizde değişim başlar. 

4 yorum:

  1. çok güzel bir yazı olmuş,değeri veren kim gerçekten zamana kişiye göre de değişiyor
    ama dediğin gibi kişi kendi değerini kendisi biçmeli :)

    YanıtlayınSil
  2. Kaybolmasa tablo köşelerde duracaktı demek,ne kadar ilginç.Değer olayı bizde en çok ölümden sonra vuku bulan bir şey , bu da başka türlü bir ilginçlik.Kesinlikle insan önce kendine değer vermeli. Güzel bir paylaşımdı.

    YanıtlayınSil
  3. Ne de güzel anlatmışdın. Resimlerde yazıya ayrı bir keyif katmış. Koyu renkle yazdığın cümleyi de çok beğendim. Ellerine sağlık

    YanıtlayınSil
  4. Bir şeyin değerini kaybedince anlama olayı çok sık oluyor gerçekten. Kendimize değer verme konusunda yazdıklarınıza da katılıyorum. 😊

    YanıtlayınSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.